KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/5540 E., 2020/4791 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ-TESCİL
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada.
Davacı, mirasbırakan babası ...'nün 101 ada 276, 277 ve 223 parsel sayılı taşınmazlardaki dava dışı eşi ...'den intikal eden miras paylarını davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini yapılan işlemin mirasçılardan mal kaçırmak maksatlı bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek pay oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.Asli Müdahil Orman İdaresi, 101 ada 277 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ölünceye kadar bakma akti karışılığında taşınmazların devredildiğini ancak işlemin sehven satış olarak gösterildiğini, bakım görevini ise yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle 101 ada 276 ve 223 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, 101 ada 277 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle orman vasfı ile Hazine adına tesciline dair verilen karar Dairece "...taşınmazlarda davacı ve davalının yanı sıra, murisin kendisinden önce ölen eşi ...'nün ilk evliliğinden olma kızı dava dışı Sabire'nin de iştirakçi olduğu... Öte yandan.
101 ada 277 parsel sayılı taşınmaz yönünden asli müdahil sıfatıyla davada yer alan Orman idaresinin dava dilekçesinde taşınmazın tüm iştirakçilerini davalı olarak göstermeyip sadece davalı ...'yi taraf olarak gösterdiği ve asli müdahale dilekçesinin diğer iştirakçilere tebliğ edilmediği gözetildiğinde anılan usulü eksiklikler tamamlanmadan orman idaresinin tapu iptal ve tescil isteği hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Davalının 101 ada 223 ve 276 sayılı parseller yönünden temyiz itirazlarına gelince. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle mirasbırakan ...'nün eşi ...'den intikal eden miras paylarına ilişkin yapmış olduğu temliki işlemlerde muvazaa olgusunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak; eldeki davada muris tarafından çekişmeli taşınmazlarda eşi ...'den intikal eden miras paylarını 06/04/2007 tarihli satış akdi ile davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu ileri sürülerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulmasına rağmen davalıya diğer murisi ...den intikal eren miras payı ile davacı ... ve dava dışı iştirakçi Sabire'nin de paylarını kapsar şekilde tapu iptali ve mirasçılık belgesindeki payı oranında davacı adına tescile karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, mahkemece verilen kararın infaza elverişli olduğunu söyleme olanağı bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca HMK'nun 297/2.maddesi uyarınca infaza elverişli biçimde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asli müdahil yönünden talebin reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... tarafından süresinde tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/5540, K. 2020/4791, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama