KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/1347 E., 2018/10155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2018
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
....
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda yerel mahkemece davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine temyiz isteğinin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine ilişkin verilen ek karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
Davacı, ..... 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/279 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi dava dosyasında verilen yetki nedeniyle 21726 ada 7 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından “ .....”olarak yer alan kayıt malikinin soyadının “.....” olduğunu ileri sürerek anılan kaydın nüfus kayıtlarına uygun şekilde “... ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Tapu Sicili Tüzüğü gereğince öncelikle tapu müdürlüğüne başvurma zorunluluğu getiren yasal prosedür izlenmeden doğrudan dava açıldığı gerekçesi ile , davanın usulden reddine karar verilmiş, sözkonusu kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemece temyiz isteğinin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine dair verilen ek karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş, davalıya yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Bilindiği üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun “Vekile ve kanuni mümessile tebligat” madde başlıklı 11. maddesinde vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; davada, davalı kendisini vekille temsil ettirmiş, ancak gerekçeli karar vekile değil, asil Tapu Müdürlüğü’ne tebliğ edilmiştir. Bu tebligatın Tebligat Kanunu 11. maddesi karşısında geçerli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.Dolayısı ile temyiz talebinin süresinde yapılmadığı yönündeki ek kararın da doğru olduğu söylenemez.
./..
Öte yandan, HMK’nın 326/1 hükmü gereğince yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan tahsil edilir.Eldeki dava reddedildiğine göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır. Ne var ki mahkemece bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Hâl böyle olunca; temyiz isteğinin reddine ilişkin 24.11.2017 günlü ek kararın ortadan kaldırılmasına ancak vekalet ücreti yönünden olumlu - olumsuz karar verilmesi gerekirken değinilen hususun gözardı edilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/1347, K. 2018/10155, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama