KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/2256 E., 2018/11056 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar,mirasbırakanları ...'ın ölmeden önce adına kayıtlı ... parsel sayılı taşınmazını 30.07.1965 tarihinde davalının babası olan oğlu ...’a satış göstermek sureti ile temlik ettiğini, satış yapıldığında 24 yaşında olan ...' ın taşınmazı alacak gücü bulunmadığı gibi murisin de satma ihtiyacı olmadığını, ...’in ise söz konusu taşınmazı 11.08.1993 tarihinde eşinin kardeşi olan dava dışı ...'e devrettiğini, ...' in de 29.12.2009 tarihinde taşınmazı ...’in oğlu davalı ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan tüm temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, dava konusu taşınmazın babası Bilal tarafından 1965 yılında bedeli ödenmek sureti ile mirasbırakandan satın alındığını, daha sonra maddi yönden sıkıntı yaşaması nedeni ile 1993 yılında taşınmazı dava dışı ...' e sattığını, ancak kendisinin ve babasının satış yolu ile devredilen bu taşınmazı kiralamak suretiyle ekip biçmeye devam ettiklerini, daha sonra dava dışı ...’ın maddi olarak sıkışması nedeni ile taşınmazı satış yolu ile kendisine temlik ettiğini, satış bedelinin ...’a banka aracılığı ile ödendiğini, yapılan işlemlerde muvazaa bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece, “ Somut uyuşmazlıkta, davacılar ileri sürdükleri iddianın kanıtlanması bakımından diğer delilerin yanında tanık deliline de dayanmışlar ve altı kişiyi tanık olarak bildirmişlerdir. Mahkemece davacı tanıklarının ikisi dinlenilmiş, diğer tanıkların dinlenilip, dinlenilmemeleri bakımından bir karar verilmeksizin hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 241. maddesinde, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edinildiği takdirde, mahkemece
geri kalan tanıkların dinlenilmemesine karar verilebileceği belirtilmiş ise de, eldeki davada mahkemece açıkça verilmiş böyle bir karar bulunmamaktadır. O halde, mahkemece mirasbırakanın gerçek irade ve amacının açıklığa kavuşturulabilmesi bakımından davacı tarafın gösterdiği diğer tanıkların da usûlüne uygun olarak dinlenilmesi, toplanan ve toplanacak tüm delilerin bir arada değerlendirilmesi,
muris tarafından yapılan ilk temlikin muvazaalı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözetilmeksizin ve noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesi ile bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.02.2018 Çarşamba günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/2256, K. 2018/11056, 6 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama