KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/2785 E., 2020/5008 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak mirasbırakanları ...un maliki olduğu 288 parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla 2000 yılında davalı ...’e devrettiğini, ...’in de çekişmeli taşınmazı 2002 yılında diğer davalı ...’a temlik ettiğini, yapılan temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı ..., mirasbırakan İbrahim’in kendisine olan 3.500,00 TL lik borç nedeniyle çekişmeli taşınmazı devrettiğini, davalı ...’ın, kız kardeşi ... ile evli olduğunu, kardeşi ...’in miras payını kendisine devretmesi nedeniyle çekişmeli taşınmazı ...’in miras payına karşılık diğer davalı ...’a devrettiğini, yapılan devirlerin gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., iddiaların yersiz olduğunu, eşi ...’un miras yolu ile kalan teknedeki payından davalı ... lehine vazgeçmesine karşılık çekişmeli taşınmazı temlik aldığını, temlikin bedel karşılığı olduğunu, alım gücünün bulunduğunu, satış bedelinin tapuda elden ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan temliklerin gerçek olduğu, muvazaa olgusunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, Dairece; ‘’ …Somut olaya gelince; mirasbırakanın dava konusu 288 sayılı parseli davalı ...’e devretmesine karşın zilyetliğini muhafaza ettiği, bu hususun mirasbırakanın çekişmeli taşınmazdan başka zeytinliğinin olmamasına rağmen ölümüne kadar üyesi olduğu Marmara Birlik Kooperatifi’ne zeytin dökmesinden anlaşıldığı, öte yandan mirasbırakanın 1989 yılından itibaren Bağ-Kur emeklisi olduğu, emekli maaşı aldığı,
zeytin gelirinin bulunduğu ve market işlettiği gözetildiğinde 3.500,00 TL lik bir borç için maliki olduğu tek zeytinliği satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mirasbırakanın mal satmayı gerektirecek bir ihtiyacının olmadığı, satış bedeli ile keşfen belirlenen rayiç değer arasında bariz fark bulunduğu, öte yandan davalı ..., çekişmeli taşınmazı kardeşi ...’in miras payını kendisine devretmesi nedeniyle ...’in eşi olan davalı ...’a devrettiğini savunmuş ise de.
"Nuri Reis" isimli gemideki payın temlikten 2 yıl önce 19/10/2000 tarihinde ... tarafından davalı ...’e devredildiği, yine davalı ... ve kardeşlerine intikal eden 890 sayılı parseldeki payın ise ... tarafından temlikten sonra 06/03/2003 tarihinde devredildiği değerlendirildiğinde davalı ...’in savunmasına itibar edilemeyeceği, son kayıt maliki davalı ...’ın mirasbırakanın oğlu ve ara malik Tamer’in kayınbiraderi olması nedeniyle durumu bilen yada bilebilecek konumunda bulunduğu, sonuç olarak yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/2785, K. 2020/5008, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama