İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/2979 K.2020/5017

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 288 ada 15 parsel sayılı taşınmazının ruhsat ve vergi gibi işlemlerin takibini sağlamak için davalı ...'u 06.09.1994 tarihli vekâletname ile vekil kıldığını, vekilin de tevkil ettiği davalı…

Esas2018/2979Karar2020/5017Tarih13 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.050 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2018/2979 E., 2020/5017 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.050 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 288 ada 15 parsel sayılı taşınmazının ruhsat ve vergi gibi işlemlerin takibini sağlamak için davalı ...'u 06.09.1994 tarihli vekâletname ile vekil kıldığını, vekilin de tevkil ettiği davalı Kazim tarafından satış yönünde talimatı olmadığı hâlde çekişmeli taşınmazı diğer davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar Birol ve Kadiri, ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar, Dairece; ‘’.

Somut olaya gelince; davacı ...'in yurt dışında bulunduğu dönemde Tükiye'deki işlerini takip için o zaman kız kardeşi ile evli olan davalı ...'u 06.09.1994 tarihli vekâletname ile vekil kıldığı, davalı ...'un da vekaletnamedeki tevkil yetkisine dayanarak diğer davalı ...'a vekâletname verdiği, davalı ...'ın ise bu vekâletnamaye dayanarak davacı adına kayıtlı çekişmeli taşınmazı diğer davalı ...'ye 12.10.2004 tarihinde satış suretiyle 22.000.0000.000-TL bedelle temlik ettiği, satış bedelinin davacı ...'e ödendiğinin kanıtlanamadığı, böylece tevkil edilerek vekil kılınan Kazım tarafından vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı,

davalı ... ile vekil Kazım'ın kardeş olduğu, dolayısıyla davalı ...'nin de durumu bilmesi gereken kişi olduğu ve buna bağlı olarak davalı ...'nin TMK'nın 1023 maddesinin koruculuğundan yararlanamayacağı tartışmasızdır.

Hâl böyle olunca, çekişmeli taşınmazdaki 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile 288 ada 15 sayılı parseldeki 1 ve 2 no’lu bağımsız bölümlerin davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Karar, davalı ... vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Kadir Yeşiltaş ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı ... vekili Avukat ve diğerleri gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bozma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında dava konusu 1 no’lu bağımsız bölümün 15.01.2018 tarihinde davalı ... tarafından ...’a satış suretiyle temlik edildiği tespit edilmiştir.

Öte yandan, davalı ...’ın ( vekaleten çekişmeli temliki yapan ) yargılama sırasında 03.09.2011 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları Özlem ve Meral’in kaldığı, anılan mirasçıların davalı olarak davaya dahil edildikleri görülmüştür.

Yargılama sırasında kayıt maliki haline gelen ..., eldeki davada davalı sıfatını usulüne uygun kazanmış ve davada yer almıştır.

Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK 297/2. maddesinde; “istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.

Ne var ki, mahkemece dava konusu 1 no’lu bağımsız bölümün halen davalı ... adına kayıtlı olduğu zannı ile yazılı şekilde infaza elverişli olmayan bir hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;

a) Hükmün 1. bendinin hüküm fıkrasından tümden çıkarılmasına, yerine; " 1- Açılan davanın kabulü ile, İzmir ili Bergama ilçesi Ertuğrul mahallesinde kain 288 ada 15 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 1 no’lu bağımsız bölüm ile davalı ... adına kayıtlı 2 no’lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ‘’ cümlesinin yazılmasına,

b) Hükmün 7. bendinde yazılı ... ve ... isimlerinin yanına ... isminin de eklenmesine, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalı ... vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava vekalet görevinin kötüye kullanılası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece davanını reddine ilişkin verilen karar Daire tarafından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, bozma sonrası aşamada vekil Kazım'ın ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmişler, ayrıca dava konusu 1 nolu bağımsız bölüm Kazım'ın mirasçılarından dahili davalı ...'ye devredilmiş, ancak HMK'nın 125. maddesi uygulanarak davacıdan seçimlik hakkı sorulmadan 1 nolu bağımsız bölümünde davalı ... adına kayıtlı olduğu düşüncesiyle, Kadiri adına olan tapu kaydının iptal ve tesciline karar verilmiş,

hükmün davalı ... tarafından temyizi üzerine sayın Daire çoğunluğu tarafından 1 nolu bağımsız bölümün dahili davalı ... adına olduğu belirtilmek suretiyle Kadiri ismi yerine Hanife yazılmak, yargılama giderine de Hanife eklenmek suretiyle hüküm düzeltilerek onanmıştır.

Hemen belirtmek gerekir ki, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmesi kural olarak doğrudur. Bu yönüyle işin esası hakkında sayın çoğunluk ile görüş aykırılığımız bulunmamaktadır. Ancak sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, yargılama sırasında taşınmaz temlik alması nedeniyle hakkında seçimlik hak kullanılmayan dahili davalı ... hakkında hüküm kurulmamışken, ismi eklenmek suretiyle düzelterek onama kararı verilip verilemeyeceği hususundadır.

Bir davada davalı sıfatı maddi hukuka göre belirlenir. Bunun doğal sonucu olarak hakkın isteneceği kişiyi davalı olarak gösterecek olan da davacıdır. Somut olayda; davacı tarafından iptal ve tescil istekli dava doğru olarak kayıt maliki Kadiri'ye karşı açılmış, Kazım' da vekaleten temlik yaptığı için tazminat istemi bulunmamasına rağmen davalı olarak gösterilmiştir.

Kazım'ın yargılama sırasında ölümü nedeniyle davaya dahil edilen Hanife, kendisine husumet yöneltilen kişi olarak değil, ölen davalı ...'ın halefi sıfatıyla HMK'nın 55. maddesi gereğince davada yer almıştır.

Hanife'nin yargılama aşamasında taşınmazı temlik alması nedeniyle HMK'nın 125. maddesinin uygulanması ve davacıya seçimlik hakkının sorulması gerekirken bu temel usul kuralı gözardı edilmiş, taşınmazın devredildiği dikkate alınmaksızın önceki malik üzerinden kayıt iptal edilmiş olduğundan, dahili davalı ...'yle ilgili HMK'nın 125. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere hükmün bozulması gerekirken, yargılama sırasında temlik aldığı dava konusu 1 nolu bağımsız bölüm yönünden, HMK'nın 297/2. maddesine uygun şekilde kendisine yüklenen borç ve yükümlülüklerin açık,

şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmediği bir hükmü temyiz etmemesinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde yorumlanması ve sayın çoğunluk tarafından yazılı şekilde düzeltme ile ismi eklenerek hükmün onanması adil yargılanma ilkesine uygun düşmeyecektir. HMK'nın 297. maddesinin kamu düzeni ile ilgili olduğu tereddütsüzdür.

Açıklanan gerekçeyle hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun düzelterek onama kararına katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/2979, K. 2020/5017, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2979
Karar No
2020/5017
Tarih
13 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2981 K.2020/3546
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/2986 K.2020/2206
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2990 K.2020/3460
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/3005 K.2020/4453
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3013 K.2020/3612
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3017 K.2020/3322

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.