İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/3447 K.2020/6394

Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalı tarafça belediyelerine 29/01/2015 tarih ve 4724 başvuru numarası ile yapılmış olan başvuruda 1916 ada 360 parsel sayılı taşınmazın imarının kendisine verilmesini, taşınmaza belediyelerince kamulaştırmasız el…

Esas2018/3447Karar2020/6394Tarih1 Aralık 2020Okuma6 dk · 1.261 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2018/3447 E., 2020/6394 K.·Mahkemesi: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.261 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalı tarafça belediyelerine 29/01/2015 tarih ve 4724 başvuru numarası ile yapılmış olan başvuruda 1916 ada 360 parsel sayılı taşınmazın imarının kendisine verilmesini, taşınmaza belediyelerince kamulaştırmasız el atılmış olduğunu ve fiilen kullanıma elverişsiz çok küçük bir alanın kaldığını ve kalan kısmın da tek başına bir işe yaramadığından ötürü 292 m2 lik taşınmazın bedelinin kendisine ödenmesini talep ettiğini, belediye emlak istimlak müdürlüğünce yapılan araştırma neticesinde davalının talebinin karşılanmasının mümkün olmadığının tespit edildiğini,

1916 ada 360 parsel sayılı taşınmazın önceki maliki olarak ... tarafından 17/02/1998 tarihinde, ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/100 E sayılı dosyası ile belediyeleri aleyhine açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası sonucunda mahkemece 2000/235 K sayılı kararı ile "davalı belediyenin 1995 yılı içerisinde davacıya ait taşınmazda yol geçirmek sureti ile taşınmazın büyük bir kısmına kamulaştırma yapılmaksızın el attığı hususu iddia, keşif zaptı,

bilirkişilerin raporları ve tanık beyanları ile açıkça sabit olduğundan bu nedenle açılan davanın kabulüne dava tarihinden itibaren 5.840.000.000 TL nin yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine ve yine davacı tarafça yol geçirmek sureti ile davacıya ait taşınmazın büyük bir kısmına el koyulduğundan taşınmazda el konulan 173 m2 yerin yola terkinine, dava konusu taşınmazın yol dışında kalan 119 m2 kısmının da belediye adına tesciline karar verildiğini ve iş bu kararın kesinleştiğini,

bahse konu mahkeme kararı doğrultusunda belediye Mali Hizmetler Müdürlüğü'nce davaya konu taşınmaza ilişkin 19/11/2003 tarihinde davacı eski malik ... adına 16.383.865.000 TL ödeme yapıldığını ve eski malikin başkaca bir alacağının kalmadığını, davalı ...'ın belediyeye yapmış olduğu başvuru neticesinde yapılan inceleme sonucunda, belediyeleri aleyhine açılan davanın sonuçlandığının, bedelinin ödendiğinin, ancak tapudan terkin işleminin yapılmadığının,

ilgilinin dilekçesi ile de mahkeme kararı gereği terkin olunması gereken yerin uzlaşmaya konu edildiğinin görüldüğünü ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı, dava konusu taşınmazın 292 m2 olarak dava dışı ... adına kayıtlı iken 2005 yılında ...'nın borcundan dolayı taşınmazın icradan açık arttırma ile dava dışı üçüncü kişi ... tarafından satın alındığını, daha sonra 12/10/2012 tarihinde kendisinin satın aldığını, taşınmazı ediniminde iyininiyetli kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu parselin 173 m2'lik kısmının yol olarak kullanıldığı ve kamulaştırmasız el atma sebebi ile dava açıldığı, dava sonucunda mahkemenin söz konusu yerin yola terkinine karar verdiği ihtilafsız olmakla, bu durumun imar planına uygun olduğu, bunun sonucunda kamulaştırmasız el atılan yerin imar planında yol olarak görüldüğü, imar planlarının tapu siciline dahil olması neticesinde, davalının tapu siciline güven ilkesinden yararlanamayacağı kabul edilerek (taşınmazın tamamına ilişkin talep göz önüne alınarak) ve 3402 sayılı kanunun 16. Maddesi hükmü de göz önüne alınarak, davanın kısmen kabülü ile,

dava konusu taşınmazın 173 m2 lik kısma ilişkin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile bu kısmın yol olarak terkinine, diğer yandan dava konusu parselin yol olarak el atılan, 173m2 lik kısmından sonra arta kalan kısım içinde, değer azalışı %100 olarak kabul edilerek bu kısmında belediye adına tesciline, yol olarak kullanılan kısım dışındaki talebin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine, ...

Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 29.12.2017 tarihli ilamı ile, davalının ediniminde iyiniyetli olmadığı ve TMK'nın 1023 maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesi ile, davanın kabul edilen bölümü yönünden davalının istinaf sebepleri yerinde olmadığından,

davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması esas yönünden hukuka aykırı olduğundan, davacı ... vekilinin davanın reddedilen bölümü yönünden istinaf sebepleri yerinde olduğundan davacı Belediyenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar,

davalı tarafından süresinde duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 01.12.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı ... vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı.

Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dava konusu taşınmazın büyük bölümünün fiilen yol olarak kullanıldığı, kalan kısmın yol artığı niteliğinde bulunduğu, davalının basit bir araştırma ile bu durumu öğrenebileceği, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen davalının TMK 3.maddesine göre iyiniyet iddiasının bulunamayacağı ve yine TMK 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre;

davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 22.439.76. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.12.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY -

Dava, yolsuz tescil hukuki sebebine dayalı olarak üçüncü kişi aleyhine açılmış tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı ..., kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan dava sonunda, taşınmazın bir kısmı yönünden terkin, bir kısmı yönünden adına tescil kararı verilmesi rağmen, bu hükmün tapuda infaz edilmemesi nedeniyle taşınmazın önceki maliki tarafından dava dışı ...'ya, ondan da davalı ...'a satıldığını, tescilin yolsuz olduğunu, davalının da ediniminde iyi niyetli olmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, ilk derece mahkemesince,

yol olan kısımlar için davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atılan kısımın dışında kalan yerler için davanın reddine karar verilmiş, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tüm kısımlar yönünden kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine sayın çoğunluk tarafından hükmün onanmasına karar verilmiştir.Türk Medeni Kanununun 705. maddesinde “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.

Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır. “ hükmü düzenlenmiştir.

Dava konusu taşınmazın ...

5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/100 Esas, 2000/235 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedeli karşılığında bir kısmının davacı ... adına tesciline, bir kısmının ise yol olarak terkinine karar verildiğine göre, TMK’nun 705. maddesi hükmü gereğince tapu kütüğüne tescil olmaksızın taşınmazın bir kısmının davacının mülkiyetine geçtiği ve yol olan kısmın terkinin de aynı kapsamda olduğu, bu durumda, anılan davanın tarafı önceki malik ... adına olan tescilin yolsuz hale geldiği konusunda tereddüt bulunmamakta olup, sayın çoğunluk ile bu konuda görüş aykırılığımız bulunmamaktadır.

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, kayıt malikinin borcundan dolayı cebri icra sonucu ihaleden satın alan ikinci el konumundaki dava dışı ... ile ondan satın alan üçüncü kişi konumundaki davalının iyi niyetli olup olmadıkları, bir başka ifade ile TMK 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacaklarına ilişkindir.Hemen belirtilmelidir ki, tapu sicili alenidir ve sicile güven esastır.

Davacı ... mahkeme hükmünü uzun süre infaz ettirmemiş, davalının yazılı başvurusu üzerine yaptığı araştırma ile durumdan haberdar olmuştur. Dava niteliği itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabidir. Bu nedenle HMK’nın 190. mad. ve TMK’nın 6. mad. gereğince ispat yükü davacıdadır. Hemen belirtmek gerekir ki, dava dışı ikinci el ...’nın iyiniyetli olarak temlik almadığı ispat edilmeden üçüncü el konumundaki davalı yönünden iddianın incelenmesine imkan yoktur.

Dosya içeriğinden, davacı tarafça dava dışı ikinci el ... ve davalının kötü niyetli olduğu yönünde hiç bir delil getirilmemiştir. Taşınmazın bir kısmının halen yol olması tek başına iyiniyetli edinilmediğini göstermeyeceği gibi, mahkemenin kabul şekline göre davalının avukat olması da durumu bilebilecek kişilerden olduğunu göstermez. Davalının satın aldığı taşınmazın kullanım şeklini araştırma yükümlülüğü de bulunmamaktadır.

Günümüzde, satış için dahi taşınmazın bulunduğu yer tapu müdürlüğüne gitmeye gerek olmayıp, bulundukları yer tapu müdürlüğünde satış işlemi gerçekleştirebilmektedir. Tapu kaydında kısıtlayıcı ya da mülkiyet ihtilafına işaret eden açıklayıcı bir şerhte yoktur.

Bu anlamda, 14.02.1951 tarihli 17/1 sayılı İBK kapsamında kötüniyetli edinildiği de kabul edilemez.Bu halde, davanın tümden reddi gerekirken, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararını ortadan kaldırarak davanın tamamen kabulüne ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının bozulması kanaatinde olduğumuzdan, onanmaya ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/3447, K. 2020/6394, 1 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3447
Karar No
2020/6394
Tarih
1 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/3448 K.2020/6533
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/3448 K.2020/16533
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/3451 K.2020/3170
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/3451 K.2020/3656
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/3452 K.2020/3201
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/3453 K.2020/3171

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.