KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/4772 E., 2020/4375 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişmeli 7 numaralı bağımsız bölümün babalarının ölümünden sonra mirasçılara verilen tazminat ile alındığını ve tüm mirasçıların rızası ile miras bırakan anneleri ... adına tescil edildiğini, davalı ...’in evlendikten sonra miras bırakan ile bu evde yaşamaya devam ettiğini, daha sonra davalı eşi ile birlikte miras bırakanın iradesini fesada uğratarak taşınmazı devraldıklarını, miras bırakanla aralarında başlayan geçimsizlikler nedeniyle miras bırakanı evden atmakla tehdit ettiklerini,
bunun üzerine murisin Küçükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/111 Esas sayılı dosyası üzerinden irade bozukluğu nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açtığını, ancak yine davalıların baskısı üzerine davadan feragat ettiğini, davalıların kötü muamelesi sebebiyle bir yolunu bulup birlikte yaşadıkları evden kaçtığını ve ölene kadar da kızının yanında yaşadığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar, dava değerine itiraz ederek, zamanaşımı itirazında bulunmuşlar, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, taşınmazı 40.000,00 TL bedel karşılığında satın aldıktan sonra, 30.000,00 TL masraf yaparak iyileştirmelerde bulunduklarını, eldeki davadaki aynı iddiaları içeren davacının baskısı ile miras bırakanın açtığı tapu iptal tescil davasından feragat edildiğini iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, aksi takdirde taşınmaza yapılan masrafların dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte değerden mahsubunu istemişlerdir.
Mahkemece, davalıların zoru ile miras bırakanın taşınmazını davalılara devrettiği, temlik tarihinde mal satmaya ihtiyacının olmadığı ve temlikin muvazaalı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalıların mahsup talebinin ise ayrı bir dava konusu olduğu ve eldeki davada ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hemen belirtilmelidir ki, muvazaa olgusu saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, taşınmaz ya da taşınmazların tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olup, bu değer üzerinden yargılama gideri vekalet ücreti ve harca hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 160.000,00 TL iken, davacının miras payına (1/4) isabet eden değer 40.000,00TL olup, bu değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tamamı üzerinden fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/4772, K. 2020/4375, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama