İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/4934 K.2021/240

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf başvurusu da ...

Esas2018/4934Karar2021/240Tarih19 Ocak 2021Okuma6 dk · 1.257 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2018/4934 E., 2021/240 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2021
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.257 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf başvurusu da ...

Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.01.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı.

Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, mirasbırakan babası ...’in maliki olduğu 1891, 1892, 1893, 1882 ve 955 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu ...’e, 83 ve 1738 parsel sayılı taşınmazlarını ise diğer davalı oğlu ...’e satış göstererek temlik ettiğini, yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.

Davalılar, mirasbırakan ...’in ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1339 E 2016/44 K sayılı ilamı ile açılıp okunan vasiyetnamesi ile 928 sayılı parselinin satış bedelini kızı ...’ye, 188 sayılı parselinin satış bedelini diğer kızı ...’a ve maliki olduğu 187, 101 ve 147 parsel sayılı taşınmazları da eşit oranda kızlarına vasiyet ettiğini, kalan taşınmazlarını da tüm mirasçılarına bıraktığını, mirasbırakanın tüm mirasçıları arasında paylaştırma yaptığını, mal kaçırma amacı bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf başvurusu da ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiştir.

Mirasbırakan ...’in 22.08.2015 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı kızı ...’ı, davalı oğulları İsmail ve ...’yı ve dava dışı kızı ...’yi bıraktığı kayden sabittir.

Celp edilen tapu kayıtları incelendiğinde; mirasbırakanın maliki olduğu dava konusu 83 sayılı parseldeki ½ payını ve 1738 sayılı parselinin tamamı ile dava dışı 63 sayılı parseldeki 25/28 payını, 957 ve 1761 sayılı parsellerinin tamamını 14.02.2002 tarihinde davalı ...’e, dava konusu 955, 1891, 1892, 1893 ve 1882 sayılı parsellerinin tamamı ile dava dışı 231 sayılı parselini 29.11.2002 tarihinde diğer davalı ...’ya satış göstererek temlik ettiği anlaşılmıştır.

Öte yandan ... 2. Noterliği’nin 11.03.2015 tarih ve 4071 sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi incelendiğinde ise; mirasbırakanın, 928 sayılı parselinin satış bedelini kızı ...’ye, 188 sayılı parselin satış bedelini kızı ...’a, 101, 187 ve 147 parsel sayılı taşınmazlarını da ... ve ...’a vasiyet ettiği, kalan malvarlığını da tüm mirasçılarına bıraktığını beyan ettiği görülmüştür.

Ayrıca, mirasbırakanın geriye taşınmazlar bıraktığı dosyaya giren tapu kayıtları ile sabittir.

Hemen belirtilmedir ki, muris muvazaasına dayalı bir davanın sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı da kuşkusuzdur.

Somut olayda, davalılar, mirasbırakanın tüm mirasçıları arasında hak dengesini gözeten bir paylaştırma yaptığını, mal kaçırma kastı bulunmadığını savunmuşlardır. Bu savunmalarını ispat için cevap dilekçelerine ek olarak sundukları delil listesi ile, tüm tapu kayıtlarına, vasiyetnameye ve tanık beyanlarına delil olarak dayanmışlardır. Ne var ki, davacı tarafın cevap dilekçesi ve ekli delil listesinin süresi içerisinde sunulmadığını belirterek tanık dinletilmesine muvafakat vermedikleri itirazı üzerine, mahkemece davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi vermediği, delillerini bildirmediği, süre geçtikten sonra sadece davacının onayı ile delil bildirilebileceği, bu nedenle davalı tanıklarının dinlenmesine dair ara karardan vazgeçilerek davalı tanıklarının dinlenmediği anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki delillerin zamanında bildirilip bildirilmediği yönündeki çekişmenin öncelikle çözülmesi gerektiği açıktır.

Eldeki davada, dava dilekçesinin davacı tarafça bildirilen davalıların köy adreslerine tebliğe çıkarıldığı, davalı ...’nın köyden ayrıldığından bahisle tebliğ edilemediği, davalı ...’e ise, 21.12.2015 tarihinde ‘’ muhatap tevzii saatlerinde bulunamadığından tebligat ... köyü azası ...’ya tebliğ edildi, kapısına 2 no’lu ihbar yapıştırıldı, komşusu … haber verildi. ‘’ şerhi ile tebliğ edildiği, davalı ...’ya mernis adresi kaydı düşülerek çıkarılan ikinci tebligatın 05.01.2016 tarihinde muhatabın taşındığı belirtilerek tebliğ edildiği tespit edilmiştir.

Bilindiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. fıkrasında; ‘’ Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. ‘’, 21/1. fıkrasında; ‘’ Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber,

adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ‘’ düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yine, 25.01.2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. fıkrasında; ‘’ Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması,

imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. ‘’, Tebligat mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi başlığını taşıyan 35/1-f bendinde ise; ‘’ 30 uncu ve 31 inci maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığını, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebi ‘’ düzenlemelerine yer verildiği görülmüştür.

Yer verilen mevzuat hükümleri gözetildiğinde, dava dilekçesinin davalı ...’e usulüne uygun tebliğ edildiği söylenemez. Davalı ...’in ilgili adreste bulunmama sebebi yeterli araştırma yapılarak açıkça mazbataya yazılmamıştır. Haliyle, davalı ...’in cevap dilekçesini sunması için Yasada öngörülen sürenin, usulsüz tebligat nedeniyle 21.12.2015 tarihinde başlamayacağı ortadadır.

O halde, davalılar vekilinin ( davalılar ortak vekil ile temsil edildi. ) cevap dilekçesinin ve bir gün sonra ibraz ettiği tanık listesinin davalı ... yönünden süresinde sunulduğu anlaşılmıştır.

Diğer taraftan, davalı ...’e devredilen dava dışı 63, 957 ve 1761 sayılı parseller ile davalı ...’ya devredilen 231 parsel sayılı taşınmazın değerlerinin belirlenmediği, paylaştırma savunması kapsamında hakkaniyete uygun bir paylaştırma yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi bakımından anılan taşınmazların değerlerinin belirlenmesinin de önem arz ettiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, davalı tarafça süresinde sunulan tanık listesinin dikkate alınması, bildirilen tanıkların dinlenmesi, dava dışı 63, 957, 1761 ve 231 parsel sayılı taşınmazlarda davalılara devredilen payların mirasbırakanın ölüm tarihi ve dava tarihi itibariyle değerlerinin bulunması, toplanan ve toplanacak deliller bir bütün halinde değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalılar vekili için 3.050.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/4934, K. 2021/240, 19 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4934
Karar No
2021/240
Tarih
19 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/4936 K.2021/519
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/4939 K.2021/238
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/4940 K.2021/228
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/4942 K.2021/391
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2018/4945 K.2021/956
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/4967 K.2021/50

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.