İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/5159 K.2021/53

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil tescil davası sonunda, yerel mahkemece dava konusu 3728 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne, dava konusu diğer parseller yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin…

Esas2018/5159Karar2021/53Tarih12 Ocak 2021Okuma6 dk · 1.172 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2018/5159 E., 2021/53 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ocak 2021
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.172 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil tescil davası sonunda, yerel mahkemece dava konusu 3728 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne, dava konusu diğer parseller yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar davalı (karşı davacı) ... tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.01.2021 Salı günü saat 10.50 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, yolsuz tescil (ketmi verese) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı ..., ölen kardeşi ...'in dava konusu 1591, 1605 ve 3728 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının intikali sırasında davalı annesi tarafından ketmedildiğini ve tüm payların davalı adına intikal ettirildiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu kaydının iptaline ve adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuş; karşı davası ile de, 3728 parsel sayılı taşınmazda iyiniyetle bina inşa ettiğini ileri sürerek bedeli karşılığında taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

Davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, asıl davanın kabulünde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu 3728 sayılı parsel sayılı taşınmazda çifte mülkiyet oluşturacak şekilde iptal tescile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, karşı davanın ise reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle karşı dava yönünden işin esasına yönelik hükmün onanmasına karar verilmiş;

mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava bakımından dava konusu 3728 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerin 1/2 payının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, 1/2 payının davalı üzerinde bırakılmasına, diğer hususlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş;

anılan karar bu kez Dairece, dava konusu taşınmazlardan 3728 parsel sayılı taşınmazda ...'nün 2/8, ...'in 3/8 ve ...'nin 3/8 payları mevcut iken, sonrasında taksim suretiyle taşınmazın 1/2(2/4) payının ..., 1/2(2/4) payının da ... adına tescil edildiği ve ...'in ölümüyle, ...'nün kendisini ...'in tek mirasçısı gibi gösteren veraset ilamına dayanarak ...'in taşınmazdaki 1/2(2/4) payının tamamını kendisi adına intikal ettirdiği gözetilerek,

...'in anılan taşınmazdaki 1/2(2/4) payının taraflar arasında paylaştırılması suretiyle taşınmazdaki bağımsız bölümlerin 1/4 payının davacı ... adına, 3/4 payının da davalı ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yarı yarıya davacı ve davalı adlarına tesciline hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 3728 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerin ¼ payının davacı ..., ¾ payının davalı ... adına tesciline, dava konusu diğer parseller yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı ... tarafından hasımlı olarak açılan verasetin iptali davası sonucunda, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.07.2009 tarih 2009/185 Esas ve 2009/549 Karar sayılı kararıyla, mirasbırakan ... İnan’ın tek mirasçısı olarak annesi davalı ...’nün kabul edildiği ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/452 Esas 2002/418 Karar sayılı veraset ilamının iptal edilerek, mirasbırakan Saadettin İnan'a, davacı kardeşi ... ile davalı annesi ...'nün 1/2’şer paylarla mirasçı olduklarına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, tapu kayıtlarına göre, dava konusu 1591 parsel sayılı taşınmazın 3624/135000 payının davalı ..., 5436/135000 payının davacı ..., 5436/135000 payının mirasbırakan ... adına kayıtlı iken, 06.01.2003 tarihli intikal işlemiyle mirasbırakan ... adına kayıtlı payın tamamının davalı ... adına tescil edildiği,

davalı ...’nün anılan taşınmazda bu suretle kendi payıyla birlikte toplam 9060/135000 pay maliki haline geldiği, dava konusu 1605 parselde kayıtlı 2 no’lu dükkan vasıflı bağımsız bölümün 2/8 payı davalı ..., 3/8 payı davacı ..., 3/8 payı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken, 06.01.2003 tarihli intikal işlemiyle mirasbırakan ... adına kayıtlı payın tamamının davalı ... adına tescil edildiği, davalı ...’nün anılan taşınmazda bu suretle kendi payıyla birlikte toplam 5/8 pay maliki haline geldiği,

yine dava konusu 3728 parsel sayılı taşınmazın 2/8 payı davalı ..., 3/8 payı davacı ..., 3/8 payı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken, 11.10.2001 tarihli taksim işlemiyle anılan taşınmazın 1/2’şer paylarla mirasbırakan ... ve davalı ... adlarına tescil edildiği, mirasbırakan ...’in ½ payının 06.01.2003 tarihli intikal işlemiyle davalı ... adına tescil edilmesi üzerine davalı ...’nün bu suretle anılan taşınmazın tamamına malik olduğu, 3728 parselin 06.04.2011 tarihinde kat mülkiyetine geçmesiyle 1, 2, 3, 4, 5, 6 no’lu bağımsız bölümlerin oluştuğu ve bu bağımsız bölümlerin tamamının davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı HMK'nin 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte tam olarak yazması ve hüküm sonucunu 6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.

Ne var ki, uygulamada 6100 sayılı HMK'nin 294. maddesinin getirdiği imkândan faydalanarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur.Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HMK’nin yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargının, hakimin ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

10.04.1992 tarihli 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında; kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra yerel mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile karar verebileceği öngörülmüştür.

Somut olaya gelince; mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava bakımından kısa kararda 3728 parsel sayılı taşınmaz üzerinden kabul hükmü kurulmuş, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise 3728 parsel üzerinde bulunan 1, 2, 3, 4, 5, 6 no’lu bağımsız bölümler yönünden iptal tescile karar verilmiş, böylece kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. O halde, hüküm öncelikle bu nedenle bozulmalıdır.

Diğer yandan; hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.

Bu sebeple, bozma kararından sonra mahkemece 6100 sayılı Kanunun 297. maddesinde belirtilen unsurları içeren yeni bir karar verilmek zorundadır.

O halde; bozma sonrası hüküm tesis edilirken bozma kapsamı dışında bırakılan ancak onanmasına da karar verilmeyen hususlarda hüküm tekrarı yapılması gerekirken, asıl dava bakımından dava konusu 1605 parselde kayıtlı 2 no’lu bağımsız bölüm ile 1591 parsel sayılı taşınmaz yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi doğru olmadığı gibi; bozulan ilk hükümde dava konusu bu iki parça taşınmazla ilgili kabul hükmü kurulurken pay ve payda hesabında maddi hataların yapılması,

bunun yanısıra mirasbırakan ...’den davalı ...’ye geçen paylarda, davacının ½ miras payına isabet edecek pay oranları nazara alınarak ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek iptal tescile karar verilmesi gerekirken, bu taşınmazlarda davacı ve davalının kendilerine ait payların da iptal tescil kapsamına alınması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Kabule göre ise; harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri bakımından denetime açık şekilde hüküm kurulması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de doğru olmamıştır. Davalı/karşı davacı ... vekilinin değinilen yönlerden yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/5159, K. 2021/53, 12 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/5159
Karar No
2021/53
Tarih
12 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/5166 K.2021/626
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/5178 K.2021/248
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/5191 K.2021/388
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/5203 K.2021/101
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/5207 K.2021/307
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/5210 K.2021/103

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.