KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/1535 E., 2021/34 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları ...’in maliki olduğu 837 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını kızı olan davalıya mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı, mirasbırakanları ...’in sağlığında tüm mirasçılarına mal temlik ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mirasbırakan tarafından geçerli bir paylaştırma yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece “... mirasbırakan ... ...’ın 01.03.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacılar eşi ..., kızları ... ..., ... ve ... ile davalı kızı ... ve dava dışı oğlu ...’in kaldığı,
mirasbırakan ...’in maliki olduğu 837 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını 10.10.2003 tarihinde davalı kızı ...’ye satış yoluyla devrettiği, 1502 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını ise 08.03.1982 tarihinde dava dışı oğlu ...’e ölünceye kadar bakım akdi ile temlik ettiği, 836 parsel sayılı taşınmazdaki payını ise eşi ..., kızları ... ..., ... ve ...’ya 20.03.1997 ve 02.09.2005 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamelerle vasiyet ettiği anlaşılmaktadır... mirasbırakan ...’in 20.03.1997 ve 02.09.2005 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnameler ile maliki olduğu 836 parsel sayılı taşınmazdaki paylarının tamamını davacılar eşi ...,
kızları ... ..., ... ve ...’ya vasiyet ettiği, anılan vasiyetnamelerin ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/445 Esas, 2010/86 Karar sayılı dosyasında açılıp okunduktan sonra iptal davası açılmayarak kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mirasbırakanın davalı ...’ye yapmış olduğu temlikle mirastan mal kaçırma amaç ve iradesini taşımış olsa, davacılar lehine vasiyetname düzenlemeyeceği kuşkusuzdur.
Toplanan tüm deliller ve yukarıda değinilen somut olgular, açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın gerçek amaç ve iradesinin mal kaçırmaya yönelik olmadığı, tüm mirasçılar arasında hak dengesini gözeten bir paylaştırma kastı ile hareket ettiği açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, ... hariç davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/1535, K. 2021/34, 11 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama