KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/3129 E., 2020/4565 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2020
- Dava türü
- TAZMİNAT-TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 43 ada 1 parsel sayılı taşınmazı üzerine PTT ve santral binası yapılması koşulu ile davalıya bağışladığını, ancak koşulun yerine getirilmediğini ileri sürerek öncelikle tazminata, olmadığı takdirde tapu kaydının iptali ile yeniden adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., bağış işleminin koşulsuz olarak yapıldığını, dava tarihinde tapu malikinin Türk Telekominikasyon A.Ş. olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın sıfat yokluğundan reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece “...Dava, bağışlama şartının yerine getirilmediği iddiasına dayalı tazminat olmadığı takdirde tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir...Ne var ki, davacı öncelikle tazminat istediğine ve davayı da temlik yaptığı PTT Genel Müdürlüğüne yöneldiğine göre;
davacının tazminat talebinin, dava konusu 43 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı tüm tedavülleri ile getirtildikten sonra incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin olarak verilen ikinci hüküm Dairece bu kez “...her ne kadar resmi akitte şartsız bağış olduğu yazılmış ise de; bağışlamada tarafların gerçek iradesi önem taşıdığından, ...'nün 03.06.1994 tarihli kararından bağışın koşullu olduğu ve koşulun yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Ancak davalı tarafından bağış amacının gerçekleşmeyeceğinin kesin biçimde anlaşıldığını belirten bir tarih sunulmadığı gözetildiğinde BK’nin 246. TBK’nin 297. Maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği tartışmasızdır.
Hâl böyle olunca, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/3129, K. 2020/4565, 28 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama