KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/395 E., 2019/1710 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2019
- Dava türü
- TENKİS
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...'ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan ...'un ...Köyü'nde bulunan taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ölen oğlu ...'a hibe ettiğini, ...'un ölümü ile taşınmazların davalılara intikal ettiğini ileri sürerek taşınmazlardaki saklı payının tenkisine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, temliklerle davacının saklı payının zedelendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan Yunus'un dava konusu 147 ada 41 (eski 794) parsel ile 146 ada 35 (eski 845) parsel sayılı taşınmazdaki 452/481 payını 07.07.1977 tarihinde davalıların mirasbırakanı Mehmet'e hibe ettiği, mirasbırakanın 11.05.2009 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak dava dışı oğlu Kadir, davacı oğlu Naci ve kendisinden önce ölen oğlu Mehmet'in çocuğu olan davalı ...'ın kaldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür.
Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur.
Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (TMK m.565) Miras bırakanın TMK'nin 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır.
Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi ile TMK'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Bir başka ifade ile temlikin saklı payı zedeleme kastı ile yapıldığının ispat külfeti davacı tarafa aittir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/395, K. 2019/1710, 11 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama