KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/4447 E., 2020/6017 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2020
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, mirasbırakan babası ...'ün 34 ada 2, 38 ada 3, 488, 490, 596, 20 ada 3 ve 20 ada 4 parsel sayılı taşınmazları mirasçılar arasında paylaştırmak istediğini mirasbırakanın arzuladığı şekilde davalı kardeşi ile noterde taahhütname düzenlediklerini, çekişme konusu taşınmazların 29/06/1987 tarihli taahhütnamede gösterilen paylaşım uyarınca ve aynı gün tapuda satış gösterilmek suretiyle taraflara temlik edildiğini, ancak davalı yararına fahiş miktarda fark oluştuğunu, mirasbırakanın,
taahhütnameyi imzalamadığı taktirde evlatlıktan reddedeceği ve taşınmazları hayır kurumuna bağışlayacağı şeklindeki manevi tehdidi sonucunda taahhütnameyi imzalamak zorunda kaldığını ileri sürerek taahhütnamenin geçersizliği ile buna bağlı olarak yapılan devirlerin iptaline ve taşınmazların miras payları oranında mirasçılar adına tesciline, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, taahhütname uyarınca davacının dava açma hakkının bulunmadığını, manevi ikrahın söz konusu olmadığını ve davacının saklı payının da zedelenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tenkis isteğinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece “...Noterde düzenlenen 29.06.1987 tarihli sözleşme, mirastan feragat sözleşmesi niteliği taşımadığı gibi tapuda yapılan temlikten önce düzenlenmesi sebebiyle doğmamış haktan feragat edilemeyeceğinden anılan belgeye itibar edilemeyeceği gibi temlikin gerçek satış olması halinde tenkis hükümlerinin uygulanamayacağı da kuşkusuzdur.
Ne varki; davacının terditli isteklerinden olan ilk isteği muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteği yönünden bir inceleme yapılmadan sonuca gidilmiştir...Hâl böyle olunca: daha önce dinlenen tanıkların yukarıdaki ilkeler gözetilerek yeniden dinlenilmesi, mirasbırakanın mallarını, mirasçılar arasında paylaştırma amacıyla mı- (paylaştırmada eşitlik yada denklik aranmayacağı da gözetilerek), yoksa mal kaçırma amacıyla mı temlik ettiğinin açıklığa kavuşturulması,
davalının alım gücü olup olmadığının araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılğılı değerlendirme ve eksik soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/4447, K. 2020/6017, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama