İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4457 K.2020/6677

Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalının ölen eşinden aldığı emekli maaşının kesilmemesi için davalı ile aralarında yaptıkları 30/06/2016 tarihli sözleşme ile intifa hakkını üzerinde tutarak dava konusu 341 ada 11 parsel 2 nolu bağımsız bölümü…

Esas2019/4457Karar2020/6677Tarih14 Aralık 2020Okuma5 dk · 933 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2019/4457 E., 2020/6677 K.·Mahkemesi: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

933 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;Davacı, davalının ölen eşinden aldığı emekli maaşının kesilmemesi için davalı ile aralarında yaptıkları 30/06/2016 tarihli sözleşme ile intifa hakkını üzerinde tutarak dava konusu 341 ada 11 parsel 2 nolu bağımsız bölümü davalıya devredeceğini, davalının da kendisi ile aynı evde yaşayarak evi sebepsiz yere terketmeyeceğini kararlaştırdıklarını, davalının sözleşmeye uymayarak evi terkettiğini ve dönmediğini ileri sürerek taşınmazın tapusun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı, davaya cevap vermemiş, aşamalarda davacının, oğlunun göğsünü sıktığını,

kendisini evden attığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuka ve ahlaka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın istinafı üzerine ... Bölge adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından aynı gerekçelerle başvurunun esastan reddine karar vermiştir.Hüküm, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla.

Tetkik Hakimi ...'ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10,00-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/12/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, hile hukuki sebebine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.Taraflar arasında 30.06.2016 tarihli sözleşme düzenlenmiş, bu sözleşme gereğince birlikte yaşayacakları, davalı kadının sebepsiz evi terk etmeyeceği, davacı erkeğin ise kadını evden kovmayacağı, bunun karşılığında kadına davaya konu taşınmazın verileceği kararlaştırılmıştır.Davacı, davalı kadının sözleşmeye aykırı olarak kısa süre sonra evi terk ettiğini, almış olduğu taşınmazı da iade etmediğini ileri sürerek aldatıldığı iddiasıyla eldeki davayı açmıştır.Davalı ise, davaya usulünce cevap vermemiş aşamalarda davanın reddini istemiştir.

Yerel mahkemece, " Davacı, davalı ile gayrıresmi birlikteliği sağlamak için dava konusu taşınmazları davalıya devretmiştir. Borçlar Kanununun 81.maddesinde 'Hukukua veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez...' düzenlemesi karşısında davacının ahlaka, adaba, aykırı resmi evlilik akdi olmaksızın birlikte yaşamayı temin maksadı ile davalıya devrettiği dava konusu taşınmazı geri isteyemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş.." şeklindeki gerekçeyle dava reddedilmiştir.Yapılan istinaf başvurusu ise aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.

Sayın çoğunluk kararı onamıştır.Sayın çoğunluğun kararına katılmak mümkün değildir.

Şöyle ki; öncelikle taraflar arasında yapılan sözleşmenin hukuka aykırı olup olmadığı ele alınmalıdır. Bilindiği üzere mevzuatımızın hiç bir yerinde bahse konu sözleşmeyi yasaklayan herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Sözleşmenin geçersiz olması yasal olmadığı, veya hukuka aykırı olduğu anlamına gelmemektedir. Nitekim şahıslar arasında çok kere geçersiz sözleşmeler yapılabilmektedir. Bu sözleşmeler gereğince belli şartlar dahilinde herkes aldığını geri vermektedir.

Taraflar yaptıkları sözleşmenin bir evlilik sözleşmesi olmadığının farkındadır. Tarafların amacı resmi evlilik değildir. Söz konusu sözleşme de resmi evliliği sağlayacak nitelikte değildir. Bu nedenle geçersizdir. Sözleşmenin sırf geçersiz olması hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir. Ayrıca bahse konu sözleşme, tarafların özgür iradeleri ile yapılmıştır.

Bu şekilde yapılan bir sözleşmenin geçersiz olması halinde sözleşme hükümlerinin taraflardan biri lehine sonuç doğururken diğerinin aleyhine sonuç doğurması, modern hukuk sistemlerinin kabul edemeyeceği bir durumdur.

Geçersiz sözleşme, sözleşmenin bütün tarafları için aynı sonucu doğurmalıdır.Her ne kadar Ülkemizde bu tür sözleşmelere hukuki bir sonuç bağlamak mümkün değil ise de, bir çok Avrupa ülkesinde taraflar bu şekilde sözleşmeler yaparak birlikte yaşamakta, hatta ilgili hükümetler nezdinde bu sözleşmelerin kaydı dahi tutulmaktadır.

Diğer yandan hiç bir yazılı sözleşme yapılmadan dahi birlikte yaşam yaygın şekilde görülmekte ve ilgili devletlerin hukuk mevzuatı bunlara hukuki sonuç bağladığı gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahi bu yönde yapılan müracaatları AİHS'nin 8.maddesi kapsamında değerlendirmek suretiyle sonuca bağlamaktadır.

Yine bilindiği üzere, Anayasamızın 90/5.maddesi " Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Andlaşmalar kanun hükmündedir...milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." demektedir.

Yukarıda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmeyi yasaklayan bir düzenleme bulunmadığı için AİHS ne aykırı bir düzenlemeden bahsedilemeyecek, olsa olsa yasal düzenleme bulunmaması nedeniyle bu hususta milletlerarası düzenlemelere uygun olarak çözüm bulunabilecektir. Diğer yandan artık AİHS Ülkemiz açısından kanun hükmündedir. Bu durumda tarafların yapmış oldukları sözleşmenin AİHS gereğince geçersiz olduğundan bahsetmek te mümkün olmayacaktır.

Ayrıca AİHM'nin vermiş olduğu kararlar da yine Ülkemiz açısından bağlayıcı niteliktedir. Söz konusu mahkeme sözleşmeye dayalı olsun veya olmasın birlikte yaşayanların aile hukukuna ilişkin taleplerini değerlendirmekte, hüküm altına almaktadır. (Bakınız. "Evlilik Dışı Birlikte Yaşam Modellerine Uygulanacak Hukuk" Arş. Gör. Işıl S.

Tekdoğan Bahçıvancı)Yine bahsekonu sözleşmenin ahlaka, adaba aykırı bir sözleşme olup olmadığı hususuna gelince, bilindiği üzere Ülkemizde eskiden beri resmi evlilik tesis edilmeden birlikte yaşamak yaygın bir şekilde devam etmiş ve toplum tarafından yadırganmamıştır. Türk Kanunu Medenisinin yürürlüğü ile birlikte resmi evlilik teşvik edilmiş, gayrıresmi birlikteliklere birtakım müeyideler getirilmiştir.

Örneğin, gayrıresmi birliktelikten doğan çocuk, babasından yarı oranında miras payı almış (bu hüküm sonradan iptal edilerek eşitlik sağlanmış), Türk Ceza Kanunu resmi evlilik yapmadan dini nikah yapanı ve yaptıranı cezalandırmış ( bu hüküm dahi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş) buna rağmen gayrı resmi birliktelikler devam etmiş, toplum tarafından yadırganmamıştır. Ahlak kurallarını toplumun geneli belirler.

Gerek Ülkemizde, gerekse Avrupada resmi nikahsız birlikte yaşam yadırganmamıştır. Taraflarca hiç bir yazılı sözleşme yapmadan birlikte yaşamanın bir müeyyidesi olmadığına göre aynı hususta bir yazılı sözleşme yapmanın da müeyyidesi olmamalıdır. Bu sebeple de taraflar arasında yapılan sözleşmenin ahlaka, adaba aykırı olduğunu kabul etmek mümkün değildir.

Bir başka anlatımla, taraflar hiç yazılı sözleşme yapmadan birlikte yaşamaya başlasalar ve taraflardan birinin, diğerinin iradesini fesada uğratmak suretiyle taşınmazını davralması halinde ne yapılması gerekir ise somut olayda da yapılması gereken o olmalıdır. Yine Dairenin yerleşmiş uygulaması ile resmi evlilik gerçekleşmiş olsa dahi taşınmaz irade fesadı sonucu intikal etmişse, hile iddiası burada da dinlenmektedir.

Hal böyle olunca iki uygulamanın arasında kalan adi nitelikte sözleşme yapılması nedeniyle davacının iddiasının dinlinmemesi de başlı başına bir çelişkidir.Davacı, davasında hile iddiasına dayandığına göre, somut olayda hilenin unsurlarının, şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/4457, K. 2020/6677, 14 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4457
Karar No
2020/6677
Tarih
14 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2019/4464 K.2020/14039
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/4477 K.2020/9011
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/4487 K.2020/7514
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4494 K.2020/6586
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4495 K.2020/6580
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/4496 K.2020/8851

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.