KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/5019 E., 2020/694 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2020
- Dava türü
- TENKİS
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davadan dolayı Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.11.2015 gün ve 2012/252 Esas - 2015/316 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 01.10.2019 gün ve 6415-4915 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacılar-karşı davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Asıl ve karşı dava, tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan ...'in, 556, 566 ve 617 parsel sayılı taşınmazlardaki payını oğulları olan davalılar Hasan ve Mustafa'ya, 555 parsel sayılı taşınmazını ise gelini olan davalı ...'ya bağış suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlem sonucunda saklı paylarının zedelendiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ..., mirasbırakan Yadigar tarafından temliklerin mal kaçırma kastı ile yapıldığını belirterek davayı kabul etmiştir.
Davalı ... ve ..., temlikler bağış suretiyle gerçekleşmiş ise de aslında 01.07.1999 tarihli harici satış sözleşmesi ile bedelini ödeyerek satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlar, davalı ... karşı davasında mirasbırakanın 571 parsel sayılı taşınmazı davacıların mirasbırakanı Hatice Palas'a bedelsiz temlik ettiğini, saklı payının zedelendiğini ileri sürerek tenkis istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın çekişme konusu temliklerin TMK.'nun 565 maddelerinde belirtilen tenkise tabi kazandırmalar olduğu gerekçesiyle kabulüne, karşı davanın ise çekişme konusu temlikin terekenin taksimi sureti ile gerçekleştiği gerekçesiyle reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece özetle; davalı ... ve ... tarafından delil olarak dayanılan 01.07.1999 tarihli ve "Satım Sözleşmesidir" başlıklı belge gözetilmek suretiyle davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına karşı davacılar-karşı davalılar vekilince karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Öncelikle bozma ilamına dayanak yapılan 01.07.1999 tarihli ve "Satım Sözleşmesidir" başlıklı belgenin hukuki durumu tayin ve takdir edilmelidir.
Anılan belgeye davalıla... ve...vekili tarafından delil olarak dayanıldığı ve 25.12.2012 havale tarihli delil dilekçesine ek olarak sunulduğu, belgenin karşı tarafa tebliği üzerine davacılar vekilinin 31.01.2013 tarihli beyan dilekçesi ile; 01.07.1999 tarihli sözleşme altında mirasbırakan ... ile davacıların mirasbırakan... adına atılı bulunan imzaların onların eli ürünü olmadığını, mirasbırakan Yadigar’ın okuma yazma dahi bilmediğini ileri sürdüğü, bir başka söylemle uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınacak belgeye ilişkin imza itirazında bulunulmuştur.
Ne var ki, mahkemece imza itirazı üzerinde durulmadan sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca, 01.07.1999 tarihli ve "Satım Sözleşmesidir" başlıklı belgenin devamında "Kabul ve Beyandır" başlıklı beyanların altında atılı imzanın davacıların mirasbırakanı ...’a ait olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ("Kabul ve Beyan Eden...." yazısının altında atılı bulunan imza), bu kapsamda bilirkişiden rapor alınması imzanın Hatice Palas’a ait olması halinde önceki bozmada yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, imzanın Hatice Palas’a ait olmaması halinde ise.
01.07.1999 tarihli belge haricindeki deliller değerlendirilmek suretiyle 4721 sayılı TMK’nin 565/4. maddesi uyarınca mirasbırakan Yadigar’ın saklı payı ihlal etme kastının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/5019, K. 2020/694, 6 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama