KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/911 E., 2019/2104 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan babaları ...ın 11 parsel sayılı taşınmazdaki 40/466 payını gelini davalı ...’a, 40/466 payını gelini davalı ...’ye, 40/466 payını gelini davalı ...’e 28.09.1998 tarihinde satış göstermek suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murisin mal satmaya ihtiyacının olmadığı gibi davalıların da alım gücünün bulunmadığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, taşınmaz üzerindeki binanın birinci, ikinci ve üçüncü katlarının murisin oğulları olan eşleri tarafından yaptırıldığını, yapımı sırasında altınlarının bozdurulduğunu, çekişmeli payları bedeli karşılığında satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mirasbırakan ...ın 11.04.2004 tarihinde ölümü ile geriye davacı çocukları ... ve ..., dava dışı çocukları Satılmış, ..., ...ile torunları ...,..., ... ve ...’nın kaldıkları, mirasbırakanın dava konusu 11 parsel sayılı taşınmazının 40/466 payını gelini davalı ...’a, 40/466 payını gelini davalı ...’ye, 40/466 payını gelini davalı ...’e 28.09.1998 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği kayden sabittir.
Bilindiği ve Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesinde düzenlendiği üzere "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Yine 6100 sayılı HMK'nun 190/1.maddesi gereğince "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Somut olaya gelince; dinlenen davacı tanıkları temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığı yönünde beyanda bulunmamışlar, davacıların kardeşleri ... ve ... ise temliklerin gerçek satış olduğunu ifade etmişlerdir. Dolayısıyle temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kanıtlanmış değildir.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/911, K. 2019/2104, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama