KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/1692 E., 2021/1312 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, yıllardır ...’da yaşadığını, orada kredi temin edebilmek amacıyla maliki olduğu 106 ada 58 parsel sayılı taşınmazda yer alan 1 numaralı bağımsız bölümü aralarında yaptıkları anlaşma gereğince dilediği zaman iade edileceği düşüncesiyle akrabası davalıya devir işleminde satış suretiyle ancak gerçek durumda bedelsiz olarak devrettiğini, davalının taşınmazı iadeye yanaşmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa taşınmaz bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, iddianın doğru olmadığını, taşınmazı 180.000 Euro'ya satın aldığını, satış bedelinin 40.000 Euro kısmını banka aracılığıyla ödediğini, geri kalanını ise elden nakit olarak verdiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacının inançlı işlem iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafından davacıya gönderilen 40.000,00 Euro'luk banka dekontunun delil başlangıcı olduğu, tanık beyanları ile de inançlı işlem iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline dair verilen karar Dairece “...
Somut olayda davacı 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı içtihadı Birleştirme kararının aradığı anlamda yazılı delil ibraz edemediği gibi dayanmış olmakla birlikte yemin delilini de kullanmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince delil başlangıcı olarak kabul edilen 40.000,00 ... banka dekontu delil başlangıcı sayılmayıp aksine taşınmazın davalıya satıldığına ve satış bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin bir belgedir.
Tüm bu açıklamalar karşısında inançlı işlem iddiasının kanıtlandığını söyleme olanağı yoktur. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir...” gerekçesi ile bozulmuş Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama soncunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... 'nın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/1692, K. 2021/1312, 9 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama