KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/2462 E., 2021/1457 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Davacı, mirasbırakan babaları ...’den kendilerine kalan 21062 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak, davalı kardeşlerinin kendisini aldatarak taşınmaz üzerindeki binaya davalı ... için bir kat daha çıkacaklarını, bunun için imzaları gerektiğini söyleyerek içeriğini bilmediği bir belgeyi imzalamasını sağladıklarını, kendisinin okuma yazması olmadığını, imzaladığı belgenin 16.12.1977 tarihli satış vekaletnamesi olduğunu, bu vekaletname ile dava dışı Avukat ...’ye çeşitli yetkiler verdiğini,
vekilin de vekalet görevini kötüye kullanarak ve davalılarla anlaşarak babalarından intikal eden taşınmazdaki paylarını davalılara temlik ettiğini bir süre önce tapuya gittiğinde öğrendiğini, aynı şekilde okuma yazma bilmeyen annelerinden pay kalmasını engellemek için haksız bir şekilde ondan gelecek payları da davalıların adlarına geçirdiklerini ileri sürerek hileli bir şekilde alınan vekaletname ile davalılar adına yapılan temlik işlemlerinin iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının okuma yazma bilmediği hususunun doğru olmadığını, davacının evlendikten sonra dava konusu taşınmazda kendi payına düşecek hisseyi nakit olarak talep etmesi üzerine Av. ...'ye verdiği 19/12/1977 tarih ve 4092 yevmiye nolu vekaletname ile satış işleminin yapıldığını, ödenen bedelin resmi satış senedine yazıldığını ve davacının bedelin ödenmesini takiben satış işlemine imza attığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılardan ...'in tapuda malik olmadığı anlaşıldığından hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak davacıya ait miras payının davalılara temlikini sağladığı gerekçesi ile diğer davalılar bakımından davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; “...Somut olayda, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yukarıda belirtilen ilkeler göz önüne alındığında, dava konusu taşınmazdaki payının vekalet görevinin kötüye kullanılması yolu ile ve kötüniyetli olarak dava dışı vekil tarafından davalılara temlik edildiği hususunun davacı tarafından usulüne uygun olarak kanıtlanamadığı açıktır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/2462, K. 2021/1457, 15 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama