KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2020/3976 E., 2021/6468 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2021
- Dava türü
- GAİPLİK-TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen gaiplik, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı kayyım vekilinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davalı kayyım vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 5737 sayılı Yasanın 17.maddesine dayalı gaiplik, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, ... Vakfından icareli dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından ... oğlu ..., ... oğlu ... ve ... kızı ...’ya uzun süreden beri ulaşılamadığından ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.05.2002 tarih ve 2002/136 E. 2002/195 K. sayılı ilamıyla ... Defterdarının kayyım olarak tayin edildiğini, kayyımla idare süresinin dolduğunu, 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 17. maddesi uyarınca gaiplik kararı verilmek suretiyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kayyım vekili, kayıt maliklerinin mirasçısız ölüp ölmediğinin belirlenmesi ve vakfın niteliğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davalı kayyım vekilinin istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu ... ada ... parsel sayılı “kagir dükkan” nitelikli taşınmazın 10/120’şer payla ... oğlu ..., ... oğlu ... ve ... kızı ... adlarına 18.04.1929 tarihli kadastro işlemi ile tescil edildiği, taşınmazın kaydında "... Vakfından ve Sırf Mülk” şerhi bulunduğu, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.05.2002 tarih ve 2002/136 E. 2002/195 K. sayılı ilamı ile adı geçenlere 3561 sayılı Yasa uyarınca ... Defterdarının kayyım olarak atandığı anlaşılmakta olup, geri çevirme ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden gaip oldukları ileri sürülen kişilerin nüfus kaydının bulunup bulunmadığına ilişkin kayıtlar getirtilmiştir.
Bilindiği üzere, 5737 sayılı Yasanın 17. maddesinde “Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya mübadil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir.” hükmüne yer verilmiş olup, anılan yasal düzenleme uyarınca taşınmazın vakfı adına tesciline karar verilebilmesi için kayıt maliklerinin gaip olup olmadıkları, mirasçılarının bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir.
Ne var ki, mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilmek mümkün değildir.
Şöyle ki; mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro tespitine esas tutanakların ve kayıtların Osmanlıca olduğu halde tercümelerinin yaptırılmadığı gibi, gaip olduğu ileri sürülen kişiler hakkında nüfus araştırması da yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, öncelikle dava konusu taşınmazın kadastro tespitine dayanak tüm Osmanlıca kayıtların tercüme ettirilerek incelenmesi, geri çevirme ile dosyaya getirtilen nüfus kayıtlarından da yararlanılarak kayıt maliklerinin mirasçı bırakmadan ölüp ölmediğinin ya da gaip kişilerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/3976, K. 2021/6468, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama