İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/10477 K.2022/1496

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davasında Mahkemece davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalı ... hakkında açılan davanın husumetten reddine ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz…

Esas2021/10477Karar2022/1496Tarih24 Şubat 2022Okuma7 dk · 1.410 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2021/10477 E., 2022/1496 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2022
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.410 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davasında Mahkemece davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalı ... hakkında açılan davanın husumetten reddine ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, Gaziantep 3.Noterliğinin 26/03/2007 tarih ve 7004 yevmiye numaralı ve Hatay 1.Noterliğinin 27/03/2007 tarih ve 4573 yevmiye numaralı -içerisinde satış yetkisi de bulunan- vekaletnameleri ile murislerinden kalan taşınmazlarla ilgili intikal işlemlerini yapmak üzere vekil olarak tayin ettikleri davalılardan kardeşleri olan ...’nun vekalet ilişkisinden kaynaklanan yetkilerini kötüye kullanarak murislerinden kalan 330, 331, 337 ve 3791 parsel sayılı taşınmazları muvazaalı olarak 16/04/2007 tarihinde eşi olan diğer davalı ...’e devrettiğini,

akabinde davalı ...'in dava konusu taşınmazları 12/08/2011 tarihinde davalı ...'a temlik ettiğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ederek kendilerinden mal kaçırmayı amaçladıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalılar, dava konusu taşınmazların satış işlemlerinde muvazaa bulunduğuna ilişkin iddiaların doğru olmadığını, vekalet ilişkisinden kaynaklanan davaların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, satış işlemlerinin gerçek olduğunu, bedelin davacılara ödendiğini belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 23/02/2016 tarihli ve 2013/242 E. - 2016/132 K. sayılı kararıyla; davalı ...’ın dava konusu parsellerdeki davacıya intikal eden miras hisselerini 16/04/2007 tarihinde vekil sıfatı ile diğer davalı ...'e sattığı ve bedelini peşin olarak aldığı, vekillerin öncelikle vekaleten yaptıkları satışlarda satışa esas bedelini davacılara ödediğini ispatlaması gerektiği, ancak davalı ...'nun bu hususu ispatlayamadığı, ayrıca bir an için ispatlayabilseydi dahi davalının dava konusu taşınmazları değerinin çok altında rakamlara eşi olan diğer davalıya devri hususunun muvazaalı işlem olduğunun açık olduğu,

dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının da muvazaalı işlemi açıkça gösterdiği, kaldı ki davalı tanıklarının beyanları incelendiğinde davalı ...'ın dava konusu taşınmaz hisselerini satın aldığı iddia edilmesine rağmen taşınmazların davalı ...'e devredildiği, yapılan bu devir işleminin de açıkça muvazaayı gösterdiği, hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı, ayrıca dava konusu taşınmaz hisselerinin müteakiben 12/08/2011 tarihinde tekrar davacı ...'a yapılan devrinin de muvazaayı açıkça gösterdiği,

davalıların karı koca olduğu ve bu şekilde bedel mukabili devir işleminin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu gerekçeleri ile asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... açısından davanın kabulüne, dava tarihi itibarı ile davalı ...’in kayıt maliki olmaması nedeniyle davalı ... açısından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Temyiz Nedenleri

Davalı ... temyiz dilekçesinde; ortada muris muvazaası veya muvazaalı bir işlemin bulunmadığını, mahkemece davanın nitelendirilmesin de hataya düşüldüğünü, zamanaşımı itirazının haksız olarak reddedildiğini, davacıların kendisine satış ve devir yetkisi içeren vekaletnameler verdiklerini, bu vekaletnamelere dayanarak yapılan işlemlerde muvazaa olmadığını, gerçek satış işlemleri yapıldığını, diğer davalı eşi ...’in Ceylanpınar ilçesinde davaya konu taşınmazda 2001 yılından beri lokanta işletmeciliği yaptığını, işyerinin mülkünün satılacağını öğrenince satın almak istediğini,

davacılarla bu hususu görüştüklerinde davacıların da yabancıya satılacağına davalıya satılmasına rıza gösterdiklerini, anlaştıkları bedeli davacılara ödediklerini, daha sonra davalı eşi ... ile boşanma aşamasına geldiklerini, eşinin Ceylanpınar’dan gidecek olması nedeniyle dava konusu taşınmazları satmayı düşünmesi üzerine dava konusu yerleri tekrar eşinden satın aldığını, delil listesinde tanık olarak ismini bildirdiği ...’ın mahkemece usulsüz bir şekilde dinlenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3. Gerekçe

3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

3.2. İlgili Hukuk

3.2.1. Bilindiği üzere, Borçlar Kanununun temsil ve vekalet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

6098 s. Türk Borçlar Kanununda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.

Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

(TBK'nin 504/1) Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve hizmetleri üslenen basiretli bir vekilin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK'nın 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

3.2.2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27 maddesinde; “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.

Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir”

3.2.3. Anayasa’nın 36.maddesinde ; “ Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

3.2.4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde ; “Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir....”

3.2.5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 194.maddesinde; “Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar.

Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

3.3. Değerlendirme

3.3.1. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; asıl davada davacı ... ile birleştirilen dava davacılarından ...’ın Hatay 1. Noterliğinin 27/03/2007 tarihli ve 4573 yevmiye nolu, birleştirilen dava davacılarından ...’ın ise Gaziantep 3. Noterliğinin 26/03/2007 tarihli ve 7004 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalılardan ...’nu murislerinden intikal edecek taşınmazlarla ilgili intikal ve satış işlemlerini yapmak üzere vekil tayin ettikleri, çekişme konusu 330, 331,

337 ve 3791 parsel sayılı taşınmazların tamamı tarafların mirasbırakanı ... ... adına kayıtlı iken 16/04/2007 tarihli işlemi ile mirasçıları ......... isimli şahsın intikal işlemini gerçekleştirdiği, intikal ve müşterek mülkiyete çevirme işleminden sonra dava konusu taşınmazlardaki payların davalı ... tarafından ( kendisinin ve vekil edenlerin paylarının) satış yolu ile eşi olan diğer davalı ...’e devredildiği, ...’in de söz konusu payları 12/08/2011 tarihli satış işlemi ile davalı ...’a temlik ettiği, böylece dava konusu taşınmazlarda davalı ...’ın 6/7 payının olduğu,

mirasçılardan ...’in ise çekişme konusu taşınmazlarda 1/7’şer payının bulunduğu anlaşılmaktadır.

3.3.2. Somut olayda, davalının delil listesinde diğer isimlerle beraber ...’ı da tanık olarak bildirdiği, ancak tanığın dinletilmesinden vazgeçilmediği halde bu tanığın mahkemece dinlenmediği ve böylece davalının hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği görülmektedir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucunda neticeye gidilerek karar verilmesi doğru olmadığı gibi, diğer yandan sözlü yargılamaya ilişkin HMK 194 vd. Maddeleri kamu düzenine ilişkin olup bunların uygulanmamış olması da doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Değinilen yönler itibariyle; davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/10477, K. 2022/1496, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10477
Karar No
2022/1496
Tarih
24 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/10477 K.2022/6439
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/10478 K.2022/1192
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/10478 K.2022/1584
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/10478 K.2022/3560
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/10479 K.2022/3561
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/10479 K.2022/1585

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.