KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/2297 E., 2021/4535 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, öz teyzesi olan mirasbırakan ...’nın kendisini evlat edindiğini, mirasbırakanın isteği ile eşiyle evlendiğini ancak, bir süre sonra mirasbırakanın eşinden ayrılmasını istediğini, kabul etmemesi nedeniyle mirasbırakanın kendisine küstüğünü, bu nedenle davalının mirasbırakana yakınlaştığını ve onun evine taşındığını, mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak 4 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiğini, daha sonra mirasbırakan ve davalının paylarını dava dışı ...’ya temlik ettiklerini, bir süre sonra da ...’nın taşınmazı tekrar mirasbırakana devrettiğini, onun da 1/2 payı ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mirasbırakanın hasta ve bakıma muhtaç olduğunu, onun isteği ile yanına taşındığını ve ailesiyle birlikte mirasbırakana baktıklarını, davacının mirasbırakan ile ilgilenmediğini, kredi çekmek için taşınmazı dava dışı ...’ya devrettiklerini ve kredi borcunu ödediğinde de taşınmazın mirasbırakana temlik edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece, “...mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleme olanağı yoktur.
Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi için mahallinde keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın ve mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazların değerinin uzman bilirkişiler aracılığıyla saptanması, temlik edilen taşınmazın değerinin mirasbırakanın toplam mal varlığına oranı, temlikin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığı saptanarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik soruşturma ile yetinilerek,
yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen ikinci karar, Dairece bu kez, “Somut olayda, dinlenilen tüm tanıkların mirasbırakan...’nin kanser hastası olduğu, davalı ve ailesiyle birlikte yaşadığı ve onlar tarafından bakıldığı yönünde beyanda bulundukları gibi davacı tanıklarının da temliklerin muvazaalı olduğu yönünde bir beyanda bulunmadıkları görülmüştür.
Öte yandan, mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki 1/2 payını üzerine bırakarak kalan payını devrettiği, mirastan mal kaçırma amacı olsa idi payının tamamını devredebileceği de açıktır. Bu somut olgular, yukarıdaki ilkeler ışığında değerlendirildiğinde davacının mirasbırakanın anılan temliki yaparken gerçek irade ve amacının mirasçısından mal kaçırma olduğunu ispat edebildiği söylenemez.
Hal böyle olunca, davacının iddialarını HMK’nin 190. ve TMK’nin 6. maddeleri uyarınca kanıtlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/2297, K. 2021/4535, 22 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama