KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/2659 E., 2021/5301 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü;
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın ½ payının tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı ..., 30 yıldan beri taşınmazı kullandığını, tespitin doğru olduğunu ve davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 345,32 metrekare yüzölçümündeki bölümde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde aynen “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için dava konusu taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru davasız ve aralıksız 20 yıl süreyle malik sıfatıyla kimin zilyetliğinde bulundurduğunu duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması gerekmektedir.
Somut olayda dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı ve davalı tarafa ait olmadığı, mera vasfı ile tüm köylünün kullanımında bulunduğu, sonradan taşınmaz içerisinde patika yol açılması ile köylünün bu yolu kullanarak harman yerine gittikleri anlaşılmaktadır. Öte yandan tespit tarihine kadar zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu da davacı tarafından kanıtlanamamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/2659, K. 2021/5301, 7 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama