KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/3791 E., 2021/7911 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın eşi ... ile eşinin kardeşleri olan davalı ve dava dışı ...’ye babalarından miras kaldığını, mirasçıların dava konusu yerin paylaşımı hususunda kendi aralarında 2009 tarihinden önce anlaştıklarını ve rızai taksim yaptıklarını, davalı ile muris eşi ...’nın dava konusu taşınmaz üzerinde kız kardeşleri olan ...'a ait yeri banka havalesi yoluyla satın aldığını, ancak ...’nın ölümünden sonra davalının almış olduğu parayı inkar ettiğini ve kadastro sırasında taşınmazı kendi adına tescil ettirdiğini,
davalı tarafın kötü niyetli davrandığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına ile diğer mirasçılar olan çocukları adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, 8.4.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendisi ile feri müdahale talebinde bulunanlar ve davalı adına pay oranında tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğunu bildirmiştir.
Davalı, davacı tarafından açılan davayı kabul etmediğini, davacı tarafın bahsettiği şekilde bir rızai taksim olmadığını, davacı tarafın anlatımlarının yalan olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Feri müdahale talebinde bulunan ... ve ..., 8.4.2014 tarihli dilekçeleri ile, dava sonucu verilecek kararın kendilerini de etkileyeceğini belirterek davacı yanında davaya katılma talebinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, 16. Hukuk Dairesince, “ ... Bu ilke ışığında somut olaya gelince; davacılar muris ... ile davalı arasında 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen inanç sözleşmesini kanıtlayacak belge bulunmamaktadır. Davacı taraf davalı ile aralarında inanç sözleşmesinin varlığına ilişkin yazılı delil veya delil başlangıcı da sunmamıştır. Hal böyle olunca.
Mahkemece, kanıtlanamayan davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun fer'i müdahale başlığını taşıyan 66. maddesine göre; üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'i müdahil olarak davada yer alabileceğine, 69/1. maddesine göre de; fer'i müdahil davanın tarafı olmadığından yalnızca davanın tarafları hakkında bir karar verilmesi gerektiği halde, fer'i müdahil olarak davada taraf olan ... ve ... adlarına da tescil hükmü kurulması,
yine iptal edilerek davacı ve müdahil lehine tescil edilen paylar paydayı tutmayacak şekilde infazı mümkün olmayan şekilde hüküm kurulması dahi isabetsizdir.” gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve feri müdahiller vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/3791, K. 2021/7911, 15 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama