KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/4233 E., 2022/2394 K.·Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2022
- Dava türü
- TESCİL
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak İdil ilçesi Dirsekli köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında taşlık olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümünün adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuş, TMK’nın 713/6 maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, 16/04/2019 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 65.170,44 m²'lik taşınmazın TMK'nın 713/6 maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.İstinaf Nedenleri Davacı vekili, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, ek rapor aldırılmasını talep ettiklerini ancak Mahkemece taleplerinin reddedildiğini, Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 16.01.2020 tarihli ve 2020/22 Esas., 2020/29 K. sayılı kararıyla dava konusu edilen taşınmazın tesis kadastrosu sırasında 766 sayılı Yasa'nın 2.maddesi kapsamında "taşlık" olarak tapulama harici bırakılarak tutanak düzenlenmediği, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişinin 1984 ve 2002 tarihli hava fotoğrafları üzerinden yaptığı değerlendirmede, dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyet bulunmadığının belirlendiği, davacının ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığı,
TMK'nın 713. maddesinde ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı şartlarının davacı yararına gerçekleşmediği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yörede yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tescili isteğinden ibarettir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesinde, "Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir."
3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesinde, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
3.2.4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/6. maddesinde, “Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.” hükümleri düzenlenmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, (V.3.2.) no.lu paragrafta yer verilen yasal ve hukuki gerekçeye göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/4233, K. 2022/2394, 24 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama