KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2021/477 E., 2021/1292 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl davada davacılar, mirasbırakanları ...'ün 1167 ada 14 parsel sayılı taşınmazını 02.11.1999 tarihinde davalı oğlu ...'ye, 703 ada 5 parsel sayılı taşınmazının 800/2982 payını 03.03.1980 tarihinde, 2182/2982 payını ise 22.10.1986 tarihinde birlikte yaşadığı davalı ...'e satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Birleştirilen 2013/413 Esas sayılı davada davacılar, mirasbırakan babaları ...'ün, 1167 ada 14 parsel sayılı taşınmazı 02.11.1999 tarihinde davalı oğlu ...'ye temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ..., dava konusu taşınmazı mirasbırakandan satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuş, birleştirilen 2013/66 Esas sayılı davası ile de; muris babasının 703 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki paylarını birlikte yaşadığı davalı ...'e yapmış olduğu temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., mirasbırakan eşi ile geçimsizliğinden dolayı kendisi ile evlendiğini, hem yurtdışında hem de Türkiye'de çalıştığını, 223 ada 12 parsel sayılı taşınmazını murise devrettiğini, karşılığında murisin dava konusu taşınmazdaki 800/2982 pay devrettiğini, birikimleri ile kalan payı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 703 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 800/2982 payının davalı ...'e devrinin gerçek satış olduğu, 22.10.1986 tarihinde 2182/2982 pay devrinin ise mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalı ...'ye temlik edilen 1167 ada 14 nolu parselin ise bedeli ödenmek suretiyle satın alındığı, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi
ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen 2013/66 Esas sayılı davanın kabulüne, birleştirilen 2013/413 Esas sayılı davanın ise reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...Somut olay da, murisin asıl ve birleştirilen 2013/66 esas sayılı davalara konu 703 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 800/2982 payını 03.03.1980 tarihinde davalı ...'e devrettiği, karşılığında da davalının 223 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını mirasbırakana temlik ettiği, anılan pay bakımından devrin bedeli karşılığında gerçekleştirildiğinin mahkemeninde kabulünde olduğu,
22.10.1986 tarihinde devredilen 2182/2982 pay yönünden toplanan deliller ve tanık anlatımlarından mirasbırakan ile davalı ...'in birlikte yurtdışında çalıştıkları, Türkiye'de de birlikte hayvancılık işi ile uğraştıkları, elde edilen gelirlerin mirasbırakan tarafından alındığı, murisin, davacı çocukları ile dosyaya yansıyan bir husumetinin bulunmadığı,
öte yandan, murisin terekesinde 6 parça taşınmazının bulunduğu anlaşılmaktadır.Yukarıda açıklanan ilkeler ve somut olgular birlikte değerlendirildiğinde, asıl ve birleştirilen davaya konu 703 ada 5 parseldeki 2182/2982 payın davalıya temlikine ilişkin mirasbırakanın gerçek amaç ve iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı ve bu amaçla temlikin gerçekleştirilmediği kabul edilmelidir.
Hâl böyle olunca; asıl ve birleştirilen 2013/66 Esas sayılı davalara konu 703 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 2182/2982 payın temlikine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/477, K. 2021/1292, 8 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama