İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1861 K.2022/5195

.....

Esas2022/1861Karar2022/5195Tarih27 Haziran 2022Okuma7 dk · 1.479 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/1861 E., 2022/5195 K.·Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.479 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

.....

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına dair verilen karara, Bölge Adliye Mahkemesince uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne ilişkin verilen karar, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı, davalı ... ile dava dışı .... Tic. Ltd.

Şti'nin ortağı olduklarını, şirket borçları nedeniyle davalı ...'ın kredi çekebilmesi için dava konusu 3358 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan 29 nolu bağımsız bölümü davalı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın Şekerbank Tarsus Şubesinden 50.000 TL'lik kredi kullandığını, ancak şirket borçlarının giderek artması nedeniyle sahibi oldukları şirkette sigortalı çalışan davalı ...'ye taşınmazı devrederek onun da kredi kullanmasının sağlandığını kredi ödemelerini davalı ... ile beraber yaptıklarını,

davalı ...'ın davalı ...'e Tarsus 1. İcra Dairesi'nin 2015/552 E dosyasındaki borcu nedeni ile davalı ...'nin muvazaalı olarak dava konusu taşınmazı davalı ...'e devrettiğini, son devrin izin ve onayı olmaksızın yapıldığını, satış bedelinin gerçek bedelden düşük olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

2.1. Davalı ..., ...'ın yaptığı temlikin ve davalı ...’ye yaptığı satışın gerçek olduğunu, diğer temlik ile ilgili bilgisinin olmadığını, yalnızca icra dosyasında davalı lehine taahhütte bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada taşınmazı kredi kullanabilmek için devraldığını, davalı ...'ye de kredi kullanabilmesi için devrettiğini, şirket borçları için ...’den alınan ödünç para geri ödenemediğinden evin ...’e devredilmesini rica ettiğini bildirmiştir.

2.2. Davalı ..., temliklerin gerçek olduğunu belerterek davanın reddini savunmuş, aşamada dava konusu taşınmaz adına devredilerek kredi kullanıldığını, kredinin bir kısmının şirket tarafından ödendiğini, ödemelerin aksamasıyla diğer davalıya devir yaptığını bildirmiştir. 2.3. Davalı ..., taşınmazı ipotek borcunu mahsup ederek satın aldığını, taşınmazı satın aldığında davacıya tahliye ihtarı gönderdiğini, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ve 2017/147 E. 2019/111 K. sayılı kararıyla; inançlı işlem olgusunun ispatlandığı gerekçesiyle ... aleyhine açılan davanın kabulü ile taşınmazın davacı adına tesciline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.İstinaf Nedenleri

2.1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazı herhangi bir zorlama olmaksızın borca karşılık satın aldığını, aldıktan sonra çevre düzenleme vergisini ödediğini, ayrıca kendisine yapılan satıştan sonra satıştan sonra ... ... çocukları tarafından kredi ödemelerinin yapıldığını, bu kişilerin tanık olarak dinlenmesine yönelik talebin reddedildiğini, ... ...’in taşınmazın satın alınmasından 3 yıl önce davacıların şirketindeki işinden ayrıldığını, iddiaları kanıtlayacak yazılı belgenin bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.2. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; tüm şirket ortaklarının sahip olduğu bağımsız bölümlerin icra nedeniyle satıldığını, davacının hak iddia ettiği taşınmaz nedeniyle herhangi bir mağduriyetinin söz konusu olmadığını, diğer davalıdan borç olarak alınan paranın da şirket borçlarına hasredildiğini ve davaya konu taşınmazların kredi borçlarının şirket tarafından ödendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 01/10/2019 tarihli ve 2019/929 E. 2019/1009 K. sayılı kararıyla; temliklerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davalı ... yönünden açılan davanın esastan, davalı ... ve ... yönünden açılan davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı

Dairenin 19/04/2021 tarih ve 2020/1030 E., 2021/2376 K. sayılı ilamıyla.

“Somut olaya gelince; ilk el davalı ...'ın taşınmazı şirket borçlarının ödenmesi için kredi temin etmek amacıyla devraldığını bildirerek inançlı işlem olgusunu kabul ettiği, ikinci el davalı ...'nin ise şirket çalışanı olması ve taşımazın üzerine devri sağlanarak kredi kullanıldığını beyan etmesi, taşınmazı devralırken çektiği kredinin bir kısım taksitlerinin davacı, davalı ... ile üçüncü el olan kayıt maliki davalı ... tarafından ödenmesi,

davalı ...'in taşınmazı ipotekli olarak satın alması ve ilk el davalı ... ile teyze çocuğu olmaları olguları gözetildiğinde davalılar ... ve ... ...'in inançlı işlemi bilen ya da bilmesi gereken kişi konumunda oldukları, bu kapsamda TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacakları sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca, inançlı işlem iddiasının sabit olduğu gözetilerek, davalı ...'nin Anadolubank AŞ.'den kullandığı kredi taksitlerinin kim tarafından yatırıldığının açıklığa kavuşturulması, davacı ...’ın ödemediği kısım var ise, Türk Borçlar Kanununun (TBK) 97. maddesi uyarınca bu bedelin mahkeme veznesine depo edilmesi için süre verilmesi, yatırıldığı takdirde davanın kabul edilmesi, davacının ödemekle yükümlü olduğu taksitin bulunmadığı saptanır ise depo kararı verilmeksizin davanın kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin 17/01/2022 tarihli ve 2021/1071 E. 2022/79 K. sayılı kararıyla; davalı ...'nin Anadolubank AŞ.'den kullandığı kredi taksitlerinin kim tarafından yatırıldığının açıklığa kavuşturulduğu, davalı ... vekili tarafından, ... ve ... ... tarafından yapılan ödemelerin davalı ... adına yapıldığı ileri sürülmüş ise de bu şahısların taşınmaz ...'e devredilmeden öncede farklı tarihlerde ödemeler yapmış olmaları ve ... ... ile aralarında bir bağın olmaması nedeniyle devir sonrasındaki ödemelerin ... ... adına olmadığı kanaatine varıldığı,

davalı ... ve eşi tarafından yapılan ödemelerin toplamının depo ettirildiği (davacı ...’ın ödemediği 33.430,35 TL) gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, depo edilen 33.430,35 TL'nin karar kesinleştiğinde davalı ...'e ödenmesine karar verilmiştir.

4. Bozma Sonrası Bölge Adliye Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Temyiz Nedenleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğine ilişkin önceki beyanlarını tekrarlayarak, ayrıca, kredi taksitlerinin davalının akrabası olan ..., ... ve ... tarafından ödendiğini, bu kişilerin tanık olarak dinletilmesi yönündeki talebin reddedildiğini, davalının ipotek bedeli dışında çevre düzenleme giderlerini de ödediğini, bu taksitlerin ödendiği tarihlerde ... ...’in kendi şirketi bulunup ... ...’in ise ... ...’in sigortalı çalışanı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

6. Gerekçe

6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

6.2. İlgili Hukuk

6.2.1. Bilindiği üzere; inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.

6.2.2. Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.

6.2.3. Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır.

6.2.4. İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. (818 s. Borçlar Kanunu 818 s. Borçlar Kanunu’nun (BK). m.; 6098 s. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 97. m.). Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler. Buna dair akit hükümleri de TBK'nın 26 ve 27. maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır.

6.2.5. Uygulamada mesele, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir. İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir. Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hemde taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz.

6.2.6. 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, inançlı işleme dayalı iddianın, şekle bağlı olmayan yazılı delille kanıtlanması gerekeceği kuşkusuzdur. Şayet, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi birtakım belgeler var ise bunların delil başlangıcı sayılacağı ve iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale geleceği sabittir. Şayet, delil başlangıcı sayılacak böylesi bir olgu da bulunmuyor ise iddia sahibinin son başvuracağı delilin karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu da şüphesizdir.

6.3. Değerlendirme

Hükmüne uyulan (V/2) numaralı paragraftaki bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (V/3.) numaralı paragrafta gösterilen şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 12.888,83- TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/06/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/1861, K. 2022/5195, 27 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Türü : Tapu İptali Ve Tescil
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1861
Karar No
2022/5195
Tarih
27 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/1861 K.2022/4800
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1861 K.2022/4196
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1862 K.2022/4311
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/1863 K.2022/4491
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1863 K.2022/4291
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/1864 K.2022/4479

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.