KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2022/5616 E., 2023/5595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1014 E., 2022/271 K.
- Hüküm/karar
- Dava ret / başvuru esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ...Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/1459 E., 2021/277 K.
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı,...ili, ...ilçesi, Özler köyü 180 ada 1 ve 181 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda 3 ayrı mevkide toplam 20.410,03 m2 alanın dedesi ve babasından kendisine kaldığını, dava konusu taşınmazın zilyedi olduğunu ve tasarrufunda bulunduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine, savunma getirmemiştir.
2. Dahili davalı ..., davaya dahil edilmiş ancak savunma getirmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dava konusu taşınmazlarda kadastro tespit tarihinden geriye doğru en az 20 yıl fasılasız ve davasız malik sıfatı ile zilyet olduğunu ispatlayamadığı, tapu iptal ve tescil için aranan şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma yapıldığını, delillerin yanlış değerlendirildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazlarda geçmişte az da olsa kullanım ve tarımsal faaliyete ilişkin emare var ise de söz konusu zilyetliğin yüzeysel ve kısmi kalıp taşınmaz iktisabının zamanaşımı zilyetliği koşullarını sağlayabilecek nitelikte olmadığı, bilirkişi raporunun yeterli bilimsel değerlendirmeyi haiz ve hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 inci maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, dava konusu yerin imar ve ihyasının gerçekleştiğini bildirerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Kadastro sonucu, dava konusu...ili, ...ilçesi, Özler köyü, 180 ada 1 parsel sayılı, 86.362,66 m2 yüzölçümlü ve 181 ada 1 parsel sayılı, 114.814,51 m2 yüzölçümlü ham toprak vasıflı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edildiği, dava açılmadığından kadastro tespitlerinin 27.07.2010 tarihinde kesinleştiği, sonrasında kamu orta malı parseline dönüştürüldüğü ve vasfının mera olarak 23.03.2016 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/5616, K. 2023/5595, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama