İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6942 K.2022/8433

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonucunda; Mahkemece asıl ve birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre…

Esas2022/6942Karar2022/8433Tarih22 Aralık 2022Okuma8 dk · 1.573 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/6942 E., 2022/8433 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Aralık 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.573 kelime·8 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonucunda; Mahkemece asıl ve birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi;

I. DAVA

Davacılar asıl davalarında, mirasbırakanları anneanneleri ...'ın diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak, aynı zamanda akli melekelerinin zayıf olduğu bir sırada 462 parsel sayılı taşınmazını hibe akdi ile 500, 128, 183,188 ve 70 parsel sayılı taşınmazları ise ölünceye kadar bakma akdiyle davalı torunu ...’e devrettiğini; birleştirilen davalarında, mirasbırakanın 654, 670, 669, 252 ve 50 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu ...’e satış ve bağış şeklinde devrettiğini, anılan temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı ..., bağış akdinde muvazaa iddiasının asılsız olduğunu, ölünceye kadar bakım akdinin ise gerçek olup murise baktığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı ..., diğer paydaşlardan da pay satın aldığını ve iddiaların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin (birleştirme öncesi) 26/07/2011 tarihli ve 2010/356 E., 2011/449 K. sayılı kararıyla; murisin akıl zayıflığı bulunduğu iddiasının soyut iddiadan öteye geçmediği, bağış sözleşmesinin murisin iradesine uygun bulunduğu, davalının ölünceye kadar bakım akdiyle üstlendiği murisi bakıp gözetme yükümlülüğünü yerine getirdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Birinci Bozma Kararı

Dairenin 26.09.2013 tarihli ve 2011/14318 E., 2012/4184 K. sayılı kararıyla; “...Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir.

Hal böyle olunca; ölünceye kadar bakım akdine konu taşınmazlarla ilgili olarak mirasbırakanın gerçek amacının açıklığa kavuşturulması bakımından... araştırma ve değerlendirme yapılması, gerekse mirasbırakanın oğlu ...'e yaptığı temliklerle ilgili aynı yer Mahkemesinin 2010/361 E., 2011/448 K sayılı dosyasının da değerlendirme kapsamına alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.’ gerekçesiyle; aynı Mahkemenin 2010/361 Esas sayılı dosyası üzerinden 669 parselin muris Hüsniye ile ilişkisinin bulunmadığı,

diğer taşınmazlarda murisin payını davalıya satmayıp bağışladığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairece“….dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek miras bırakanın akit tarihinde ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, miras bırakanın ehliyetsizliğinin saptanması halinde davanın kabul edilmesi; ehliyetli olduğunun saptanması halinde ise mirasbırakan ... tarafından davalı ...'e aynı akitle yapılan temliklerin bağış niteliğinde olduğu, bu şekilde sağlararası yapılan temlik işleminde 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı,

koşullarının varlığı halinde TMK'nın 560 ila 571.maddeleri arasında öngörülen tenkis davasına konu olabileceğinden, davacının bu yöne ilişkinin talebinin değerlendirilerek olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerektiği açıktır." gerekçesiyle bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme isteği Dairenin 30.10.2012 tarihli ve 2012/11962 E., 2012/12010 K. sayılı kararıyla reddedilmiştir.

3. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.05.2016 tarihli ve 2014/384 E., 2016/169 K. sayılı kararıyla; bozma kararına uyulmuş, dava dosyaları birleştirilmiş, yapılan yargılamanın sonucunda asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. 4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. İkinci Bozma Kararı

Dairenin 09.07.2020 tarihli ve 2017/5556 E., 2020/3693 K. sayılı kararıyla; “…Hemen belirtilmelidir ki; bozma kararına uyulmuş olmakla usuli kazanılmış hak kuralı uyarınca bozma kararında gösterilen şekilde inceleme yapılarak belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi zorunludur. Bu hususun kamu düzeniyle ilgili olduğu tartışmasızdır.

Somut olayda, Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen asıl davadaki çekişmeli taşınmazların temlik tarihleri itibariyla fiil ehliyeti araştırması yapılmadan birleştirilen davadaki taşınmazların temlik tarihindeki fiil ehliyeti raporu ile yetinilerek sonuca gidildiği görülmektedir.

Hal böyle olunca, 12/04/1999 ve 02/06/1999 tarihlerinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olup olmadığının araştırılması, ehliyetsiz olması halinde asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmesi, ehliyetli olması halinde ise asıl davada muris muvaazası iddiasının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir.Kabule göre de; davalar birleştirilse dahi ayrı dava olma özelliklerini korurlar.

Bu nedenle birleştirilen her bir dava bakımından ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Keza 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesine göre de hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği açıktır.

O halde, asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaması hatalıdır." gerekçesiyle bozulmuştur.

6. Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 19.10.2021 tarihli ve 2020/412 E., 2021/468 K. sayılı kararıyla; murisin Adli Tıp Kurumu raporları ile akit tarihleri (15/01/1980, 12/04/1999 ve 02/06/1999) itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğu, davalının ölünceye kadar bakma akdiyle üstlendiği murise bakıp gözetme yükümlülüğünü, murisin ölümüne kadar yasanın istediği anlamda yerine getirdiği, 462 parsel sayılı taşınmazla ilgili bağış suretiyle temlikin murisin iradesine uygun olduğu gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleştirilen davada, dava konusu 669 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ile ilgisi bulunmadığı,

diğer taşınmazların bağış suretiyle devir edildiği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine, ayrıca her iki davada davacılar vekilince 25.06.2013 tarihli dilekçesinde taleplerinin sadece tapu iptali ve tescil olduğu, ayrıca tenkis taleplerinin bulunmadığı belirtildiğinden asıl ve birleştirilen davada tenkis yönünden de davaların reddine karar verilmiştir.

7. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili, mirasbırakanın bakım ihtiyacı bulunmadığını, aksine davalıların mirasbırakanın gelirinden faydalandıklarını, her ne kadar Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış ise de, mirasbırakanın demans hastalığı bulunduğunu, fiil ehliyetini haiz olmadığını, tenkis yönünden değerlendirme yapılmadığını, mirasbırakanın tüm malvarlığının araştırılmadığını bu yöndeki taleplerinin reddedildiğini, mirasbırakanın tüm taşınmazını devrettiğini, amacının mal kaçırmak olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

9. Gerekçe

9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

9.2. İlgili Hukuk

9.2.1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611 inci maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına Yasa'nın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer.

Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

9.3. Değerlendirme

9.3.1.

Dosya içeriği, toplanan deliller ve Dairemiz eksiklik talep müzekkeresi ile getirtilen kayıtlardan, mirasbırakan ....’ın 03.09.2010 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak kendisinden önce ölen kızı ...’dan olma torunları davacı ..., ..... ile davalı oğlu ...’in kaldıkları, davalı ...’in ise ...’in oğlu olduğu, mirasbırakanın 654, 50,670 ve 252 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/5 payını 15/01/1980 tarihinde davalı oğlu .....’e bağışladığı, 462 parsel sayılı taşınmazını 12.04.1999 tarihinde bağış suretiyle.

70,128,183,188 ve 500 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını ise 02.06.1999 tarihinde ölünceye kadar bakma akdiyle davalı torunu ...’e devrettiği, 669 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanla ilgisinin olmadığı, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar ile mirasbırakanın temlik tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğu, davacılar vekilinin 25.06.2013 tarihli dilekçesi ile tenkis istemlerinin bulunmadığı, taleplerinin tapu iptali ve tescil olduğu, anlaşılmaktadır.

9.3.2. Hemen belirtmek gerekir ki, Dairenin birinci bozma kararında da değinildiği üzere ölünceye kadar bakma akdi ile yapılan temliklerde mirasbırakanın asıl amacının kendisine baktırmak mı, yoksa mirasçılardan mal kaçırmak mı olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekir. Özellikle, ölünceye kadar bakma akdine konu taşınmazlarla, var ise mirasbırakanın temlik dışı taşınmazlarının, temlik tarihi itibarıyle değerleri esas alınarak yapılan temlikin makul ölçülerde olup olmadığı değerlendirilmelidir.

9.3.3. Somut olayda, asıl ve birleştirilen davalarda mirasbırakanın bağış suretiyle devrettiği taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Ancak, mirasbırakan 02.06.1999 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile 5 adet taşınmazdaki payını davalı torunu ...’e devretmiş, üzerinde taşınmaz kalmamıştır. Bu olgular tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın asıl amacının kendisine baktırmak değil mirasçılardan mal kaçırmak olduğu anlaşılmaktadır.

9.3.4. Hal böyle olunca, asıl davada ölünceye kadar bakma akdi ile devredilen taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin bu yönlere değinen ve yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 22.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/6942, K. 2022/8433, 22 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6942
Karar No
2022/8433
Tarih
22 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/6943 K.2022/18000
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/6943 K.2022/14373
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6943 K.2022/9191
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/6944 K.2022/19278
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/6945 K.2022/13511
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/6946 K.2022/9311

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.