İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7340 K.2023/524

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Küre Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.12.2016 tarihli ve 2016/20 Esas – 2016/44 Karar sayılı kararın onanmasına ilişkin olan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve…

Esas2022/7340Karar2023/524Tarih26 Ocak 2023Okuma15 dk · 3.084 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/7340 E., 2023/524 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ocak 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar
Kısmen Kabul - Kısmen Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.084 kelime·15 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Küre Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.12.2016 tarihli ve 2016/20 Esas – 2016/44 Karar sayılı kararın onanmasına ilişkin olan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve 2021/2780 Esas - 2021/4152 Karar sayılı kararının düzeltilmesi, süresi içerisinde bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacılar ... ve ... müşterek dava dilekçesinde; dava konusu 101 ada 154, 229, 257, 278, 297, 305, 323, 348, 355, 384, 403 ve 469 parsel sayılı taşınmazların murisleri olan dedeleri ...’den geldiğini, buna rağmen kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, 101 ada 355 ve 438 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların da aynı şekilde ... adına işlem gördüğünü ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

2. Davacılar ... ve ... 25.10.2011 tarihli müşterek ıslah dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tapu kayıt maliki olan ...’ın, murisleri ...’nin kardeşi olduğunu, dava konusu taşınmazlar ... ile ...’nin ortak malı olduğundan, taşınmazların yarı payının murisleri ...’ye ait olduğunu, ayrıca dava dilekçelerinde bahsi geçen 101 ada 438 parsel sayılı taşınmazın parsel numarasının doğrusunun 348 olduğunu, 101 ada 438 parsel sayılı taşınmazı dava konusu etmediklerini berlirterek, dava konusu taşınmazların yarı payının iptali ile ... mirasçıları olarak adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

3. Davacılar ... ve ... 23.02.2012 tarihli müşterek beyan dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların davalı tarafla müşterek kök murisleri olan dedelerinin babası ...’ye ait olduğunu, taşınmazların murisleri ... ile davalıların murisleri ... tarafından birlikte kullanıldığını, kadastro çalışmaları sırasında murisleri ...’in köyde olmamasını fırsat bilen ... mirasçılarının, taşınmazları murisleri ... adına yazdırdığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların yarı payının iptali ile muris ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacıların murisi olan ...’nin amcası olduğunu, davacıların bugüne kadar hep İstanbul’da ikamet ettiğini, kendini bildi bileli köye gelip gittiklerini görmediğini, davacıların dava konusu taşınmazlarda haklarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların evveliyatı itibariyle davacı tarafla müşterek kök murisleri ...’ye ait olduğunu, ...’in ölümüyle geriye davacıların murisi olan ..., kendi murisi ... ve dava dışı ... ... ile ... ...’un kaldığını, davacıların murisinin çok küçük yaşta köyü terkettiğini ve yıllarca köye gelmediğini, kök murisin de 3 çocuğu arasında taşınmazlarını paylaştırdığını, dava konusu taşınmazların önce murisleri ... tarafından, onun ölümüyle de çocukları tarafından yıllardır kullanıldığını, bu süreçte davacıların murisinin bu taşınmazlardan hak talep etmediğini,

kök muris ...’in oğlu olan amcaları ... ile halaları ...’nin taşınmazlardaki hakkını murisleri ...’e sattığını, bu durumda davacıların murisinin taşınmazlarda hakkının kalmadığını, bir an için taksimin geçersiz olduğu kabul edilse dahi, davacıların murisi ...’nin taşınmazlardaki payının ¼ değil ½ olacağını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Diğer davalılar tarafından davaya cevap verilmemiş; davalı ... Vural 06.09.2011 tarihli duruşmada, davacıları tanımadığını, dava konusu taşınmazların kendilerine ait olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Küre Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli ve 2011/27 Esas, 2014/52 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 101 ada 154 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacılara ait olduğu, diğer dava konusu taşınmazlar yönüyle ise, davacı tarafın iddiasını ispatladığı, davalı tarafın ise bu iddianın aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle;

Davanın kısmen kabulüne, dava konusu 101 ada 154 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın, isimleri ve payları açıkça gösterilmek suretiyle ... mirasçıları adına tesciline, Dava konusu 101 ada 229, 257, 278, 297, 305, 323, 348, 355, 384, 403 ve 469 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının yarı payının iptali ile iptal edilen bu payın isimleri ve payları açıkça gösterilmek suretiyle ... haricindeki ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacılar ... ve ... ile davalılardan ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Onama - Bozma Kararı

Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarihli ve 2014/16009 Esas, 2015/7145 Karar sayılı kararıyla; “ Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, dava konusu taşınmazın tarafların müşterek kök murisi ... terekesine ait olmayıp davacıların miras bırakanı ...'ye ait olduğunun anlaşılmasına göre, dava konusu 101 ada 154 sayılı parsel yönünden yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkındaki hükmün onanmasına;

dava konusu 101 ada 229, 257, 278, 297, 305, 323, 348, 355, 384, 403 ve 469 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı ...'ın temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi ...'ten tarafların murisleri ... ile ...'a kaldığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi ...'den kaldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı,

davalı ... tarafından, dava konusu taşınmazlardaki amcası ... ... ile halası ... ...'un miras paylarının, babası ... tarafından dosya kapsamına sundukları harici satış senetleri ile satın alındığının iddia edildiği, o halde taraflar arasındaki ihtilafın, dava konusu taşınmazlardaki ... mirasçılarından ... ... ile ... ...'a ait miras paylarının, davalıların miras bırakanı ... tarafından dosyada mevcut satış senetleri ile satın alınıp alınmadığı noktasında toplandığı,

Mahkemece davalı ... tarafından sunulan satış senetlerinin, keşif sırasında fen bilirkişi marifetiyle dava konusu taşınmazlara uygulanarak sınırları belirlenmediği gibi, söz konusu satış senetlerinin tanıklarının da dinlenilmediği, hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşabilmek için mahallinde 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve senet tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılması, dosya kapsamında mevcut satış senetlerinin yöntemince zemine uygulanması, sınırlarının belirlenmesi, dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığının denetlemeye elverişli kroki ve raporlar ile tespit edilmesi,

taşınmazlardaki miras paylarının davalıların murisi ...'a satılıp satılmadığı hususlarının tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi kurulu, senet tanıkları ve taraf tanıklarından sorulup saptanmaya çalışılması, senetlerde imzası bulunan tanık ve köy ihtiyar heyeti üyelerinden, senetlerin nerede ve ne amaçla düzenlendiği hususlarında bilgi alınması, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur.

C. Yargıtay Onama - Bozma Kararına Karşı Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar Yargıtay onama - bozma kararına karşı süresi içerisinde davacılar ... ve ... tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulmuştur.

D. Kabul – Onama – Bozma Kararı

Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/16930 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararıyla; “ Davacılar ... ve ... hükmü temyiz ettikleri halde sehven temyiz istemlerinin değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı tarafın karar düzeltme talebinin bu nedenle kabulü ile Dairenin 02.06.2005 tarih, 2014/16009 Esas, 2015/7145 sayılı ilamın ortadan kaldırılmasına karar verilerek temyiz istemlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda;

dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, dava konusu taşınmazın tarafların müşterek kök murisi ... terekesine ait olmayıp davacıların murisi ...'ye ait olduğunun anlaşılmasına göre, dava konusu 101 ada 154 sayılı parsel yönünden yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkındaki hükmün onanmasına;

dava konusu 101 ada 229, 257, 278, 297, 305, 323, 348, 355, 384, 403 ve 469 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı ... ile davacılar ... ve ...'nin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi ...'ten tarafların murisleri ... ve ...'a kaldığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi ...'den kaldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı,

davalı ... tarafından, dava konusu taşınmazlardaki amcası ... ... ile halası ... ...'un miras paylarının, babası ... tarafından dosya kapsamına sundukları harici satış senetleri ile satın alındığının iddia edildiği, o halde taraflar arasındaki ihtilafın, dava konusu taşınmazlardaki ... mirasçılarından ... ... ile ... ...'a ait miras paylarının, davalıların miras bırakanı ... tarafından dosyada mevcut satış senetleri ile satın alınıp alınmadığı noktasında toplandığı,

Mahkemece davalı ... tarafından sunulan satış senetlerinin, keşif sırasında fen bilirkişi marifetiyle dava konusu taşınmazlara uygulanarak sınırları belirlenmediği gibi, söz konusu satış senetlerinin tanıklarının da dinlenilmediği, hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşabilmek için mahallinde 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve senet tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılması, dosya kapsamında mevcut satış senetlerinin yöntemince zemine uygulanması, sınırlarının belirlenmesi, dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığının denetlemeye elverişli kroki ve raporlar ile tespit edilmesi,

taşınmazlardaki miras paylarının davalıların murisi ...'a satılıp satılmadığı hususlarının tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi kurulu, senet tanıkları ve taraf tanıklarından sorulup saptanmaya çalışılması, senetlerde imzası bulunan tanık ve köy ihtiyar heyeti üyelerinden, senetlerin nerede ve ne amaçla düzenlendiği hususlarında bilgi alınması,

bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, taşınmazların toplam 18.900 pay kabul edilmek suretiyle payları oranında mirasçılar adına tesciline karar verildiği halde, mirasçılardan 945 pay sahibi ...'nin adının ve payının yazılmayarak hükmün infazında tereddüt yaratılmasına sebebiyet verilmesi dahi isabetsiz olup, davalı ... ile davacılar ... ve ...'nin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle 101 ada 229, 257, 278, 297, 305, 323, 348,

355, 384, 403, 469 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.

E. Mahkemece Kabul- Onama - Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar

Küre Asliye Hukuk Mahkemesince kabul- onama - bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 22.12.2016 tarihli, 2016/20 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların tarafların müşterek kök murisi ...’den geldiği,

davalı tarafça dosya arasına sunulan satış senetleri incelendiğinde, kök muris ...’nin kızı ... ...’un, 31.01.1972 tarihli harici satış senediyle, Küre ilçesi, ... köyünde bulunan, anne ve babasından gelen bilumum taşınmazlardaki hissesini 10.000 TL bedel mukabilinde kardeşi ...'a sattığı, yine kök muris ...’nin oğlu ... ...’nin, 05.01.1953 tarihli harici satış senediyle, Küre ilçesi, ... köyü, Ötürgeç mevkinde bulunan tarladaki babasından gelen hissesinin tamamını 300 TL bedel mukabilinde kardeşi ...'a sattığı, mahallinde yapılan keşif sonucunda bu senedin dava konusu 101 ada 403 parsel sayılı taşınmazı kapsadığının anlaşıldığı,

bu durumda davacıların murisi ...’nin dava konusu taşınmazlarda ¼ payının bulunduğu, ... bir kısım mirasçılarının, 08.06.2016 tarihinde yapılan duruşma sonunda verilen “dosyanın işlemden kaldırılmasına” ilişkin ara karardan rücu edilmesine ilişkin olarak yaptıkları itirazların da reddine karar verilmiş olduğu gerekçesiyle;

Davacı ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ...'nin açmış oldukları davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,

Davacı ... ile ... mirasçısı ...'nin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 101 ada 229, 257, 278, 297, 305, 323, 348, 355, 384, 403 ve 469 parsel sayılı taşınmazların her biri 75600 pay kabul edilmek suretiyle, her bir taşınmazın 972 payının iptali ile 567 payın davacı ... adına, 405 payın ise ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan 74628 payın taşınmazların tapu maliki ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

F. Kabul - Onama - Bozma Kararı Sonrası Mahkemece Verilen Karara Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacılar ... ve ... ile ...’nin davacılar dışındaki tüm mirasçıları tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

G. Temyiz Nedenleri

Davacılar ... ve ... ile ...’nin davacılar dışındaki tüm mirasçıları müşterek temyiz dilekçelerinde özetle.

Mahkemece ... ve ... dışındaki davacıların davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, eldeki davanın terekeye döndürme istemli olduğunu, davacılar ... ve Yüksek ... dışındaki tüm ... mirasçıları tarafından davaya muvafakat edildiğini, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarihli, 2014/16009 Esas, 2015/7145 Karar sayılı kararında da dava konusu taşınmazların davalı tarafla müşterek kök murisleri ...’den geldiğinin kabul edildiğini, davalı tarafça dayanılan senetlerin geçerli olmadığını,

kaldı ki 05.01.1953 tarihli harici satış senedinin yalnızca dava konusu 101 ada 403 parsel sayılı taşınmazı kapsadığının Mahkemece de kabul edildiğini, dosya kapsamına göre davalarını kanıtladıklarını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

H. Onama Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve 2021/2780 Esas, 2021/4152 Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğine, bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmış olmasında isabetsizlik bulunmadığı gibi, davanın esası yönünden de mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar

Yargıtay onama kararına karşı süresi içerisinde davacı ... ile ...’nin bir kısım mirasçıları vekili tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulmuştur.

B. Karar Düzeltme Nedenleri

Davacı ... ile ...’nin bir kısım mirasçıları vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; müvekkillerinin usuli müktesep haklarının ihlal edildiğini, Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın davacılar ... ve ... ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın Yargıtay 16. Hukuk Dairesince dava konusu 101 ada 154 parsel sayılı taşınmaz yönüyle onanmasına,

dava konusu diğer taşınmazlar yönüyle ise araştırmaya yönelik olarak bozulmasına karar verildiğini ancak Yargıtay bozma ilamında ... mirasçılarının davaya muvafakat etmek suretiyle yargılama devam edemeyeceklerine dair bir değerlendirme yapılmadığını, bozma öncesi ve sonrası mahkeme dosyasının bir bütün olduğunu, bozma öncesi Mahkemece kabul gören muvafakatların, bozma sonrası kabul görmemesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki bozma sonrası tensip zaptının müvekkillerine usulsüz şekilde tebliğ edildiğini, eldeki dava terekeye döndürme istemli olup, müvekkillerinin murisi olan ...’nin tüm mirasçılarının davaya muvafakat ettiğini,

davalı tarafın dayandığı satış senetlerinin geçersiz olduğunu, 05.01.1953 tarihli harici satış senedinde imza dahi bulunmadığını, söz konusu senedin geçerli olduğu kabul edilse dahi bu senedin yalnızca dava konusu 101 ada 403 parsel sayılı taşınmazı kapsadığının Mahkemece kabul edildiğini, müvekkilleri tarafından davanın kanıtlandığını ileri sürerek, onama kararının kaldırılarak kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

a) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 640. maddesi. “Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan ... temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.”

b) TMK'nın 701. maddesi; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin ..., ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.”

c) TMK'nın 702. maddesi; “Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden ... topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.” hükümlerini içermektedir.

3. Değerlendirme

1. Kadastro sonucunda Kastamonu ili, Küre ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 154 parsel sayılı 7.579,51 metrekare, 101 ada 229 parsel sayılı 998,16 metrekare, 101 ada 257 parsel sayılı 14.612,11 metrekare, 101 ada 278 parsel sayılı 3.505,07 metrekare, 101 ada 297 parsel sayılı 3.059,48 metrekare, 101 ada 305 parsel sayılı 277,19 metrekare, 101 ada 323 parsel sayılı 3.235,90 metrekare, 101 ada 348 parsel sayılı 1.073,73 metrekare, 101 ada 355 parsel sayılı 50,75 metrekare, 101 ada 384 parsel sayılı 293,07 metrekare, 101 ada 403 parsel sayılı 5.021,89 metrekare ve 101 ada 469 parsel sayılı 1.075,39 metrekare yüzölçümüneki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Dosya içeriğine, Mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı ... ile ...’nin bir kısım mirasçıları vekilinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan sair karar düzeltme istemi yerinde değildir.

Ancak, davacılar ... ve ... müşterek dava dilekçeleri ile dava konusu taşınmazların murisleri ...’den geldiğini, buna rağmen taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazların adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişler, bilahare 25.10.2011 ve 23.02.2012 tarihli dilekçelerle taleplerini daraltarak,

dava konusu taşınmazların davalı tarafla müşterek kök murisleri ...’den geldiğini, taşınmazların yarı payının ise ...’in oğlu olan murisleri ... ...’ye ait olduğunu ileri sürerek taşınmazların yarı payının iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

... mirasçılarından ... ile ... 06.09.2011 tarihli ilk duruşmadaki beyanlarında; ...’nin çocukları olduklarını, dava konusu taşınmazların babaları ...’den kendilerine kaldığını, bu nedenle davaya muvafakat ettiklerini belirterek, davaya katılmak ve taşınmazlardaki babalarından kendilerine kalan payların adlarına tesciline karar verilmesini istemişler;

bu sırada ...’nin davacılar ... ve ... dışındaki tüm mirasçıları tarafından noterde düzenlenmiş olan 02.09.2011, 18.10.2011, 20.10.2011 ve 21.11.2011 tarihli “muvafakatname” başlıklı belgelerle, “Küre Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/27 Esas sayılı dosyasında görülen davaya, ... ve ...’nin bizlerin adına katılmalarına ... ve muvafakat ederiz.” şeklinde beyanda bulunarak davaya muvafakat ettikleri ve yargılama sırasında bu belgeleri dosya arasına sundukları görülmüştür.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen hükmün temyizi üzerine karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yukarıda açıklandığı şekilde, dava konusu 101 ada 154 parsel sayılı taşınmaz yönüyle onanmış, dava konusu diğer taşınmazlar yönüyle ise araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur.

Bozma sonrası 08.06.2016 tarihinde yapılan ilk duruşmaya yalnızca davacılardan ... katılmış, duruşma sonunda Mahkemece ... haricindeki diğer ... mirasçıları yönüyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. ... mirasçılarından ... 21.06.2016 tarihli dilekçesiyle, 08.06.2016 tarihli duruşmada kendisi yönüyle de dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini belirterek, davanın yenilerek tarafına duruşma gün ve saatinin bildirilmesini istemiştir.

13.07.2016 tarihinde yapılan ikinci duruşmaya davacılar ... ve ... ile ... mirasçılarından ..., ... ve ... katılmış, adı geçenler duruşmadaki beyanlarında davaya devam etmek istediklerini, daha önce de zaten davaya muvafakat ettiklerini belirtmişlerdir.

07.09.2016 tarihinde yapılan üçüncü duruşmaya davacılar ... ve ... ile ... mirasçılarından ... ile ... katılmış, adı geçenler duruşmadaki beyanlarında, bozma sonrası Mahkemece 08.06.2016 tarihinde yapılan ilk duruşma sonunda, kendileri yönüyle dosyanın işlemden kaldırılmasına dair ara karar kurulduğunu belirterek, söz konusu ara karardan rücu edilmesine karar verilmesini istemişler.

Mahkemece yapılan inceleme sonunda 08.06.2016 tarihinde yapılan duruşma sonunda verilen “dosyanın işlemden kaldırılmasına” ilişkin ara karardan rücu edilmesine ilişkin itirazların reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Bilindiği üzere; elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur. Davacı tarafın murisi ...’nin ölüm tarihi itibariyle terekesinin TMK'nın 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu ve eldeki davanın terekeye döndürme istemli olduğu kuşkusuzdur.

Davacılar ... ve ... dışındaki diğer ... mirasçıları tarafından eldeki davaya, “... ve ...’nin kendileri adına katılmalarına ... ve muvafakat ettiklerini” bildirir şekilde irade açıklamasında bulunulduğuna göre, davacılardan bir kısmının daha sonra duruşmalara gelmemesi veya davanın mirasçılardan bir kısmı tarafından takip edilmemesi, davanın tereke adına yürütülmesine engel oluşturmayacaktır.

Hal böyle olunca; eldeki davada aktif dava ehliyeti tamamlandığına ve eldeki dava davacılardan birisi tarafından karar tarihine kadar takip edildiğine göre, Mahkemece davacı ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ... yönüyle de işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, adı geçenler yönüyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerektiği halde sehven onandığı,

6100 sayılı Yasanın geçici HMK’nın 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 440/III-3. maddesi hükmü uyarınca “davanın açılmamış sayılmasına” ilişkin kararlara karşı karar düzeltme yolu kapalı olsa da, Mahkemece davacı ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ...'nin açmış oldukları davanın açılmamış sayılmasına yönelik kararının maddi hataya dayalı olduğu anlaşıldığından,

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve 2021/2780 Esas, 2021/4152 Karar sayılı onama kararının davacı ... ile ...’nin az yukarıda adı geçen mirasçıları hakkında verilen karar yönüyle ortadan kaldırılmasına ve hükmün açıklanan sebeplerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı ... ile ...’nin bir kısım mirasçıları vekilinin karar düzeltme isteğinin 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 440. maddesi uyarınca kabulüne, az yukarıda belirtilen gerekçelerle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve 2021/2780 Esas, 2021/4152 Karar sayılı onama kararının, davacı ... ile ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...), ... ve ... hakkında verilen karar yönüyle ortadan kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

26.01.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/7340, K. 2023/524, 26 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Onama - Bozma Kararı
  9. D. Kabul – Onama – Bozma Kararı
  10. G. Temyiz Nedenleri
  11. H. Onama Kararı
  12. V. Karar Düzeltme
  13. A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar
  14. B. Karar Düzeltme Nedenleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7340
Karar No
2023/524
Tarih
26 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7346 K.2023/745
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7349 K.2023/33
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7351 K.2023/190
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/7354 K.2023/87
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7354 K.2023/190
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/7355 K.2023/211

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.