İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1738 K.2023/2071

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/1738Karar2023/2071Tarih5 Nisan 2023Okuma6 dk · 1.158 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/1738 E., 2023/2071 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Nisan 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.158 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne, hükmün kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar dava dilekçelerinde, mirasbırakanları Hediye’nin maliki olduğu 1029, 1278, 999 ve 470 parsel sayılı taşınmazlarını davalıya temlik ettiğini, bedeller arasında fark bulunduğunu, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığını, davalının da taşınmazları alacak ekonomik gücü olmadığını, davalının muris ile arasının çok yakın olduğunu, devirlerin bağış amacıyla yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler, aşamada davacı ...’ın ölümü ile mirasçıları yargılamaya katılmışlardır.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde, temliklerin üzerinden 28 yıl, murisin ölümünün üzerinden ise 19 yıl geçtiğini, kötü niyetli olarak iddiada bulunulduğunu, taşınmazların sonradan değer kazandığını, 999 parsel sayılı taşınmazın ½ payının kendisine ait olduğunu, muristen 1/6 payın kendine geçtiğini, murisin geliri olmadığını, ihtiyacı oldukça mal sattığını, dava konusu taşınmazların ...

Üniversitesi tarafından kamulaştırıldığını, sonrasından kamulaştırmadan vazgeçildiğini, murisin aldığı kamulaştırma bedelini harcadığı için taşınmazlarını geri alamadığını, parayı kendisi ödediği için taşınmazların kendisine verildiğini, taşınmazları alacak ekonomik gücü bulunduğunu, murisin mirasçılarına intikal eden çok fazla sayıda taşınmazı olduğunu, mal kaçırma kastı ile hareket edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar istinaf dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin pek çok taşınmazının bulunduğunu, devir tarihinde satışa ihtiyacının olmadığını, yapılan işlemin satış olarak gösterildiğini ancak murisin banka hesaplarında bir hareketliliğin bulunmadığını, yapılan bağış işleminin mal kaçırma kastı ile yapıldığını, şekil noksanlığı nedeniyle işlemin iptali gerektiğini, murisin hayatında taşınmazlarını elden çıkarmayı düşünmediğini, ölümüne yakın günlerde mezkur taşınmazları mirasçılarından birisine satmasının anlamlı olmadığını, murisin maddi ihtiyacının bulunmadığını, 5 kez hacca gittiğini, köyde bakkalı olduğunu,

satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, murisin beşeri ilişkisi gibi olgulardan yararlanıldığını, murise davalının bakmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...’ın kızının küçük yaşta öldüğü, başka çocuğu olmadığı, eşinin akrabası olan davalının da küçük yaşta yetim kalması üzerine murisin davalıyı yanına alıp evlatlık olarak büyüttüğü, oldukça değerli olan çekişme konusu taşınmazları vekili eliyle evlatlık olarak büyüttüğü davalıya satış suretiyle temlikinin 01/04/1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davacıların muris muvazaasına yönelik iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların sonradan değer kazandığını, muris öldükten 19 yıl sonra davanın açıldığını, hakkın kötüye kullanıldığını, murisin ve eşinin düzenli bir geliri olmadığını, ihtiyaçları halinde taşınmaz sattıklarını, dava konusu taşınmazların kamulaştırıldığını, kamulaştırmadan vazgeçilmesi üzerine kamulaştırma parasını harcayan murisin bedeli ödeyecek durumları olmadığını, kendisinin bedeli ödeyerek taşınmazı edindiğini, tüm tanıkların da bu yönde beyanda bulunduklarını, murisin ve eşinin kendisini büyüttüğünü, buna rağmen diğer mirasçılara kin veya düşmanlık beslenilmediğini,

14 parça taşınmazın murisin ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, bu taşınmazların bedellerinin tespit edilmediğini, bilirkişinin 1984 yılındaki taşınmaz değerlerini hesaplayabilecek durumda olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Muris muvazaasında 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6 ncı maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası ise “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmünü düzenlemiştir.

3. Değerlendirme 1. Dosya içeriğinden; mirasbırakan Hediye'nin kayden maliki olduğu dava konusu 1029, 1278, 999 ve 470 parsel sayılı taşınmazlarını 20.04.1984 tarihinde davalı ... ... satış suretiyle temlik ettiği, 470, 1028 ve 1029 parsel sayılı taşınmazların muris tarafından 1980 yılında ... Üniversitesine temlik edildiği ve 1984 yılında tekrar mirasbırakan adına tescil edildiği, mirasbırakanın 10.03.1993 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi ... ile kardeşi 1980 yılında ölen ...'in mirasçıları olan davacıların kaldığı, davalı ... ... 13.12.2019 tarihinde öldüğü ve mirasçılarının davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır.

2. Somut olayda, dinlenen davacı tanıklarının ifadelerinde mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir olgular bildirmedikleri ve temliklerin muvazaalı olduğuna dair hükme yeterli bir açıklamada bulunmadıkları gibi davacıların tanığı ..., davalının istimlak parasını geri ödediği için taşınmazları aldığı yönünde beyanda bulunduğu, davalı tanıklarının davalı savunmasını doğruladığı, her iki taraf tanıklarının murise ve eşine davalı tarafından bakıldığını beyan ettikleri, mirasbırakanın mirasçılarına intikal eden taşınmazlarının da bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle, ispat yükü kendisinde olan davacıların temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığını usulünce ispat edebildikleri söylenemez.

3. Hal böyle olunca, davacıların iddialarını HMK'nın 190 ıncı ve TMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca ispat edemedikleri gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/1738, K. 2023/2071, 5 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1738
Karar No
2023/2071
Tarih
5 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1738 K.2023/3497
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/1739 K.2023/2304
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/1740 K.2023/5142
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1740 K.2023/2074
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1741 K.2023/1458
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/1742 K.2023/5296

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.