İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/18 K.2024/1363

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/18Karar2024/1363Tarih20 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.938 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/18 E., 2024/1363 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/2398 E., 2022/1927 K.
Hüküm/karar
Kısmen Kabul/Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/290 E., 2021/191 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.938 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; maliki olduğu 2391 ada 13 parsel sayılı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümün satışı için davalı ...’i 27.11.2018 tarihinde vekil tayin ettiğini, davalı ...’in anılan vekaletname uyarınca 28.11.2018 tarihinde taşınmazı düşük bedelle davalı ...’a temlik ettiğini, satış konusunda rızası olmadı gibi bilgisi de bulunmadığını, davalı ...’ın taşınmazı beş ay sonra davalı ...’a devrettiğini, kendisine bedel ödenmediğini, davalıların kötü niyetli olduğunu, dava konusu taşınmazda kardeşinin ikamet ettiğini, kardeşine temlik konusunda bilgi verilmediğini, tahliye ya da kira talebinde bulunulmadığını,

davalıların arkadaş olduklarını, taşınmazı alım güçlerinin olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa reel değerin faizi ile davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; otomotiv sektöründe yedek parçası satan bir şirketi olduğunu, bedelin düşük olmasının tek başına muvazaayı göstermediğini, davacıyı ve diğer davalıyı tanımadığını, taşınmazın satıldığını öncesinde birlikte iş yaptığı ...’tan öğrendiğini, ...’ın kendisine 250.000,00 TL borcu olduğunu, taşınmazın değeri 500.000,00 TL'nin, 250.000,00 TL’sinin borca karşılık olması ve 250.000,00 TL’nin de ödenmesini kararlaştırdıklarını, evde zor durumdaki küçük çocukları olan bir ailenin oturduğunu ve kendilerini toparlayana kadar oturmaları konusunda ... ile anlaştıklarını ...’e satış sırasında gördüğünü, taşınmazı aldıktan 3, 4 ay içerisinde taşınmazda ikamet eden ... ile kira konusunda görüştüklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... süresinde davaya cevap vermemiş, aşamada iddiaların kurgudan ibaret olduğunu, davacıya satış bedelinin ödendiğini, davacının temliklerden haberdar olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

3.Davalı ... süresinde davaya cevap vermemiş, aşamada ...’den alacaklı olduğunu, taşınmazı emaneten aldığını, sonrasında ...’e vekaleten verdiğini, ...’in borcunun bir kısmını nakit bir kısmını ise ... adında tanımadığı birinin çeki ile ödediğini, taşınmazın kime gittiğini bilmediğini, ...’dan alacaklı olduğunu, ondan yer aldığını, yeri veremeyince emaneten bir süreliğine dava konusu taşınmazı verdiğini, ...’in vekaleti ile işlemlerin yapıldığını, ...’ın, ...’in eniştesi olduğunu ve ...’in ...’ın şirketinde çalıştığını bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ve ...’ın taşınmazı vekil olan davalı ...’in vekaleti kullanımı ile edindikleri, vekil ...'in vekalet görevini kötüye kullandığını bildikleri veya kendilerinden beklenen özeni göstermelerine rağmen bilme olanaklarının bulunmadığı, bunun davacı tarafça ispat edilemediği, bedelin düşük gösterilmesinin tapunun iptali için yeterli sebep teşkil etmediği, keşfen belirlenen gerçek bedelin veya tapu resmi senedindeki bedelin davacıya ödendiğinin ispat edilemediği,

bu durumun vekil ... tarafından vekalet görevinin özenle ve sadakatle yerine getirilmediğini teyit ettiği, her ne kadar davalı ... vekili yemin deliline dayanmış ve bu delil kendilerine hatırlatılmış olsa da yemin delilinden vazgeçtiğini beyan ettiği gerekçesiyle davalı ... yönünden bedele hükmedilmiş, diğer davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar ... ve ... hakkındaki davanın husumetten reddinin hatalı olduğunu, delillerin bir kısmının dikkate alınırken bir kısmının görmezden gelindiğini, bu davalıların kısmi kabullerinin olduğunu, bir çok dosya verisinin kararda yer almadığını, gerekçenin yasaya uygun yazılmadığını, davalıların birlikte hareket ettiğini, satışın gerçek olmadığını, tanık beyanlarının gerekçede yeterince yer almadığını, davalılar ... ve ...'ın iyi niyetli üçüncü kişi olmadıklarını, vekaletin kötüye kullanıldığını bildiklerini, tüm davalıların çıkar ve işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davanın kanıtlanmadığını, delil sunulmadığını, davacının soyut iddiasına dayanarak karar verildiğini, Mahkemenin hatalı ve eksik değerlendirme ile karar verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın vekil ... aracılığıyla önce davalı ...'ya devredildiği, daha sonra davalı ...'in ...'dan vekaletname alarak ona vekaleten taşınmazı davalı ...'a devrettiği, Mahkemece gerekçede tapu iptali ve tescil yönünden kötü niyetin kanıtlanmadığının belirtildiği, davacı tanıklarının tamamının dinlenmediği ancak davacı vekilinin dinlenmeyen tanıklarının dinlenmesinden vazgeçtiği, vekil olan davalı ...'in bedeli ödediğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, her ne kadar yemin deliline dayanmış ise de daha sonra bu delilden vazgeçtiği, delillerin toplandığı,

son malik olan davalının kötü niyetli olduğunun davacı tarafça yasaya uygun olarak kanıtlanmadığı, son tapu malikinin iyi niyetli olduğu, davacının iddiasının davalıların işbirliği içerisinde hareket ettiğine ilişkin olduğu, bu nedenle davanın davalılar ... ve ...'a yöneltilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın tapu iptali ve tescili yönünden ret kararı kurulmamış ise de gerekçesinde davalıların iyi niyetli olduğunun kabul edildiği, gerekçe de bu hususun tartışıldığı,

tüm bu delillere göre tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedel yönünden talebin de sadece davalı ...'e yönelik olduğu dikkate alınarak bedele hükmedilmesinde yasaya aykırılık olmadığı, davalılar yönünden husumetten ret yasaya aykırı ise de davalı tarafça istinaf edilmediğinden, kabulü halinde davacı aleyhine hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedeller arasında aşırı fark olduğunu, kısa aralıklarla işlem yapıldığını, davalıların birbirlerini tanıdıklarını ve işbirliği içerisinde olduklarını, tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının çelişkili olduğunu, husumetten redde ilişkin itirazı olduğunun kararda yazıldığını, her iki işlemi de aynı vekilin yaptığını, davalı ...'ın taşınmazı emaneten aldığını beyan ettiğini, davalı ...'ın ...'ı tanıdığını, ...'i tanımadığını söylese de onun da ...'ın yanında çalıştığını ve akrabası olduğunu, ...'ın da kayıt maliki ...'a değil ...'a ödeme yaptığını bildirdiğini, Mahkemece bu ödemelerin ve çeklerin taşınmaz bedeli olarak kabul edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle, ... Gayrimenkul çalışanı olduğunu, davacının ... Gayrimenkul'e borcu olduğunu, bu borcun temlik alındığını, alacağa karşılık olarak taşınmazın alındığını, davacının satışlardan haberdar olduğunu, görüş ve onayının alındığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığına ilişkin delil sunulmadığını, davanın reddi gerektiğini, diğer davalılar hakkında davanın reddine karar verilerek salt hakkında hüküm tesis edilmiş olmasına da itirazı olduğunu, istinaf ilamında her ne kadar bu yönde itirazı olmadığından söz edilmişse de istinafın sebebe bağlı inceleme yapmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali-tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) 506 ncı maddesi,

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesi

3. Değerlendirme

1.Dosya içeriğinden; davacının Kadıköy ... Noterliğinin 27.11.2018 tarihli ve 17896 yevmiye numaralı dava konusu taşınmazın satış yetkisini de içerir vekaletnamesi ile davalı ...'i vekil tayin ettiği, davalı ...'in anılan vekaletnameyi kullanarak 28.11.2018 tarihinde dava konusu 13 parselde bulunan 6 nolu bağımsız bölümü davalı ...'a 100.000,00 TL bedelle temlik ettiği, ...'ın da yine vekil ... aracılığıyla taşınmazı 15.04.2019 tarihinde davalı ...'a 110.000,00 TL bedelle devrettiği, birinci temlik tarihinde taşınmazın değerinin 400.000,00 TL, ikinci temlik tarihinde ise değerinin 420.000,00 TL olarak tespit edildiği, 08.04.2021 tarihinde taşınmazın 6306 sayılı Yasa uyarınca resen Hazineye devredildiği görülmüştür.

Bilindiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506 ncı maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 390 ıncı maddesi) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.

Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

(TBK'nin 504/1) Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve hizmetleri üslenen basiretli bir vekilin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.

Vekil ile sözleşme yapan kişi TMK'nın 3 üncü maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması TMK'nın 2 nci maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu Yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

2. Somut olayda, ilk el ...'ın davalı vekil ...'in eniştesi olan dava dışı ...'dan alacağı olduğunu, dava konusu taşınmazı alacağına karşılık emaneten aldığını, borcun ... adında birinin çeki ile ödenmesi üzerine yine vekil ... aracılığıyla devir işlemlerinin yapıldığını, davalı ...'ın da taşınmazın satıldığını daha önce birlikte iş yaptığı dava dışı ...'dan öğrendiğini, ...'ın kendisine borcuna karşılık olmak ve üzerine ödeme yapmak suretiyle taşınmazı aldığını ileri sürdüğü görülmüştür.

Dava konusu taşınmazın, davacı ile ilgisi olmadığı halde dava dışı ...'ın borcu için iki kere el değiştirdiği, ilk elin taşınmazı temlik alma iradesinin dahi olmadığı, ikinci el konumundaki davalı ...'ın da taşınmazı kayıt maliki olarak görünen ...'dan aldığına yönelik bir beyanı olmadığı gibi üste para ödemek suretiyle dava dışı ...'dan alacağına mahsuben aldığını bildirdiği,

...'ın kendisinden beklenen özeni göstermesi halinde taşınmazın ...'a ait olmadığını öğrenebileceği, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davalı ...'in de bedeli davacıya ödediğine ilişkin belge sunulamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri, davalı ...'ın TMK'nın 1023 üncü maddesinden yararlanma imkanı olmadığı açıktır.

Bu durumda, davacının tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmemesi ve davalı ...'ın, ...'in ve ...'ın da el ve işbirliği içerisinde oldukları halde yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları isabetsizdir.

3. Diğer taraftan, istinaf aşamasında taşınmazın 6306 sayılı Yasa uyarınca devrinin yapıldığı göz ardı edilerek HMK'un 125 inci maddesinin uygulanmamış olması da doğru değildir.

4. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydının getirtilmesi, HMK'un 125 inci maddesinin uygulanması ile yukarıdaki ilke ve değerlendirmeler ışığında son kayıt malikinin durumu belirlenip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ...'in temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacının temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin Harcın istek halinde yatıranlara iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/18, K. 2024/1363, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/18
Karar No
2024/1363
Tarih
20 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/21 K.2024/1148
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/22 K.2024/870
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/23 K.2024/1277
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/24 K.2024/1065
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/24 K.2024/885
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/30 K.2024/1080

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.