KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/2586 E., 2024/5846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1585 E., 2022/2926 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul/Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Hanak Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/19 E., 2020/30 K.
Karar Metni
1.353 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Ardahan ili .... ilçesi ... köyünde bulunan 111 ada 201, 106 ada 129, 105 ada 86, 168, 412, 426, 104 ada 103, 104, 105, 451, 715, 113 ada 15, 109 ada 211, 113 ada 16, 119 ada 9 ve 108 ada 84 parsel sayılı taşınmazların davacıların murisi... ... ile davalıların murisi ... ... arasında kadastro tespitinden önce 1980 li yıllarda yapmış oldukları sözleşme ve senetler doğrultusunda rıza-i taksim sonucu iki kardeş arasında paylaşıldığını, buna rağmen kadastro tespiti yapılırken bu paylaşıma göre tescil yapılmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile ... ...'ın 1/6 hissesi ayrıldıktan sonra kalan 5/6 hissesinin... ... mirasçıları ile ... ... mirasçıları adına eşit oranda tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf ile davalı taraf arasında Hanak Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.12.1984 tarih 1984/100 Esas, 1985/155 Karar sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmazlar için taksim davası açıldığını, tarafların sulh olup anlaşmaları üzerine davanın reddine karar verildiğini ve bu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu, taraflar arasında gerçekleştirilen yazılı rıza-i taksim sonucu davacıların miras bırakanı... ... hissesine düşen taşınmazların kadastroda... adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Hanak Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.01.2017 tarih ve 2013/24 Esas, 2017/14 Karar sayılı kararı ile 104 ada 103 parsel, 104 ada 104 parsel,113 ada 16 parsel,109 ada 211 parsel,108 ada 84 parsel 119 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle, diğer parseller açısından ise davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacılar vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 10.11.2017 tarih 2017/830 Esas 2017/985 Karar sayılı kararı ile.
"Hanak Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.12.1984 tarih 1984/100 Esas 1985/155 Karar sayılı dosyasının tüm aramalara rağmen bulunamaması ve dosya içerisine alınamaması nedeniyle tarafların hangi hususlarda sulh oldukları ve ne şekilde anlaştıklarının belli olmadığı, yargılama sırasında davalı vekili Av. ...'ın dosyaya sunduğu 03.12.1984 tarihli rıza-i taksim tutanağında davacı tarafların hiçbirinin imzası bulunmadığı gibi davalı tarafın ve de şahitlerin de tamamının imzalarının bulunmadığı, bir tek imzası bulunan ... de vefat ettiğinden dinlenme imkanı olmadığı, Mahkemece bu imzasız belgeye değer verilmesinin hatalı olduğu,
davacı tarafın dayanağı olan paylaşım senetlerinde ise imzaların tamamlanmış bulunduğu, Mahkemece mahallinde yeniden yapılacak keşifte nizalı taşınmazların tarafların paylaşım senetlerine göre kadastro tespitlerinin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiği,
davalı taraf her ne kadar dava reddedildiği için davalılar lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek katılma yolu ile istinaf talebinde bulunmuş ise de dava değeri üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalması nedeniyle davalı tarafın istinaf sebebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın açıklanan hususlarda inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisi... ... ve davalıların murisi ... ...'ın imzaları bulunan 10.09.1980 tarihli taksim senedinde davalıların murisi ... ...'ın 1/6 hissesi dışında kalan kısmın ... ... ve... ...'a eşit bölüneceğinin kararlaştırıldığı, senette hangi taşınmazın kime kalacağına dair bir paylaşımın söz konusu olmadığı, paylaşımın tüm taşınmazlar bakımından yapıldığı,
ilgili taksim senedi keşif mahallinde uygulandığında mahalli bilirkişiler ve tanık beyanları ile dava konusu taşınmazların taksim senedine göre kadastro tespitinin yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 104 ada 451, 715 parsel, 105 ada 86, 168, 412 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile 5/12 hissenin muris... ...'ın mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın kayıt malikleri üzerinde bırakılmasına, 104 ada 103, 104, 109 ada 211, 113 ada 16, 119 ada 9, 108 ada 84 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tamamının reddedilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında mahallinde icra edilen keşif ve keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, davacının ileri sürdüğü iddia ve taleplerin aksini ispatladığını, feragat edilen taşınmazlar yönünden kendilerini vekille temsil ettiren davalılar bakımından vekalet ücretlerinin nispi olarak hesaplanması gerekir iken maktu vekalet ücretine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Hanak SHM 18.12.1984 tarih, 1984/100 Esas, 1984/155 Karar sayılı dava dosyasında, tarafların aralarında sulh olduklarını beyan etmesi üzerine davanın reddine karar verildiği, Mahkeme kararında davacıların haklarından feragat ettiğine dair bir hüküm kurulmadığı, karar içerisinden tarafların kendi aralarında ne şekilde anlaştıklarının belirsiz olduğu, bu nedenle bir kısım davalılar vekilinin kesin hüküm itirazının yerinde görülmediği,
davacı tarafın sunmuş olduğu miras taksim sözleşmelerinden, murisler ... ve...’ın, tapulu ve tapusuz taşınmazları (...'e ait 1/6 hisse düşüldükten sonra) eşit şekilde paylaştıkları, anılan sözleşme altındaki imzanın davalılar tarafından inkar edilmediği,
davalılar taksim sözleşmesinin aksine bir belge sunamadığına göre davacılar tarafından sunulan taksim belgelerine itibar etmek gerektiği, feragat nedeniyle reddedilen parseller yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği istinaf sebebi olarak bildirilmişse de, söz konusu parseller hakkında keşif yapılıp değerinin tespiti yönünde bilirkişi raporu alınmamış olması ve eksik harcının ikmal edilmemiş olması gözetilerek maktu vekalet ücreti belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri itirazlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. ve 713/1. maddeleri
3. Değerlendirme Temyize konu Ardahan ili .... ilçesi .... köyünde 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 104 ada 451, 715 parsel, 105 ada 86, 168 ve 412 parsel sayılı 16524.27, 7006.32, 7724.49, 10815.96, 6870.88 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden ölü ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozul-masını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak somut olayda; dava konusu taşınmazların tapu kaydının talep edilen 5/12 oranında iptal edilerek yine davacıların yasal miras payı oranında adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken tapu kaydının tamamı iptal edilerek davalı taraf adına da yeniden tescile neden olacak şekilde karar verilmesi doğru değil ise de değinilen bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “....taşınmazların tapu kaydının iptali ile 5/12 hisse ile...” ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine “taşınmazların tapu kaydının 5/12 oranında iptali ile iptal edilen bu hissenin davacıların...” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2586, K. 2024/5846, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama