KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2602 E., 2024/6008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1228 E., 2023/26 K.
- Dava türü
- Vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili
- Karar
- İstinaf isteminin kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/48 E., 2020/264 K.
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Hasımsız olarak Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı katılma talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Denetim Makamı ... vekili tarafından hasımsız olarak açılan dava da; katılma talebinde bulunan ...'na ait senette yapılan değişikliğin tescili istenmiştir. Davaya katılma talep eden ... vekili, açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, "dava konusu olayla ilgili olarak yapılan değerlendirme sonucunda, denetim makamı olan ... bakımından, dava konusu vakfın vakıf senedinde değişiklik yapılmasını talep etmesine ilişkin haklı sebep ve yasal zorunluluğun mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim, Anayasa Mahkemesi tarafından herkesin, vakıflara üye olma özgürlüğüne sahip olduğu hususunun vurgulanarak Anayasa'nın 2, 5, 10, 13 ve 33'üncü maddelerine aykırı olması nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) 101/3 maddesinin iptal edilmesi sonucunda vakıflara üyelik yasağının ortadan kalkması, diğer taraftan dava konusu vakfın kuruluşu anında mevcut olan ve vakfa yeni üye kabulüne imkan veren hükümlerin vakfın kuruluş amacının gereği olduğunun anlaşılması, vakıf senedinde vakfa yeni üye kabulüne olanak sağlayan düzenlemelere tekrar yer verilmesi zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.
Tüm bu sebeplerle dava konusu vakfın vakıf senedinde değişiklik yapılmasına ilişkin haklı sebep ve yasal zorunluluğun mevcut olması sebebiyle, denetim makamı olan ...'nün vakıf senedinde üye kabulüne izin veren değişikliklerin yapılmasını talep etme hak ve yetkisine sahip olduğu" gerekçesi ile davanın kabulüne ve düzenleme şeklinde vakıf değişiklik senedinin tesciline karar verilmiştir.
Davaya katılma talep eden ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; denetim makamı olan ...'nün görevinin Vakfın işlevinin Vakıf senedine, senet kapsamının öngördüğü emredici kurallara ve amacına uygun olup olmadığı, bu yönde yönetimin denetlenmesi amacına dönük bulunduğu, yoksa münhasıran Mütevelli Heyete ait bulunan Vakıf senedinde değişiklik isteme hak ve yetkisinin bulunmadığı, diğer anlatımla, ...
Dayanışma Vakfının Anayasa'sı niteliğindeki Vakıf senedinde değişiklik isteme yapabilme, hak ve yetkisinin, ...'nün uyarıları ve görüşü alınmak suretiyle Vakıf senedine göre, Mütevelli Heyette olup, 25.03.2019 tarihli ... yevmiye numaralı Vakıf senedi tadilinde belirtilen hususların düzenlenmesine ilişkin zorunlu yasal bir düzenleme de bulunmadığından, davacı ...'nün davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile istinaf istemi kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Denetim Makamı davacı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 112 nci maddesinin 1 inci fıkrasında.
"Haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir” denildiği, bu itibarla, yürürlükteki Vakıf Senedinde Vakfa üye olmayı yasaklayan maddelerin, Vakfa üye alınmasını öngören Vakıf Kuruluş Senedindeki maddelerle değiştirilmesi için haklı sebepler mevcut hale geldiği, Denetim Makamı olarak Vakıf Kuruluş Senedine herhangi bir müdahalede bulunmaksızın tamamen bağlı kalınarak Vakıf Senedi düzenlenip, tescil davası açıldığı ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, Denetim Makamı ... tarafından hasımsız olarak açılan katılma talebinde bulunan ...'nın senedinde yapılan değişikliğin tescili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2602, K. 2024/6008, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama