KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/2919 E., 2024/6788 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1705 E., 2023/380 K.
- İlk derece mahkemesi
- Maçka Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/266 E., 2021/33 K.
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili, .... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan 111 ada 28 parsel ve 118 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davacının babası kök muris ....’dan intikal ettiğini, nüfus kayıtlarının zayi olması nedeniyle davacının baba hanesine yazılamadığını, bu nedenle davacının ....mirasçısı olarak kayıtlarda yer almadığını, çekişmeli taşınmazlarda miras hakkı nedeniyle davacının da pay sahibi olduğunu belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamları doğrultusunda tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davada hak dürüşürü sürenin geçtiğini, davacının davada hukuki yararının bulunmadığını, 111 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ... tarafından satın alındığını, 1964 yılından beri taşınmazın ... tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davada hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konsu taşınmazların müşterek muristen intikal etmesi nedeniyle taşınmazlar üzerinde davacının da pay sahibi olduğunu, davalıların taşınmazları adlarına tescil ettirmelerinin yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu,
b. Öncesinde davacının murisin mirasçısı olarak gözükmemesi nedeni ile 10 yıllık hak düşürücü sürenin davacı açısından uygulanmasının mümkün olmadığını,
c. Keşif yapılmadan ve dilekçelerinde belirttikleri hususlar araştırılmadan eksik araştırma ile karar verilmesinin isabetsiz olduğunu,
d. Davacının Anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkından yoksun bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2004 yılında yörede yapılan kadastro çalışmaları sonucunda; Trabzon ili, .... ilçesi, ...Mahallesinde bulunan 111 ada 28 parsel sayılı taşınmaz vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., 118 ada 2 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildikten sonra askı ilan süresi bitimi olan 25.01.2005 tarihinde adı geçenler adına tescil edilmiştir.
Davacı; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal etmesine rağmen, kendisinin nüfus kayıtlarının yanmasından dolayı murisin mirasçısı olarak gözükmemesi nedeniyle davalılar adına tescil edildiği iddiasıyla 30.12.2019 tarihinde tapu iptali ve tescil istemi ile dava açmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 2005 yılı ile dava tarihi olan 2019 yılı arasında 3402 sayılı Kanun’un 12. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2919, K. 2024/6788, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama