İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3776 K.2025/2397

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün…

Esas2023/3776Karar2025/2397Tarih6 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.475 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/3776 E., 2025/2397 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2025
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1595 E., 2023/1008 K.
İlk derece mahkemesi
Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/7 E., 2022/214 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.475 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar dava dilekçelerinde; muris ...’ın dava konusu 493 ada 63 parsel sayılı taşınmazı ile 963 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki 5 ve 7 numaralı bağımsız bölümlerini davalı kızına temlik ettiğini, devrin bağış amacıyla yapıldığını, davalının hiç evlenmediğini, 5 ve 7 numaralı bağımsız bölümlerde murisin bakkal ve tekel bayisi işlettiğini, 63 parsel sayılı taşınmazda dört katlı bina bulunduğunu, murisin sabıka kaydı olan oğullarını sevmediğini, kendilerine güvenmediği için kızının sokakta kalacağı korkusu ve endişesi ile davaya konu temlikleri yaptığını, kızını korumak istediği için ona taşınmazları hibe ettiğini,

murisin 11 sene eşi ...’den ayrı olarak kızı ile birlikte 63 parseldeki üçüncü katta yaşadığını, mevduatlarını da davalıya verdiğini, temlikin mal kaçırma kastıyla yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler; davacılar vekili 11.03.2021 tarihli dilekçe ile dava dilekçesindeki taraflar arasındaki temlik işleminin satış olduğu yönündeki iddialarını temlikin ölünceye kadar bakma akdi olduğu yönünde ıslah ettiklerini bildirmiştir.

II. CEVAP

Davalı; dava konusu taşınmazların ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edildiğini, murisin eşi ile 11 sene ayrı yaşadığını, ölmeden 5-6 sene önce tekrar birlikte yaşamaya başladıklarını, murisin bütün bakımı ile kendisinin ilgilendiğini, işyerini de birlikte işlettiklerini, murisin hastalanması durumunda kendisinin ona bakacağı için taşınmazları verdiğini, davacıların tekel olarak işletilen dükkanın işletme haklarını kendisine bakım yükümlülüklerini yerine getirdiği için devrettiklerini, murisin kendisine para vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin kızından görmüş olduğu destek ve güven karşılığında dava konusu taşınmazları devrettiği, diğer mirasçılarından mal kaçırma amacının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının murisin tek kızı olduğu ve murisin sağlığında bekar olduğu, devir tarihinde murisin eşi ile olan problemleri nedeni ile murisin eşinden ayrı bir şekilde aynı binadaki başka bir dairede davalı kızı ile birlikte yaşadığı,

murisin ölümünden yaklaşık 5-6 yıl evvel davacı eşi ... ile barıştığı ve aynı evde yaşamaya başladıkları, murisin davalı kızı ile birlikte 5 ve 7 numaralı bağımsız bölüm numaralı taşınmazlarda tekel ve marketçilik faaliyeti yürüttüğü, murisin davacı oğlu Sinan ile dava dışı oğlu ...'ın alkol ve ceza davaları nedeni ile yaşam tarzlarından dolayı rahatsız olduğu, davalı kızına maddi ve manevi yönden her dönemde çok güvendiği,

davalı tanığı olan murisin oğlu tanık ... .... beyanından murisin oğulları ... ve ...'ın adliyelik işler ve alkol nedeni ile murisin oğullarına güvenmediği şayet mallar oğullarına kalır ise yaşam tarzları nedeni ile bu malların alacaklılar tarafından kısa sürede ellerinden çıkar diye endişe güttüğü hususunun anlaşıldığı, davalının murisin vefatından sonra evlendiği, murisin mirasçıları ile arasında mal kaçırmasını gerektirir bir husumet bulunduğuna ilişkin dava dosyasında somut bir delil bulunmadığı, mal kaçırma kastının davacı tarafça usulünce ispatlanamadığı,

her ne kadar İlk Derece Mahkemesince gerekçeli kararın son kısmında davanın kabulüne denilmiş ise de kısa kararın ret olduğu, gerekçeli kararın ise yine redde yönelik yazıldığı anlaşıldığından bunun sehven yazıldığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 5 ve 7 numaralı dükkanlarda murisin tekel işletmeciliği yaptığını, diğer parselde dört katlı ev olduğunu, birinde davacıların, birinde davalının, birinde de dava dışı murisin oğlu ...’ın oturduğu,

diğer dairenin kirasını da halen davacı ...’in aldığını, temlikin ölünceye kadar bakım sözleşmesi değil hibe olduğunu, bakım sözleşmesini yapmak gibi bir irade olmadığını, murisin iki oğlu ... ve ...'ın yaşamları murisin hoşuna gitmediği için sahibi olduğu yegane malların mirasçılarına intikali halinde satılacağı düşüncesi ile eşinin ve o dönemde bekar olan kızının geleceği tehlikeye düşeceği kanaati ile davalıya hibe ettiğini, davalı ile murisin uzun zaman birlikte yaşadıkları yönünde bir delil olmadığını, murisin mal kaçırma kastı değerlendirilirken hataya düşüldüğünü, davacı ...'in hukuki durumunun değerlendirilmediğini,

murisin eşi olan davacının geleceğini garanti altına alacak başka bir yer temin etmediğini, başkaca bir malı olmadığını, murise uzun seneler boyunca eşinin baktığını, dükkanın senelerce davacı ... ile birlikte çalıştırıldığını, davalının o tarihlerde öğretmen olduğunu, burayı çalıştırmasının mümkün olmadığını, davalı tanıklarının da mal kaçırma kastını ortaya koyduğunu, Mahkemenin gerekçesinde muris ile davalı arasında gerçek bir ölünceye kadar bakma akdinin bulunmadığını kabul ettiğini, erkek çocuklarının murise destek olmadıkları gerekçesinin isabetsiz olduğunu,

tanıkların murisin kanser hastalığına yakalandığında tüm tedavi işlerini iki oğlunun sırayla düzenli olarak yaptığını beyan ettiklerini, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararında "davalının ıslahından" bahsettiğini, oysa ıslahın davacı tarafından yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden; mirasbırakan ...’nın kayden maliki olduğu 493 ada 63 parsel sayılı taşınmaz ile 963 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki 5 ve 7 numaralı bağımsız bölümlerini 21.12.2010 tarihinde davalı kızı ...’ya ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, murisin 27.06.2017 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları...,..., ve ...’nın kaldığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; muris muvazaasında, 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. (Borçlar Kanun'un 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Öte yandan; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614).

Bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır (TBK m. 19).

Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez, akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda uygulama yeri bulur.

Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de sözleşme tarihinde mirasbırakanın yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

Somut olayda; murisin dava konusu taşınmazları davalı kızına ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, dava konusu taşınmazları dışında başkaca taşınmazları olmasına rağmen davaya konu temliklerin makul karşılanabilecek sınırlar içinde kalıp kalmadığının araştırılıp değerlendirilmediği görülmekle bu hali ile Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilke ve olgular uyarınca gerekli araştırma ve incelemenin eksiksiz yapılması, mirasbırakanın akit tarihindeki terekesinin tamamının değerinin saptanması, özellikle ölünceye kadar bakım akdiyle davalı ...’ya devredilen taşınmazların mirasbırakanın tüm mamelekine oranı ve bunun makul karşılanabilecek sınırlar içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, mirasbırakanın temliklerdeki gerçek iradesinin açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanması ve ondan sonra hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan hususların göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davalıdan alınmasına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3776, K. 2025/2397, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3776
Karar No
2025/2397
Tarih
6 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/3791 K.2025/8473
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/3823 K.2025/10299
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/3836 K.2025/10298
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3841 K.2025/2531
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3981 K.2025/2409
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4422 K.2025/4599

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.