KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/4138 E., 2024/1603 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/829 E., 2022/473 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul-Kısmen Ret / Esastan Ret - Kabul - Karar Kaldırılarak Dava Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Taşköprü Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/119 E., 2020/68 K.
Karar Metni
909 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 149 ada 26 parsel, 151 ada 1 parsel, 152 ada 3 parsel, 162 ada 5 parsel, 163 ada 2 parsel ve 164 ada 25 parsel sayılı taşınmazların davacıların dedesi ...’e ait olmasına rağmen kadastro tespiti sırasında hatalı olarak davalı adına tespit ve tescil edildiğini belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalının mirasbırakanı Ali tarafından satın alındığını, müşterek mirasbırakan İsmail’den kalan yerler olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 149 ada 26 parsel, 151 ada 1 parsel ve 152 ada 3 parsel sayılı taşınmazların çeşitli kişilerden satın alındığı gerekçesiyle bu parsellere yönelik davanın reddine; 162 ada 5 parsel, 163 ada 2 parsel ve 164 ada 25 parsel sayılı taşınmazların kök mirasbırakan ...’den intikal ettiği ve mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesiyle bu parsellere yönelik davanın kabulü ile payları oranında İsmail mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; 149 ada 26 parsel, 151 ada 1 parsel ve 152 ada 3 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili yapılan araştırmanın eksik olduğunu, davalının satın almaya dair sözlü beyanlarına itibar edildiğini, taşınmazların evveliyatının kök mirasbırakan ...’e ait olduğunu, 149 ada 26 parsel açısından satın alma işlemi kabul edilse bile ancak taşınmazın yarı payını kapsayacağını, verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 162 ada 5 parsel, 163 ada 2 parsel ve 164 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazların davalının mirasbırakanı Ali tarafndan satın alındığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. 149 ada 26 parsel, 151 ada 1 parsel ve 152 ada 3 parsel sayılı taşınmazların terekeye dahil olmadığı, taşınmazların kök mirasbırakan ...’den intikal etmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebi reddedilmiş.
162 ada 5 parsel, 163 ada 2 parsel ve 164 ada 25 parsel sayılı taşınmazların İsmail’den intikal ettiği ancak bir mirasçının diğer mirasçıya karşı taşınmazın terekeye döndürülmesini isteyemeyeceği, sadece miras payını talep edebileceği belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılmış, davanın kısmen kabulüne 162 ada 5 parsel, 163 ada 2 parsel ve 164 ada 25 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına,
149 ada 26 parsel, 151 ada 1 parsel ve 152 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar mirasçısı vekili temyiz dilekçesinde; davalının vefat ettiğini, yapılan temyiz başvurusunun usulüne uygun olmadığını belirterek ve istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar etmiş, lehlerine verilen avukatlık ücretinin yanlış belirlendiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1. Kadastro sonucunda 149 ada 26, 151 ada 1, 152 ada 3, 162 ada 5, 163 ada 2 ve 164 ada 25 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların öteki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Ancak; dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle tamamının değerinin 350.312,70 TL, reddedilen kısma ait toplam değerinin 266.365,37 TL olduğu, bu değerden davacıların payına (6/12) düşen miktarın 133.182,46 TL olduğu, davacıların paylarına düşen miktarlar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde vekalet ücreti tayini isabetsizdir.
4. Ne var ki; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 nci maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/4138, K. 2024/1603, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama