İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4156 K.2024/1305

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/4156Karar2024/1305Tarih19 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.428 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/4156 E., 2024/1305 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/619 E., 2022/414 K.
Hüküm
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.428 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; ... mevkiinde bulunan 241 ada içerisinde yer alan taşınmazın kadastro çalışmaları yapılırken unutulduğunu ve boşluk olarak bırakıldığını, ancak dava konusu yerin kendisine ait olduğunu, taşınmazı... isimli şahıstan satın aldığını, o tarihten bu yana da kullandığını, önceki malik... ve ailesinin de 50 yıldan fazla bir süreden beri bu taşınmazı kullandıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre kadastro çalışması yapıldığını, 2008 yılında yapılan çalışmalar neticesinde dava konusu alanın yol ve köy boşluğu olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığını, davacının kadastro çalışmalarının yapıldığı tarihte köyde bulunmasına ya da kadastroya müdahale edebilecek yakınlıkta olmasına rağmen ne kadastro sırasında ne de askı ilan süresinde itirazda bulunmadığını ve kadastronun kesinleştiğini, dava konusu boşluk ve yolun, etrafındaki 241 ada 19, 20, 22, 23, 24, 25 ve 26 parsellere bir çıkış cephesi açtığını,

bu alanın bulunmaması halinde mezkur taşınmazların bir kısmın cephesinin kapanacağını, 24 ve 25 parsellerin ise yola ulaşacak hiçbir cephe ve çıkış yolunun kalmayacağını, dava konusu yerin davacının iddia ettiği gibi unutulan bir parsel değil zaruri olan ve kadimden beri yol ve boşluk olan bir kısım olduğunu, etrafındaki yerlerin tamamının senetsizden tespit ve tescil edildiğini, dava konusu yerin ise önceden beri boşluk ve yol durumunda olduğunu, bu gibi ortak kullanımdaki yerlerin zilyetlikle mülk edinilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Emet Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.06.2014 tarihli ve 2014/18 Esas, 2014/243 Karar sayılı kararıyla; tespit dışı bırakılan bir yerin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri hükümlerine göre tapuda tescil edilebilmesi için tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerektiği, tescil harici bırakılma tarihinden itibaren 20 yılın geçmemiş olduğu ve ayrıca tescil harici bırakılma tarihinin üzerinden 5 yıldan uzun bir zaman geçtiği, davanın makul süre içerisinde de açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2015 tarihli ve 2014/17662 Esas, 2015/8049 Karar sayılı kararıyla; yürürlükteki gayrımenkul mevzuatında tescil harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi sebeplere dayanarak dava açma hakkını sınırlayan bir süre öngörülmediği gibi kadastro tutanağı düzenlenip kesinleşen yerlerde dahi 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 ncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılabildiğine göre Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu,

hal böyle olunca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/3 üncü maddesi uyarınca Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilerinin tescil davalarında yasal hasım olması nedeniyle davalı Hazine yanında taşınmazın bulunduğu yer Belediye Başkanlığına da husumet yaygınlaştırılıp dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması,

tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanması ve çekişmeli taşınmazların başında yöntemince keşif yapılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davanın esasına ilişkin hüküm kurulması gerektiği, Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Emet Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.2015 tarihli ve 2015/375 Esas ve 2017/231 karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazı...'ten yaklaşık 20 yıl evvel satın aldığı, önceki malik ...'nin de yaklaşık 50 yıldır bu yeri kullandığı, bu şekilde davacının çok uzun senelerdir dava konusu taşınmazda eklemeli olarak zilyet olduğu, uzun senelerdir üzerinde davacı tarafça tarım yapıldığı, tanık, mahalli bilirkişiler ve teknik bilirkişilerce bu hususların doğrulandığı, dosya içerisinde tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının aksini gösterir bir delil olmadığı,

davacı tarafın kadastro tutanağının kesinleştiği tarihe kadar 20 yılı aşkın bir süredir davasız ve aralıksız eklemeli şekilde malik sıfatıyla zilyet olduğu, taşınmazın ve çevresindeki taşınmazların özel mülke konu taşınmazlardan olduğu, taşınmazın gerek toprak yapısı gerekse de üzerinde bulunan ağaçlar itibariyle uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiği, yine taşınmazın komşu taşınmazlarla konumu itibariyle de yol olmasının mümkün görülmediği,

bu suretle zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yönünden gerçekleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde belirtilen kuru toprakta 100 dönüm sınırının aşılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. 16. Hukuk Dairesi 30.10.2020 tarihli ve 2018/458 Esas 2020/4942 Karar sayılı kararıyla.

Mahkemece, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, kadastro sırasında tescil harici bırakılan dava konusu yer hakkında 4721 sayılı TMK'nın 713/4-5 maddeleri gereğince gerekli yerel ve gazete ilanlarının yapılması gerektiği, Mahkemece, söz konusu ilanlar yaptırılmaksızın hüküm kurulması cihetine gidildiği,

hal böyle olunca, öncelikle, TMK'nın 713/4-5 maddeleri gereğince yasal ilanlar yapılarak itiraz süresinin beklenilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, bu husus gözden kaçırılarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Emet Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04.10.2022 tarih ve 2021/619 Esas, 2022/414 sayılı kararıyla; dava konusu olan taşınmazın bulunduğu ... mahallesi'nde 15.09.2008 tarihinde tesis kadastrosunun yapıldığı, kadastro çalışması neticesinde tescil harici bırakılan kısım ile alakalı keşif esnasında dinlenen taraf tanıkları ile mahalli bilirkişi beyanlarından dava konusu olan taşınmazın nizasız ve fasılasız bir şekilde ve malik sıfatıyla yıllardır davacının kullanımında olduğunun sabit olduğu, Yargıtay bozma ilamları doğrultusunda taşınmazın bulunduğu yer ilçe belediyesi ile köy muhtarlığına husumet yöneltildiği,

ayrıca ilgili taşınmazın bulunduğu yer itibariyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi gereği yerel ve genel gazetelerde gerekli gazete ilanları ve taşınmazın bulunduğu köy itibariyle muhtarlık panosunda gerekli süre kadar ilanların yapıldığı, karar tarihi itibariyle dava konusu olan taşınmazın malikliği iddiası ile herhangi bir başvuru ve itiraz bulunmadığı, davacı lehine zilyetlikle mülkiyet edinimine ilişkin yasal şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesine özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, ayrıca Mahkemece tespit edilen harç miktarı tamamlattırılmaksızın karar verildiğini, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğu düşünülse dahi davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının gerçekleşmediğini, yapılan son keşifte mahalli bilirkişiler bu alanın kullanımı noktasında davacı lehine beyanda bulunmuşlar ise de her iki keşifte dinlenen bilirkişi beyanları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini,

yine davacının tespitten önceki sebeplere dayalı olarak hak iddia etmesine rağmen zilyetliğin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında hava fotoğraflarının hiçbir şekilde incelenmediğini, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, davanın kabulü için yeterli delil bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14/1 ve 17 nci maddeleri

3. Değerlendirme 1. ... mevki çalışma alanında bulunan ve 18.04.2017 tarihli fen raporunda A harfi ile gösterilen dava konusu taşınmaz yol olarak tescil harici bırakılmıştır.

2. Temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ne var ki, hükümde dava konusu taşınmazın vasfının yazılmamış olması ve ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının reddine,

İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının, (1) numaralı fıkrasında "tescil harici bırakılan taşınmazın" ifadesinden sonra gelmek üzere "ayrı bir parsel numarası verilerek tarla vasfıya" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/4156, K. 2024/1305, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4156
Karar No
2024/1305
Tarih
19 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4157 K.2024/780
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4159 K.2024/1811
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/4160 K.2024/880
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4161 K.2024/925
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/4162 K.2024/15896
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/4163 K.2024/1456

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.