İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4286 K.2025/2405

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün…

Esas2023/4286Karar2025/2405Tarih6 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.162 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/4286 E., 2025/2405 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2025
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/781 E., 2023/822 K.
İlk derece mahkemesi
Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/612 E., 2019/540 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.162 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat .... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluğunda duruşmaya başlandı, Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; mirasbırakanları ...'nın 01.07.2016 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak davacılar ile davalının kaldığını, murisin 1982 yılında Almanya'dan Türkiye'ye döndüğünü ve 539 parsel sayılı taşınmazın 340/10052 payını satın aldığını, daha sonra 12.07.1985 tarihinde bu payı davalıya devrettiğini, bir ay sonra 14.08.1985 tarihinde ise aynı taşınmazın 146/10052 payını bu defa vekalet ile davalı oğlu üzerine satın aldığını, bu şekilde 486 m²'lik taşınmazı muvazaalı şekilde davalıya karşılıksız devretmiş olduğunu, bu taşınmazın daha sonra imar uygulaması ile 32380 ada 87 ve 88 parsel numarasını aldığını,

davalının daha sonra bu taşınmazları kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak müteahhide verdiğini, yapılan inşaatlardan sonra tapuların tevhit edilerek 32380 ada 92 parselden 4, 5, 6, 11 numaralı mesken niteliğindeki bağımsız bölümler ile 15 ve 18 numaralı dükkan niteliğindeki 6 adet bağımsız bölümün davalıya teslim edildiğini, muvazaalı şekilde davalıya devredilen dava konusu taşınmazlar üzerinde davacıların da hak sahibi olduklarını, murisin defterine, davalıya hitaben "tapuyu veriyorum ama sonra bana geri vereceksin..." şeklinde yazılar yazdığını, sağlığında taşınmazı istediğini, davalının iadeye yanaşmadığını,

o dönem davalının Almanya'da geçici işçi olarak çalıştığını ileri sürerek dava konusu 6 adet bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının iptali ile davacıların mirasçılık belgesindeki payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı; dava konusu iki taşınmazın niteliğinin ve kıymetinin farklı olduğunu, murisin ilk taşınmazı kendi adına alıp sonradan davalı oğluna devrettiğini, ikincisini ise vekaletname ile doğrudan davalı oğlu üzerine aldığını, murisin iki taşınmazı da aynı anda satın alıp uygun gördüğü zamanda davalı oğluna fark ettirmeden devredebileceğini, ancak böyle davranmadıklarını, davalının Avrupa'da işçi olarak çalıştığını, kazandığını ülkesinde yatırım için kullandığını, Almanya'da olduğundan fazla gelme imkanı da olmadığından babasına kendisi için taşınmaz satın alması ve sair işlemleri yapabilmesi için konsolosluktan vekaletname çıkarttığını,

ailenin en büyük çocuğu olduğunu, taşınmazlar elde edildiğinde yani 1985'te 27 yaşında olduğunu, 1980 yılından beri Almanya'da bilfiil çalıştığını, genç ve bazı müsrif davranışları olduğu için tüm kazancını biriktirmesi için babası ...'ya verdiğini, maaşını doğrudan babasının banka hesabına yatırdığını, taşınmazların edinildiği 1985'ten yaklaşık 2000 yılına kadar babasına para göndermek suretiyle taşınmazların değerini bizzat Almanya'dan Türkiye hesabına havale etmek suretiyle peyder pey hatta fazlası ile ödediğini, baba oğul olmaları sebebiyle aralarında somut bir ödeme planı veya sözleşmesi yapılmadığını,

ödenen miktarlar ile arsaların satın alma bedellerinin yüzde yüz olarak karşılaştırılmadığını, fazlası ile ödeme yaptığından emin olup artan miktarın da anne ve babası için evin ihtiyaçları vb. giderler için harcanmasına ses çıkartmadığını, davacı tarafın taşınmazın kiralarının yıllardır davalı tarafından alındığını ve haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiklerini, bu durumun da taşınmazların gerçek malikinin davalı olduğuna ilişkin bir ikrar içerdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla

; somut olayda çekişme konusu taşınmazın 146/10052 payının muris tarafından davalı adına satın aldığı iddiası karşısında uygulamada muris muvazaası olarak anılan ve ilkeleri 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ortaya konan hukuksal nedene dayanılamayacağından bu pay yönünden açılan davanın reddi gerektiği, dava konusu 539 parseldeki 340/10052 payın muris tarafından satın alınıp daha sonra bu payın davalıya devredildiği iddiasına gelince;

ispat yükümlülüğü kendilerinde olan davacıların iddialarını yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre ispat edemedikleri, murisin davalı dışındaki diğer mirasçı evlatlarından muvazaa yoluyla mal kaçırmayı haklı kılacak bir sebep ve gerekçe ortaya koyamadıkları, murisin davacı evlatları ile olan ilişkilerinde mal kaçırmayı gerektirecek bir olumsuzluk halinin ispatlanamadığı, davalının yurt dışında çalışan ve gelire sahip bir kimse olup taşınmazın tam olarak karşılığı olmasa da murise zaman zaman para gönderdiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu,

dava dilekçesinin içeriği ve iddiaların ileri sürülüş biçiminden bir an için inançlı işlem olduğu kabul edilse bile inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatının şekle bağlı olmayan yazılı delil olduğu, inanç sözleşmesinin sözleşmeye taraf olanların imzasını içermesi gerektiği, muris tarafından tek taraflı tutulduğu ileri sürülen günlüğün inançlı işlemin ispatı için yeterli bir yazılı belge olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, davalı tanığı olan ...'nın beyanlarına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince verilen karar hukuka uygun olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyerek gerek Yerel Mahkemece gerekse Bölge Adliye Mahkemesince davalı yanın delillerinin dikkate alındığını, taraflarınca ileri sürülen deliller ve somut durumların ise dikkate alınmadığını, delillerinin irdelenmediğini, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, muris muvazaasına ilişkin unsurların yeterince incelenmediğini, murisin tuttuğu ve Mahkemeden incelenmesini talep ettikleri günlüğe ilişkin inceleme taleplerinin Mahkemece reddedildiğini, salt davalının beyanları esas alınarak hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden.

1934 doğumlu mirasbırakan ...'nın 01.07.2016 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı eşi ..., davacı çocukları ...,...,..., ve ... ile davalı oğlu ....'un kaldıkları, 539 parsel sayılı, 10.055 metrekare miktarlı, içinde dam ve kuyusu bulunan sebze bahçesi niteliğindeki taşınmazın 2005/10052 payı dava dışı şahıs adına kayıtlı iken 14.08.1985 tarihli satış işlemi ile 146/10052 payın davalı ...'a satıldığı, söz konusu satış işleminde davalıya vekaleten muris ....'un hareket ettiği, yine aynı taşınmazın 340/10052 payı muris adına kayıtlı iken 12.07.1985 tarihinde satış yolu ile davalı oğluna devredildiği,

söz konusu taşınmazın imar işlemlerine tabi tutularak 32380 ada 87 ve 88 parsellere gittiği, daha sonra bu taşınmazların tevhit edilerek 92 parselin oluştuğu, bu parsel üzerinde 13.04.2006 tarihinde kat mülkiyetine geçildiği ve 4, 5, 6, 11, 15 ve 18 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/4286, K. 2025/2405, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4286
Karar No
2025/2405
Tarih
6 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4292 K.2025/4382
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4327 K.2025/3480
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/4340 K.2025/5036
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4350 K.2025/2406
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/4361 K.2025/7260
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4378 K.2025/2541

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.