KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/6172 E., 2024/30 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/317 E., 2023/999 K.
- Davalılar
- Hazine vekilleri Avukat ..., Avukat ..., ...
- Dava tarihi
- ...
- Hüküm/karar
- Kabul-İstinaf Talebi Ret / Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ulus Asliye Hukuk Mahkemesi
- Ek karar tarihi
- ...
- Sayısı
- 2020/47 E., 2021/242 K.
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine 06.12.2021 tarihli ek karar ile; anılan kararın miktar itibariyle kesin olarak verilmiş olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazının yakınında bulunan ve malik sıfatıyla 20 yıldan fazla süredir kullandığı kısmın aslında yol vasfında olmamasına rağmen hatalı şekilde yol olarak tespit edildiğini, oysa taşınmazın sınırlarının uzun yıllardır mevcut olan avlu ve dikilen ağaçlarla sabit olduğunu, yol ile kendisinin taşınmazı arasında 3 metre kot farkı ve %15-20 oranında eğim bulunduğunu ileri sürerek yol olarak belirtilen kısmın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine; dava konusu taşınmazın yapılan kadastro çalışmaları sonucu yol olarak tespit edildiğini ve kadastro çalışmalarının kesinleştiğini, davacının kadastro tespitlerine itiraz davası açmadığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Köy Muhtarlığı; yol olarak bırakılan kısmın fiiliyatta aynı şekilde durmakta olduğunu, sınırlarında herhangi bir şekilde genişletme veya daraltma olmadığını, kadimden beri aynı olduğunu, davacının iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ulus Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2020/47 Esas, 2021/242 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu yerin davacıya ait olup davacının zilyetliğinde bulunduğu, uzun yıllardır davacı tarafından kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, 06.12.2021 tarihli ek karar ile; dosyanın tetkikinde anılan kararın miktar itibari ile kesin olarak verilmiş olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece kararın kesin nitelikle olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine dair verilen ek kararın doğru olmadığını, istinaf ve temyiz kanun yollarının açık olduğunu, esas yönünden de verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek asıl ve ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli ve 2022/317 Esas, 2023/999 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından, kararın kesin olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 346/(1) inci maddesine göre reddine karar verilmiş olmasının isabetli olduğu, bu durumda Mahkemenin verdiği 24.11.2021 tarihli karar kesin olduğuna göre istinaf isteğinin HMK'nın 346/(1) inci maddesine göre reddini içeren 03.12.2021 tarihli ek karar da usul ve yasaya uygun olup ek karar kaldırılmadan asıl karar incelenemeyeceğinden ek karara yönelik davalının istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.
HMK'nın 341 inci maddesinin ikinci fıkrası, 346 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz bölümünün 2009 yılında yapılıp 2010 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında yol vasfı ile tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/6172, K. 2024/30, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama