İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6666 K.2024/7025

Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2023/6666Karar2024/7025Tarih23 Aralık 2024Okuma5 dk · 1.099 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/6666 E., 2024/7025 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Aralık 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/59 E., 2023/147 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.099 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı; annesi ... ile davalının babası ... arasında 01.02.1988 tarihinde 130 ada 15 parsel sayılı taşınmaz hakkında bakım sözleşmesi ve hibe senedi düzenlendiğini, 27.02.1988 tarihinde de evlendiklerini, ...’nin ...’un öldüğü 06.06.1991 tarihinde kadar ona baktığını, kardeşlerin hibe senedindeki gayrimenkulün kendisine devri için düzenleme şeklindeki vekaletname düzenlettirdiklerini, kadastro tespitinde taşınmazın davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın davadan hemen önce göstermelik bir bedelle ...’a temlik edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Birleştirilen 2011/370 Esas sayılı davada davacı, annesi ...’nin davalının babası ... ile 01.02.1988 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve hibe senedi yaptığını, 27.02.1988 tarihinde de evlendiklerini, ...’nin ...’un öldüğü 06.06.1991 tarihinde kadar ona baktığını, mirasçıların bir itirazı olmadığını, annesi ... kadastro tespitinden önce 1995 yılında öldüğü için hibe senedini tapuya şerh ettiremediğini, hibe senedinde belirtilen birinci taşınmaz için eldeki davayı açtığını, 10 yıllık süre içerisinde asıl davanın açıldığını, asıl davada hatalı olarak bu taşınmazın dava konusu edilmediğini,

senette tarif edilen yerin ada parsel numarasının bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Birleştirilen 2013/219 Esas sayılı davada davacı, 2008/324 Esas sayılı davada taleplerini 79.545,44 TL, birleştirilen 2011/370 Esas sayılı davada ise 56.127,20 TL arttırdıklarını bildirerek tapu kayıtlarını iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ...; ölünceye kadar bakma akdinin varlığını kabul etmediğini, sözleşme aslının sunulması gerektiğini, anılan sözleşmenin geçerliliği için resmi şekilde olması gerektiğini, tapusuz taşınmazın zilyetliğinin de devri gerektiğini, zilyetliğin hiçbir zaman ...’ye geçmediğini, taşınmazların öncesinde murisi, sonrasında ise kendisi tarafından kullanıldığını belirterek davaların reddini savunmuş, aşamada ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 02.10.2014 tarihli ve 2008/324 Esas, 2014/412 Karar sayılı kararı ile; resmi şekilde yapılmayan ve içeriği itibariyle ölünceye kadar bakma sözleşmesi olan 01.02.1988 tarihli senedin şekil şartına uyulmaması nedeniyle geçersiz olduğu, ayrıca davacı tarafın muvazaa iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin 02.10.2014 tarihli kararının süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/2835 Esas, 2021/4260 Karar sayılı kararı ile.

Mahkemece, davacının dayandığı hibe senedi başlıklı sözleşmenin içeriği itibariyle ölünceye kadar bakma sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 545. maddesi uyarınca resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de çekişmeli taşınmazların öncesinin tapusuz olup menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenle satış, bağış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmasının herhangi bir geçerlilik koşulunun bulunmadığı,

zilyetliğinin devrinin yeterli olduğu ve her türlü delille ispatlanabileceği ancak 218 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 30.03.2000 tarihinde kesinleştiği, davanın 03.10.2011 tarihinde açıldığı ve bilahare 2008/324 Esas sayılı dava dosya ile birleştirildiği,

bu haliyle kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, 130 ada 15 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava hak düşürücü süre içinde açılmış ise de taşınmazı dava tarihinden önce kayden satın alan ve terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan davalı ...’ın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı, taşınmazlar hakkındaki davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek tapu iptali ve tescil istemine yönelik davanın reddi kararının gerekçesi değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına;

davacı tarafından dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tescili, olmadığı taktirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL bedelinin tahsili istemiyle dava açıldığı, Mahkemece, hüküm yerinde davanın reddine karar verilmiş ise de gerekçesinde tazminat talebi yönüyle bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bedel istemi yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların öncesi tapusuz olduğu, menkul mal hükümlerine tabi olduğu, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmasının herhangi bir geçerlilik koşulunun bulunmadığı, sözleşmenin geçerli olduğu ve sadece zilyetliğinin devrinin yeterli olduğu, davacının annesi ... ... ile davalıların murisi ... arasında 01.02.1988 tarihinde tapusuz taşınmazlara ilişkin ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlendiği,

tanık beyanlarından tarafların evli olmaları nedeniyle ... ölene kadar beraber yaşadıkları, ne kadar süre olduğu tam anlaşılmamakla birlikle ... ...’ın ...'in ölümünden sonra bir süre daha beraber yaşadıkları evde oturarak zilyetliği devam ettirdiği ancak daha sonra evden ayrılarak tapusuz taşınmazların zilyetliğine son verdiği hususlarının anlaşıldığı, ...

İlik’in burayı tapuda 2003 yılında kendi adına hükmen tescil ettirdiği, ölünceye kadar bakma sözleşmesi geçerli olmakla birlikte, bakım alacaklısı ... tarafından ölmeden önce vaad edilen tapusuz taşınmazların zilyetliği bakım borçlusu ... ...'a devredilmiş olmakla ölünceye kadar bakma sözleşmesindeki vaad edilen taşınmazların mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme yükümlülüğünün yerine getirildiği ancak ... ...’ın bir süre sonra tapusuz taşınmazlardaki zilyetliğini terk ederek kızının yanına yaşamaya gittiği ve öldüğü,

bakım borcuna yönelik vaad edilen taşınmazların mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme yükümlülüğü yerine getirildiğinden tazminat borcunun bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: a. 218 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden hak düşürücü sürenin geçmediğini,

b. ...’nin kimsesi olmadığı için köyden gittiğini, zilyetliği bırakma düşüncesi olmadığını,

c. ...’in, taşınmazı adına hükmen tescil ettirdiğini, dava açılmadan kısa süre önce de muvazaalı olarak davalı ...’a temlik ettiğini, uzun süre zilyetliğin devam ettirilmesinin tazminat hakkı doğurduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalar kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 hükmünün yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Asıl ve birleştirilen davalarda davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden; başlangıçta alınmayan asıl ve birleştirilen davalar için ayrı ayrı 886,80'er TL temyiz başvuru harcı ile 427,60'ar TL onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacıdan alınmasına,

Dosyanın İncesu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 hükmü uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/6666, K. 2024/7025, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6666
Karar No
2024/7025
Tarih
23 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6667 K.2024/6914
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6672 K.2024/6964
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/6678 K.2024/20248
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6678 K.2024/6969
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6681 K.2024/7024
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/6682 K.2024/11208

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.