İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1146 K.2025/1971

Araklı Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne…

Esas2024/1146Karar2025/1971Tarih14 Nisan 2025Okuma8 dk · 1.528 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/1146 E., 2025/1971 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Nisan 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/264 E., 2023/161 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.528 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Araklı Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ..., ... ile diğer davacıların annesi ...'nin davalı ...'in kardeşleri olduğunu, tarafların murisi ...'nin eşinden intikal eden 145 ada 113 parsel (yeni 645 ada 113 parsel) sayılı taşınmazdaki miras payını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak satış göstermek suretiyle davalı oğlu ...'e, onun da kötü niyetli davalı şirkete kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, olmazsa bedelin davalı ...'den tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iddiaların yersiz olduğunu, tenkis niteliğindeki talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın parselasyon işlemlerinin davacıların da muvafakatiyle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Şirket yetkilisi yargılama sırasında, taşınmazın iyiniyetle satın alındığını, tarafları 30 yıldır tanıdığını, taşınmazı davalı ...'den kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle değil bedeli mukabilinde satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.06.2014 tarihli ve 2013/183 Esas, 2014/336 Karar sayılı kararıyla; kök muris ...'nin dava konusu taşınmazda eşinden kalan payını davalı oğlu ...'e satışının mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığının ve davalı ...'in davalı ... şirketine yaptığı satışta davalı ... Şirketinin kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairenin 17.01.2017 tarihli kararıyla; muris ...'nin ölümünden kısa bir süre önce, gerçek değerinden çok düşük bir bedelle dava konusu taşınmazı satış göstermek suretiyle oğlu olan davalı ...'e temlik ettiği, buna karşın terekesinden para çıkmadığı gibi özellikle ölen eşinden kızlarına kalan yerlerin yeterli olduğu ve bu nedenle onlara mal bırakmak istemediği, satış için makul bir nedeninin de olmadığı gözetildiğinde davalı ...'e yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun anlaşıldığı,

diğer taraftan, son kayıt maliki davalı şirketin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca ediniminde iyi niyetli olduğu takdirde yasal koruma altında olacağı ancak Mahkemece bu yönde yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığına işaret edilerek davalı şirketin TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağının araştırılması, yararlanabileceğine kanaat getirilmesi halinde davacıların tazminat isteğinin de değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davalı ... vekilinin karar düzeltme talebi Dairenin 21.11.2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 21.11.2019 tarihli ve 2018/292 Esas, 2019/514 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamından, davalı Şirketin muvazaayı bilebilecek konumda olmadığı, iyi niyetli olduğu anlaşıldığından davanın reddine, muris ...'nin ölümünden kısa bir süre önce, gerçek değerinden çok düşük bir bedelle dava konusu taşınmazı satış göstermek suretiyle oğlu olan davalı ...'e temlik ettiği, buna karşın terekesinde para çıkmadığı gibi özellikle ölen eşinden kızlarına kalan yerlerin yeterli olduğu ve bu nedenle onlara mal bırakmak istemediği,

satış için makul bir nedeninin de olmadığı gözetildiğinde davalı ...'e yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacıların tazminat talebinin kabulü ile 411.48,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine karar verilmiş; tazminat olarak hükmedilen değerin tüm taşınmazın değeri değil m2'ye isabet eden değer olduğu anlaşıldığından Mahkemece tavzihle 1.072.500,00 TL bedele hükmedilmiştir.

C. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 16.03.2021 tarihli kararıyla tavzih kararının kaldırılmasına karar verilmiş, muris ...'nin ölümünden kısa bir süre önce, gerçek değerinden çok düşük bir bedelle dava konusu taşınmazı satış göstermek suretiyle oğlu olan davalı ...'e temlik ettiği, buna karşın terekesinde para çıkmadığı gibi özellikle ölen eşinden kızlarına kalan yerlerin yeterli olduğu ve bu nedenle onlara mal bırakmak istemediği,

satış için makul bir nedeninin de olmadığı gözetildiğinde davalı ...'e yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun anlaşıldığı, diğer taraftan, son kayıt maliki davalı şirketin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca ediniminde iyi niyetli olduğu takdirde yasal koruma altında olacağı ancak Mahkemece bu yönde yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığına işaret edilerek davalı şirketin TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağının araştırılması,

yararlanabileceğine kanaat getirilmesi halinde davacıların tazminat isteğinin de değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından davalı Şirketin muvazaayı bilebilecek konumda olmadığı, iyi niyetli olduğu anlaşıldığından davanın reddine; muris ...'nin ölümünden kısa bir süre önce, gerçek değerinden çok düşük bir bedelle dava konusu taşınmazı satış göstermek suretiyle oğlu olan davalı ...'e temlik ettiği, buna karşın terekesinde para çıkmadığı gibi özellikle ölen eşinden kızlarına kalan yerlerin yeterli olduğu ve bu nedenle onlara mal bırakmak istemediği,

satış için makul bir nedeninin de olmadığı gözetildiğinde davalı ...'e yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacıların tazminat talebinin kabulü ile 1.072.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz kat karşılığı davalı ... tarafından davalı Şirkete satıldığından davalı taraf arasında muvazaa bulunduğunu, davalı Şirketin satın alma işlemine karşı herhangi bir ödeme evrakı da sunmadığını, taşınmazın m2'sinin çok düşük hesaplandığını, karar daha önce bozulduğundan, Mahkemece güncel değer üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın birçok taşınmazın tevhidi ile oluştuğunu, davacı tarafın da tevhitten önceki parselasyon işleminden haberdar olduğunu, herhangi bir muvazaa bulunmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil mümkün değilse tazminat istemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı Şirketin kötü niyetli olduğunun ispatlanamamasına göre tapu iptali ve tescil talebinin Mahkemece reddine karar verilmesi doğru olduğundan davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı ... vekilinin tazminat yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu 145 ada 113 parsel (yenileme sonucu 645 ada 113 parsel) sayılı taşınmazın geldisi olan 145 ada 11, 39 ve 41 parsel sayılı taşınmazlar kadastro çalışmaları sonucunda 1929 ve 1945 tarihli tapu senetleri uyarınca ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu belirtilerek onun ölümü ile mirasçıları tarafların muris annesi ... adına 7/28 payla, davacılar ..., ..., ... ve davalı ... adına 3/28'er payla tescil edilmiştir (Tarafların muris Yakup'tan dava dışı kardeşleri mevcuttur). Tarafların muris annesi ... 145 ada 11 ve 39 parsel sayılı taşınmazda bulunan 7/28 payını 20.01.1993 tarihinde davalı ...'e satış suretiyle devretmiştir.

3. 145 ada 11, 39 ve 41 parsel sayılı taşınmazlar, kayıt maliklerinin talebiyle tevhit edilerek 145 ada 71 parsel numarası almış, daha sonra bu taşınmazın ... Belediye Encümeninin 28.09.2004 tarihli kararıyla 31 parsele ayrılması uygun görülmüştür.

Davacılar ... mirasçıları, ..., ... ve davalı ...'in de aralarında olduğu rızai taksim uyarınca 22.12.2005 yevmiye tarih ve ... - ... yevmiye sayılı resmi senetle 31 parselin mirasçılar arasında taksimi sonucu 145 ada 72, 73, 74, 77, 78, 79, 80, 83 ve 572 ada 1, 2, 3, 4 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına. 145 ada 75, 87 ve 575 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ...'nin mirasçıları olan davacılar adına.

145 ada 82 parsel, 574 da 3 parsel ve 575 ada 2 parsel davacı ... adına. 145 ada 85 ve 573 ada 3 parsel sayılı taşınmaz davacı ... adına tescil edilmiştir.

4. Davalı ... taksimen kendisine isabet eden taşınmazlardan 145 ada 72, 73, 74, 77, 78, 79, 80, 83 parsel sayılı taşınmazları 23.11.2011 tarihinde satış suretiyle davalı Şirkete devretmiştir. Davacılar ... ve çocukları (...'nin mirasçıları) taksimen kendilerine isabet eden taşınmazlardan 145 ada 75 parsel sayılı taşınmazı 06.12.2011 tarihinde satış suretiyle davalı Şirkete devretmiştir.

5. 145 ada 72, 73, 74, 75, 77, 78, 79, 80, 81, 82 ve 83 parsel sayılı taşınmazlar ve Araklı Belediye Başkanlığı adına kayıtlı 145 ada 112 parsel sayılı taşınmazlar tevhit sonucu davalı Şirket adına 145 ada 113 parsel numarasıyla tescil edilmiş, 22/A çalışmaları sonucu dava konusu taşınmaz 645 ada 113 parsel numarasını almıştır.

6. Somut olayda; Dairenin ilk ve ikinci bozma kararında da işaret edildiği üzere muris ...'den davalı ...'e yapılan temlikin muvazaalı olduğu anlaşılmakta ise de dava konusu taşınmazın geldisini teşkil eden üç taşınmazdan yalnızca ikisinde murisin 7/28 payını davalı ...'e devrettiği, dava konusu taşınmazda davacının da babasından gelen miras payı (3/28) olduğu, daha önce bir kısım davacıların davalı Şirkete satmış olduğu 145 ada 75 parsel sayılı taşınmazın ve dava dışı kişilere ait taşınmazların da bulunduğu değerlendirilmeksizin Mahkemece taşınmazın tümünün değeri üzerinden tazminata hükmedilmiştir.

7. Hal böyle olunca, Mahkemece dava konusu taşınmazda davalı ...'e muris annesi tarafından devredilen 145 ada 11 ve 39 parsel sayılı taşınmazdaki 7/28 payın davalılara isabet eden miras payı belirlenerek dava tarihindeki değer üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harçların temyiz eden davacılara ve davalıya iadesine,

Dosyanın Araklı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

14.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1146, K. 2025/1971, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. Bozma Kararı
  10. D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Sebepleri
  13. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1146
Karar No
2025/1971
Tarih
14 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/1148 K.2025/6877
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1151 K.2025/1425
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/1153 K.2025/2135
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1153 K.2025/1509
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1155 K.2025/3872
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1155 K.2025/2336

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.