KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/148 E., 2025/388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1320 E., 2023/1322 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kurşunlu Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/39 E., 2021/84 K.
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda; taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemi yönüyle davanın kabulüne, tapusuz taşınmazın tescili istemi yönüyle ise davanın reddine karar verilmiş;
kararın davacı vekili tarafından tapusuz taşınmazın tescili istemi yönüyle istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinafa konu tescil davası yönünden verilen karar miktar itibariyle kesin olup istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, tapusuz taşınmazın tescili davasına konu edilen ve hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 270,32 metrekare yüz ölçümündeki nizalı taşınmaz bölümünün değeri 1.755,00 TL olup anılan miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 6. maddesinin de uygulama yeri bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/148, K. 2025/388, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama