KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/1943 E., 2024/3669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Ek karar tarihi
- 15.03.2024
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul/Esastan Ret-Kabul-Karar Kaldırılarak Dava Kabul-Temyiz Talebi Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/433 E., 2018/712 K.
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacılar Hızır ve Ali yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüyle hüküm ortadan kaldırılarak tüm davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 15.03.2024 tarihli ek karar ile; kararın kesin nitelikte olduğu, dava değerinin temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin değerden reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2024 tarihli ek kararına ilişkindir.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hemen belirtilmelidir ki, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, dava konu taşınmazın dava tarihi itibarıyla keşfen saptanan değeri 300.000 TL olup, her bir davacının 3/44'er miras payına isabet eden 20.454,54 TL'nin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 2023 yılı itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730 TL'nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1943, K. 2024/3669, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama