İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2115 K.2025/3762

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve…

Esas2024/2115Karar2025/3762Tarih17 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.182 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/2115 E., 2025/3762 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Eylül 2025
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/242 E., 2022/200 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.182 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... ...; ... ... köyü, ... Civarı mevkiinde bulunan, dava dilekçesinde hudutları yazılı taşınmazın babası ... adına vergi kaydı olduğu halde 50 00... 'lik bir kısmının tapulama tespiti sırasında göz önüne alınmayarak boşluk olarak bırakıldığını, bu kısmın da vergi kaydı hudutları içerisinde kaldığı gibi tasarruf ve zilyetliğinde de bulunduğunu ileri sürerek kadastro tarafından tespit edilen krokinin iptali ile vergi kaydına uygun şekilde düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı köy tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı duruşmada verdiği beyanında; dava konusu yerin davacıya ait olduğunu, bu nedenle davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.

Davalı Hazine temsilcisi ise duruşmadaki beyanında; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 27.06.1978 tarihli ve 1976/100 Esas, 1978/65 Karar sayılı kararı ile; celp edilen dava konusu taşınmazla ilgili 26.10.1970 tarih ve 20 parsel sayılı tapulamaca verilerek davacı adına tapuya tescil edilen tapu kayıt örneği ile 13.11.1937 tarih ve 35 tahrir nolu vergi kayıt örneğinin mahallinde yapılan keşifte taşınmaza uygulandığı, mahalli bilirkişinin 20 sayılı parselin boş bırakılan taşınmaza sınır yere ve 35 tahrir nolu vergi kaydının da nizalı taşınmaza uyduğunu söylediğini, fen bilirkişinin rapor ve krokisinde;

paftanın ve vergi kaydının tatbik edilen taşınmaza uyduğunu, 20 sayılı parselle birlikte boş kalan kısmı da kapsadığını bildirdiği, davacının vergi kaydı hudutları içerisinde kalan yerin miktarı itibari ile az kalsa da hudut itibariyle genişletilmeye müsait olmadığı gibi bütün hudutların sabit olması karşısında miktara değil hudutlara itibar edildiği, dinlenen mahalli bilirkişi beyanı ve 20 sayılı parsele ait tapu kayıt örneği ve 35 tahrir nolu vergi kaydının uygulanması sonucunda davalı Hazine temsilcisinin iddiasını ispatlayamadığı,

davacının davasının ise sübut bulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davacı mirasçısı ... vekili 12.09.2015 havale tarihli dilekçesi ile.

1976/100 Esas, 1978/65 Karar sayılı dosyasının zayi olması nedeniyle 4473 sayılı Yangın, Yer Sarsıntısı veya Heyelan Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında Yapılacak Muamelelere Dair Kanun uyarınca dosyanın ihyasını talep ve dava etmiş, Mahkemece 24.11.2015 tarihli karar ile; dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın, 4473 sayılı Yangın, Yer Sarsıntısı veya Heyelan Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında Yapılacak Muamelelere Dair Kanun uyarınca Mahkemenin 1976/100 Esas, 1978/65 Karar sayılı dosyasının ihyasına ilişkin olduğu,

davacı tarafça dosyaya sunulan ıslak imzalı 1976/100 Esas, 1978/65 Karar sayılı ilamın dönemin ... köy muhtarı olan ve o tarihte duruşmaya katılan ve ihya duruşmasına da katılan ... ... tarafından da doğrulandığı, yine bu dönem köy muhtarlığı yapan davalı ...

Köy Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı ... ... beyanları ve davayı kabulü hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verildiği, ancak ıslak imzalı kararda dosyanın kesinleştiğine ilişkin bilginin bulunmadığı,

o dönem köy tüzel kişiliğini temsil eden ve tanık olarak dinlenen ... .. da kesinleşip kesinleşmediğini hatırlamadığını beyan etmesi karşısında 4473 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınarak kesinleşme hususunda ittifak bulunmadığı gerekçesiyle .. .... köyü, köy civarı mevkiinde bulunan ve kuzeyinde davacıya ait 26.10.1970 tarih ve 20 sayılı parsel, doğusunda .. - ... köyü yolu ile ... - ... köyü yollarının birleştiği sınırlar içerisinde kalan ve 68 00... 'den ibaret yerin 20 sayılı parsele ilavesi suretiyle kroki ve paftanın düzeltilip davacı adına tapuya kaydına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Kapatılan 16. Hukuk Dairesinin 20.03.2019 tarihli ve 2016/7350 Esas, 2019/1967 Karar sayılı kararı ile; " ...

O halde; mahkemece, öncelikle dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı ile aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen,

jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve üç ziraat mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulunun huzuruyla keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, öncesinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihya çalışmalarına en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü, taşınmazın öncesinin davacının murisine ya da başkalarına ait olması halinde zilyetliğinin davacıya ne şekilde intikal ettiği, muristen intikal etmesi halinde mirasçılar arasında taksim, bağış ya da satış gibi bir hukuki işlem bulunup bulunmadığı,

taşınmazın sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmaz bölümünün eğimini, niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, öncesinin imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp tamamlandığını,

ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü ve çekişmeli taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel verilere dayalı ve komşu taşınmazlarla mukayese edilecek şekilde düzenlenmiş rapor aldırılmalı, çekişmeli taşınmaz ve çevresinin yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz sınırları kabaca işaretlettirilmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak;

çekişme konusu taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliğini, sınırlarını ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, varsa imar-ihyanın tamamlanma tarihini açıklayan rapor düzenlettirilmeli, sunulan raporda çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve uydu fotoğrafları üzerindeki konumu gösterilmeli; fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir kroki ve ayrıntılı rapor alınmalı;

mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, teknik raporlar ile komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli, çekişmeli taşınmazın iktisap edilebilmesi için emek ve para sarf edilerek tarıma elverişli hale getirildikten sonra,

dava tarihine kadar yirmi yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı lehine nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla geçmesi gerektiği dikkate alınmalı, TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişi rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanları yöntemine uygun bir biçimde yaptırılmalı, ilanların yapıldığı gazete ilan tutanakları dosya arasına konulmalı, yasal üç aylık sürenin dolması beklenmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir" gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu .... ... köyü 20 parsel sayılı taşınmazın Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları 1976/100 Esas, 1978/65 Karar sayılı dosyasına davacı tarafça sunulan ıslak imzalı 1976/100 Esas, 1978/65 Karar sayılı ilamın dönemin ... köy muhtarı olan ve o tarihte duruşmaya katılan ve ihya duruşmasına da katılan ... ... tarafından da doğrulandığı,

yine bu dönem köy muhtarlığı yapan davalı ... Köy Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı ... ... beyanları ve davayı kabulü hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesi ile.

Yerel Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde hatalı karar verildiğini, hak iddia eden tarafın zilyetlik olgusunu tam olarak ispat etmesi gerektiğini, zilyetliğin ne zaman başlayıp ne zaman bittiği hususu ile nizasız ve fasılasız olma şartlarının ayrıntılı araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda 19 83... yıllarının baz alındığı ve bu yıllara ilişkin hava fotoğraflarının değerlendirildiğini, oysa ilk dava tarihinin 06.08.1976 olduğunu ve bu davaya ilişkin kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu,

Mahkemece yapılması gereken şeyin 06.08.1976 tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç hava fotoğrafının incelenip buna göre karar vermek olduğunu, ancak dosyada 19 83... tarihli hava fotoğraflarının incelendiğini, 1955 yılına ait olduğu belirtilen hava fotoğrafının ise üzerinde tarih bulunmadığını ve hangi yıla ait olduğunun belli olmadığını, söz konusu fotoğraf 1955 yılına ait olsa bile dava tarihinden öncesine ait tek fotoğrafla yetilmesinin isabetli olmadığını, ayrıca zilyetlik şartlarının 1976'dan geriye doğru olarak 1956'dan beri oluşmaya başlaması gerektiğini, oysa somut olayda 1983 yılında başladığını,

kamunun ortak kullanımında bulunan tescil harici bir alana ilişkin yapılacak olan hukuki tespitlerin bütün şüphelerden ari olması gerektiğini, eğim, taşlık yapı, yetişen bitki örtüsü olarak çayır vb. ürünlerin olmasının salt özel mülkiyete konu araziler için geçerli olmayıp tescil harici bırakılan araziler için de geçerli olduğunu, bu hususun bilirkişilerce gözden kaçırıldığını, nizalı taşınmaz hakkında hükme esas alınabilecek bir imar - ihya durumunun başlangıç tarihinin kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini, somut olayda ise bu hususun kesin olarak kanıtlanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Dava konusu Muş ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu taşınmaz bölümü yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılmıştır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; davanın 06.08.1976 tarihinde ... ... .. isimli şahıs tarafından açıldığı, UYAP ortamından alınan nüfus kayıtlarına göre davacının 04.06.2000 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları ..., ..., .., ..., .. ve ... kaldıkları, mirasçılardan sadece oğlu ... tarafından mahkemeye sunulan 12.09.2015 tarihli dilekçe ile dosyanın ihyasının talep edilmesi üzerine dosyanın bu aşamaya geldiği anlaşılmakla; taraf teşkilinin kamu düzeninden olduğu hususu göz ardı edilerek davacının diğer mirasçıları davadan haberdar edilmeden, davaya devam etme iradelerinin olup olmadığı hususu saptanmadan yazılı şekilde mirasçı ... adına tescil kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

Öte yandan mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı tarafından imar-ihya edildiği ve davacının zilyetliğinde bulunduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma kararında işaret edilen hususların eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmesi gerekir.

Hükmüne uyulan bozma ilamında, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlerde çekilmiş hava fotoğraflarının getirtilmesi, keşfin fen, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve üç ziraat mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulunun huzuruyla yapılması, TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişi rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yaptırılması gerektiği belirtilmesine rağmen Mahkemece dava tarihinden (06.08.1976) sonrasına ait olan 19 83... tarihli hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırıldığı,

yine jeodezi bilirkişi raporunda 1955 yılına ait olduğu belirtilen hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapıldığı bildirilmiş ise de aynı bilirkişi raporunda bu hava fotoğrafı üzerinde tarih bulunmadığının da belirtildiği, ayrıca usulüne uygun şekilde gerekli yerel ve gazete ilanlarının yaptırılmadığı, yine 25.06.2021 tarihli keşifte sadece fen ve jeodezi mühendisi bilirkişilerin bulunduğu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi ile keşif yapılmadığı anlaşılmakla bozma gereklerinin yerine getirilmediği açıktır.

Ayrıca davacının dava dilekçesinde dayandığı vergi kaydının araştırılmadığı, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümünün ne sebeple tescil harici bırakıldığının tespit edilmediği, davacının aynı çalışma bölgesinde kayıtsız ve belgesizden taşınmaz edinip edinmediğinin, edinmiş ise miktarının yöntemince araştırılmadığı görülmekle bu şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması isabetsizdir.

Hâl böyle olunca, öncelikle davacı ...'nun yargılama sırasında öldüğü anlaşıldığından yasal mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlanmalı, daha sonra doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece hükme esas alınan 11.08.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporu yazılacak müzekkereye eklenmek suretiyle dava konusu taşınmaz bölümünün ne sebeple tescil harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, taşınmazın sınırında bulunan 20 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanakları varsa dayanağı (tapu kaydı, vergi kaydı gibi) kayıtlarla birlikte getirtilmeli,

davacının dayandığı vergi kaydı merciinden araştırılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli, dava tarihinden (06.08.1976) 15-20-25 yıl öncesine ait farklı tarihlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı ile aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar,

hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişi, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; yapılacak keşifte, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı,

taşınmazın öncesinin ne olduğu açıklattırılmalı; ziraat mühendisi bilirkişilerden çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliğini, kullanım durumunu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar-ihya edilip edilmediği hususlarında taşınmazın tarımsal niteliğini açıklayan, taşınmaz bölümünün komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini, süresini bildiren ve taşınmaz değerini tespit eden taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş,

bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisinden yukarıda belirtilen tarihlere ilişkin alınan hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi yaptırılarak taşınmaz bölümünün sınırlarını ve niteliklerini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile taşınmaz bölümü üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli; öte yandan.

Türk Medeni Kanunu'nun 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilecek bilirkişi rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanları yapılmalı, yasal 3 aylık sürenin dolması beklenmelidir.

Yukarıda değinilen hususlar yerine getirilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Bulanık Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2115, K. 2025/3762, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2115
Karar No
2025/3762
Tarih
17 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2132 K.2025/3784
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2142 K.2025/11143
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2143 K.2025/2952
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/2160 K.2025/6791
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/2170 K.2025/10745
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/2179 K.2025/16262

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.