KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/2315 E., 2024/3652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1804 E., 2024/299 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul/Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Alucra Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/50 E., 2023/79 K.
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili ile tapu iptali ve tescil ve muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Diğer taraftan; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 6 ncı maddesinde; "Kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir. '' hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının tapusuz taşınmazın tescili, tapu iptali ve tescil ve muhdesatın aidiyetinin tespiti istemi ile dava açtığı, tapu iptali ve tescili talep edilen davalı ... adına kayıtlı 141 ada 34 parsel içerisinde kalan ve 13.04.2016 tarihli fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne, 10.07.2018 ve 05.07.2022 tarihli fen bilirkişisinin raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen ve yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davanın ise reddine karar verildiği; bununla birlikte, temyize konu edilen taşınmazların, tescil harici bırakılan ve 10.07.2018 ve 05.07.2022 tarihli fen bilirkişisinin raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazlar olduğu anlaşılmıştır.
14.08.2022 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda; dava konusu edilen ve 10.07.2018 ve 05.07.2022 tarihli fen bilirkişi raporlarında (B) harfi ile gösterilen tescil harici taşınmazın dava tarihi itibariyle zemin değerinin 559,00 TL, (C) harfi ile gösterilen tescil harici taşınmazın ise zemin değerinin 662,00 TL, olarak tespit edildiği, temyize konu edilen dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanağı düzenlenmediği nazara alındığında temyize esas kararın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 6 ncı maddesi kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğine göre, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam 1.221,00 TL, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2315, K. 2024/3652, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama