KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/2413 E., 2025/2650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/327 E., 2024/683 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/250 E., 2023/912 K.
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde.
2018 - 2019 yıllarında dava dışı üçüncü kişilere olan borçlarını ödemekte acze düştüğünü, icra tehdidi altında yıllardır çalışarak kazandığı edinimlerini, mallarını haciz yoluyla kaybetmemek ve zaman kazanmak için alacaklılardan mal kaçırmak gayesi ile adına kayıtlı iki parça taşınmazını yeğeni olan davalıya satış göstermek suretiyle devrettiğini, temlikin, borçlarından kurtulduktan sonra icra tehdidi ortadan kalkınca taşınmazların yeniden kendisine devredilmek üzere yapıldığını, borçlarından kurtulduktan sonra taşınmazların iadesini istediğini ancak davalının buna yanaşmadığını,
güveni kötüye kullandığını ileri sürerek dava konusu 548 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, cevaba cevap dilekçesi ile olayda açıkça hile bulunduğunu bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının inançlı işlem ile dava konusu taşınmazı devrettiğini yazılı belge ile ispat etmek zorunda olduğunu, davacının aşırı borçlandığını ve ödemeden aciz hale geldiğini, davacı olan amcası ....'e yok pahasına taşınmazlarının satılmaması adına yardım ettiğini, borç verdiğini, davacının borcunu ödeyemeyince dava konusu taşınmazı satın aldığını, davacıya taşınmazların karşılığını eksiksiz ödediğini ve sunulan protokol başlıklı belgede davacının hiçbir hak ve alacağı kalmadığını imzası ile tasdik ettiğini, bir kısım ödemeyi banka aracılığıyla yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davacının iddialarını yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğindeki belgelerle kanıtlayamadığı, delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığından yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, yemin teklifinde bulunulmayacağına ilişkin beyan dilekçesi sunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ön inceleme duruşmasında hukuki nitelendirme yapılmadan sonuca gidilmesinin,
davacının cevaba cevap dilekçesi ile hile hukuki nedenine dayandığı gözetilmeksizin ve bu konuda araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığı gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçeyle ve hile hukuki sebebi ile de iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanıkların davalının baştan beri taşınmazı geri vermeme niyetiyle hareket ederek kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltildiğine yönelik beyanları olmadığı, davalının baştan beri geri vermeme kastı ile hareket ettiğinin dolasıyla hile iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurularak gerekçe yönünden düzeltilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, tanık beyanları ile hilenin ispatlandığını, dosya içeriği ve toplanan delillere aykırı karar verildiğini, inançlı işlem iddiası bakımından da iddianın sübut bulduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile ve inançlı işlem hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'in çekişme konusu ve dava dışı beş parça taşınmazını (12 parseldeki 4 numaralı bağımsız bölüm ile 1486, 1488, 2044 ve 4021 parsel sayılı taşınmazlar) 27.02.2018 tarihinde satış suretiyle davalı ...'e devrettiği, 12.12.2018 tarihli toplulaştırma işlemi ile oluşan dava konusu 548 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2413, K. 2025/2650, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama