KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/2495 E., 2025/5022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1780 E., 2024/417 K.
- İlk derece mahkemesi
- Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/786 E., 2023/224 K.
Karar Metni
1.775 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; Giresun ili, ... ilçesi, ... köyünde bulanan 1 02... , 54, 56, 1 01... , 1 06... , 20, 21, 22, 23, 24, 25... parseller sayılı taşınmazlar ile, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 47... parsel sayılı taşınmazların kök murisleri ... oğlu ...'dan intikal ettiğini, taşınmazlarda kendilerinin de miras payları bulunduğunu, ancak taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında sadece davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1.Bir kısım davalılar; davacıların murisi ... ...’un taşınmazlardaki hisselerini murisleri ...’a satış suretiyle devrettiğini, bunun karşılığında murisleri ...’nin borç senedi verdiğini, ayrıca Kadastro Kanunu’nda belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. 2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Görele Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli, 2016/474 Esas, 2017/190 Karar sayılı kararı ile ; ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 02... , 54, 56, 1 01... parsel, ... ilçesi, ...
Mahallesinde bulunan 1 47... parsel sayılı taşınmazlar yönünden hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, dava konusu ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 06... , 20, 21, 22, 23, 24, 25... sayılı parsel sayılı taşınmazlar yönünden dosya tefrik edilerek Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/144 sayılı Esasına kaydedilmiş, Mahkemenin 30.04.2019 tarihli 2017/144 Esas, 2019/670 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların tamamının kök muris ...'a ait olduğu, ne murisin sağlığında ne de murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında harici ve rızai bir taksimat yapılmadığı,
taşınmazlarda davacıların miras hisselerinin bulunduğu, ayrıca dava konusu 1 06... parsel üzerinde bulunan evin ise müteveffa mirasçı ... ... tarafından yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gönderme kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli, 2020/786 Esas, 2023/224 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların ... oğlu ...'a ait olduğu, davalılar murisi ...'nin, davacılar murisi ...'den miras payını satın alıp-almadığı hususunda özellikle davalı tanık beyanları dikkate alındığında davalı tanıklarının bu durumu bilmediği, davalı tanıklarından ...'un, davalıların murisi ... ile amcası ... arasında 1985'li yıllarda bir satım olduğunu ancak nerenin satıldığını bilmediği,
diğer davalı tanığı ...'ın ise ...'ın amcası ... ile arasında satım olup olmadığını bilmediğine yönelik beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazların muris ... oğlu ...'a ait olduğu, mirasçıları tarafından taşınmazların taksim edilmediği, davalıların murisi ... oğlu ... ...'un dosyada mübrez 17.05.2010 tarihli dilekçesindeki imzalı beyanında dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin hatalı olduğunu, ... ... mirasçıları olan davacılara dava konusu taşınmazlardaki haklarını devir edeceğini belirttiği, davacıların davalarında haklı olduğu, davalıların iddialarını ispatlayamadığı,
dava konusu 1 06... parsel üzerindeki eve yönelik davacı talepleri olmadığından kadastro tespitinde betonarme ev olarak gösterilen evin davalıların murisi ... ... tarafından yapıldığının anlaşıldığı, gerekçesi ile davanın kabulü ile tapu kayıtlarının davacıların miras payları oranında iptal ve tesciline, dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki betonarme evin ... ...’a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların tamamının kök muris ...'dan kaldığı, ispat yükü kendisinde olan davalıların taşınmazlarda davacıların murisleri olan ... ...'un miras payını satın aldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadıkları, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki çekişmeli 1 06... parselin kök muris ...'den değil davalıların murisi ... tarafından yapıldığı,
dolayısıyla davacıların hakkının bulunmadığı, bu parselde bulunan evin ... tarafından yaptırıldığının Kadastro Kanun'u m. 19/2 gereğince beyanlar hanesine şerh edilmesi gerekirken, şerh edilmemesinin isabetsiz olduğu, ayrıca davacılar dava açarken 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki eve yönelik talepleri olmadığını belirtmemelerine, davanın miras payı oranında kabulü halinde davacıların zeminle birlikte evlerde de hak sahibi olacaklarına, ne var ki Mahkemece dava konusu bu parseldeki evin bir kısım davalıların murisleri olan ... adına beyanlar hanesine şerh verilmekle,
esasen dava kısmen kabul edildiği halde davanın tam kabulüne şeklinde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, belirtilen bu yönlerden hükmün düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle belirtilen yönlerden davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tapusu olmayan ve uzun yıllardır davalıların ve murisinin kullanımında bulunan dava konusu taşınmazların harici satışlar ve taksimler ile davalılar ve murisine kaldığını, davacıların murisi ... ve davacıların dava konusu tapusuz taşınmazlarla ilgili hiçbir tasarruflarının olmadığını, taşınmazların davalıların murisi ... ve onun babası ... tarafından imar ve ihya edildiğini, davalıların dava konusu taşınmazlara çekişmesiz ve aralıksız 20 yıldan fazla süredir malik sıfatıyla zilyet olduklarını,
davacıların murisi ...’nin taşınmazlardaki miras payını davalıların murisi ...’a satarak köyden ayrıldığını ve Zonguldak iline taşındığını, davalıların murisinden aldığı satış bedeli ile de Zonguldak’tan taşınmazlar satın aldığını, diğer kardeş ...’ın da taşınmazlardaki paylarını davalıların babası olan ...’a sattığını, yani taşınmazlardaki kök muris ...’in mirasçılarının tüm haklarını davalıların murisine sattığını, 50-60 yıldır da taşınmazların davalıların dedesi tarafından kullanıldığını, davacılar ve murisinin 1975 yılından beri köye gelmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle.
Bölge Adliye Mahkemesince kurulan yeni hükümde dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazın üzerindeki evin davalıların murisi ...’a ait olduğu hususunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verildiğini, ancak bu evin muris ...’e ait olduğunu, hükmün bu kısmının hatalı olduğunu, davacı tarafça harç miktarının sehven fazla hesap edilerek yatırıldığını, davacıların reddedilen bir taleplerinin bulunmadığını, dava dilekçesinde muhdesatlara ilişkin bir talepte bulunulmadığını, harç tamamlama dilekçesinde ise sadece 1 06... parsel üzerindeki tek katlı eve ilişkin bedel arttırıldığının beyan edildiğini,
bu nedenle de davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin buna göre oranlanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, kök muris ...'un 1965 yılında öldüğü, geriye mirasçı olarak oğlu ...'den olma davacı torunları ..., ... ve ... ile davalılar 1978 yılında ölen oğlu ...'nin eşi ... ile, oğlu ...'den olma torunları ..., ..., ..., 1999 yılında ölen torunu ...'nin eşi ... ve kızı ..., 2016 yılında ölen torunu ...'ın eşi ... ve ...'ın çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile, dava dışı 1998 yılında ölen oğlu ...'ın eşi ... ve ...'dan olma torunları ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı,
Kadastro sonucunda, Giresun ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan;
- 1 06... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden ... çocukları ..., ... ve ...'ın ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup 20 yıldır malik sıfatıyla zilyet ve tasarruflarında iken, ...'ın taşınmazdaki hisselerinin tamamını 1994 yılında ... oğlu ... ...'a bedeli karşılığı sattığı ve zilyetliğini devrettiği, maliklerden ...'nin 1978 yılında, ...'nin ise 1979 yılında öldüğü, ancak mirasçılarınca veraset belgesi ibraz edilmediği, bu nedenle bu kişilerin ölü oldukları belirtilerek 1/3'er paylarla ..., ... ... ve ... ... adına tespit edildiği, tespite ... ... tarafından itiraz edilmesi üzerine, Kadastro Komisyonunca taşınmazın 1/4'er paylarla ... evlatları ..., ..., ... ve ... adına tespitine karar verildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği,
- 1 06... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden ... oğlu ...'un ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup 20 yıldır zilyet ve tasarrufunda iken 1978 yılında öldüğü, mirasçılarınca veraset belgesi ibraz edilmediği belirtilerek ... adına tespit edildiği, tespite ... ... tarafından itiraz edilmesi üzerine, Kadastro Komisyonunca taşınmazın 4/12 payının ... ..., 2/12 'şer paylarının ... evlatları ..., ..., ... ve ... adına tespitine karar verildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği,
- 1 06... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden ... oğlu ...'un ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup 20 yıldır malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu belirtilerek ... adına tespit edildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği,
- 1 06... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden ... kızı ...'un ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup 20 yıldır malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu belirtilerek ... adına tespit edildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği,
- 1 06... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden ... oğlu ...'un ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup 20 yıldır malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu belirtilerek ... adına tespit edildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği,
- 1 06... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden ... kızı ...'un ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup 20 yıldır malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda olduğu belirtilerek ... adına tespit edildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği,
- 1 06... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden ... oğlu ... ...'un ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup 20 yıldır malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda iken, bu taşınmazı 1978 yılında ... ...'a haricen ve rızaen satarak zilyetliğini devrettiği, taşınmaz üzerine 1994 yılında betonarme ev inşa edildiği belirtilerek ... ... adına tespit edildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği,
- 1 06... parsel sayılı taşınmazın, senetsizden ... oğlu ... ...'un ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup 20 yıldır malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda iken, taşınmaz üzerine 1994 yılında betonarme ev inşa ettiği belirtilerek, ... ... adına tespit edildiği, tespitin 28.05.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu tüm taşınmazların tarafların kök murisi ... oğlu ...'a ait olduğu, mirasçılar tarafından taşınmazların taksim edilmediği, davacılarca iddianın ispat edildiği gözetilerek dava konusu tüm taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacılar tarafından sadece, dava konusu taşınmazların kök murisleri ...’dan intikal ettiği ileri sürülerek miras payları oranında iptal- tescil talebinde bulunulduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, ayrıca dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin davalı ...’a ait olduğunun belirlenmesi üzerine, bu taşınmazın tapu kütüğüne taşınmaz üzerindeki evin ... ... mirasçılarına ait olduğu hususunda şerh düşülmesine karar verildiği,
kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin davalıların murisi ... tarafından yapıldığı gerekçesiyle bu taşınmaz üzerindeki evin ...’a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, mahalli bilirkişiler ve tanık beyanlarından dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin kök muris ...’e ait olduğu, 45 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin ise davalı ... tarafından yaptırıldığı anlaşılmakla, 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin ...’a ait olduğu hususunun şerh edilmesi isabetli değildir.
Bununla birlikte, davacıların taleplerinin sadece miras payları oranında tapu iptali ve tescil olduğu ve dava konusu tüm taşınmazlar yönünden de bu talebin kabul edildiği gözetilerek davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin de kabul ve redde göre oranlanması da doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2495, K. 2025/5022, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama