İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3014 K.2024/6688

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Esas2024/3014Karar2024/6688Tarih5 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.929 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/3014 E., 2024/6688 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Aralık 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2930 E., 2024/844 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2015/283 E., 2021/763 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.929 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilince temyizi üzerine Dairece bu kez; davaların birleştirilmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi,

sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi halinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (birleştirilen dosya temyiz edilmese dahi temyize tabi olan asıl dosyasının gönderilmesi) için dosyanın Yerel Mahkemesine iadesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince birleştirilen dava yönünden yapılan inceleme neticesinde; davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 21.05.2024 tarihli ek karar ile;

kararın kesin olarak verilmiş olduğu gerekçesiyle HMK'nın 362/1-a maddelerine göre davacılar vekilinin temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece mahkemesince verilen asıl karar ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacılar; mirasbırakanları ...'nin 6 nolu bağımsız bölümde maliki olduğu 1/2 payını davalı torununa satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlemin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile ya da tenkise karar verilmesini istemişlerdir.

Birleştirilen davada davacılar; çekişme konusu 6 nolu bağımsız bölümün 1/2 payı kök muris... adına kayıtlı iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, mirasbırakanları ...'nin kendisine 1/2 paydan intikalen gelen payını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğlu...'e temlik ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Asıl davada davalı; iddiaya konu devir işleminin 15.09.1999 tarihinde yapıldığını, işlemi yapan ...'ın 20.08.2008 tarihinde öldüğünü, yasal bir yıllık sürenin geçmiş olduğunu, muris annenin vefatından evvel kendisine eşinden kalan tarlalardan 250 dönümlük bir kısmı satarak davacı ...'ın kredi borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen davada davalı; satış işleminin yapıldığı tarihten sonra geçen süre ve yaşanan olaylar göz önüne alındığında davacıların iddalarının haksız, yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, Edirne ilindeki taşınmazların satışlarının olmadığını, murisin 21.08.2008 tarihinde vafat ettiğini, yasal bir yıllık süre geçmiş olduğundan zaman aşımı süresinin dolduğunu, murisin vefatından evvel kendisine eşinden kalan tarlalardan 250 dönümünü satarak davacı ...'ın Ziraat Bankasından aldığı kredi borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Asıl davada İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.2013 tarihli ve 2009/310 Esas, 2013/413 Karar sayılı kararıyla; muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, tenkis davasının da süresinde açılmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin asıl davaya ilişkin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairenin 17.03.2015 tarih ve 2014/4683 Esas, 2015/3638 Karar sayılı kararıyla; " ...

Somut olaya gelince; tarafların delil listesinde bildirdikleri Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/336 Esas, Fatih 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1188 Esas, Fatih 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1331 Esas sayılı dava dosyaları ve Edirne 1. Noterliğinde düzenlendiği belirtilen 21.02.2000 gün ve 2335 yevmiye nolu ihtarname ile yine delil listesinde belirtilen tapu kayıtlarının merciinden getirtilmeden ve değerlendirme yapılmadan Mahkemece sonuca gidilmiştir.

Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle bir araştırma yapılıp tarafların delil listesinde gösterilen tüm dava dosyaları, kayıt ve belgelerin merciinden getirtilmesi, özellikle davalı ile arasındaki beşeri ilişkilerin değerlendirilerek murisin gerçek iradesinin açıklığa kavuşturulması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2015/283 Esas, 2021/763 Karar sayılı kararı ile; asıl davada muvazaa iddiasının sübut bulmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle de tenkis talebinin reddine karar verilmiş, birleştirilen davada ise çekişmeli taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde 1/2 hissenin davacılar ile birleştirilen dosya davalısı adına kayıtlı olduğu, birleştirilen dosya davalısı adına murisin yapmış olduğu bir devrin mevcut olmadığı, birleştirilen dosya davalısına yöneltilebilir bir husumet bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

C. Dairenin İşlemsiz İade Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Dairenin 18.10.2022 tarihli 2022/3384 Esas, 2022/6791 Karar sayılı kararıyla; " ... Eldeki davada, birleştirilen dosyanın Dairenin bozma kararından sonra, asıl dava ile birleştirildiği anlaşılmaktadır.... Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dosyanın “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.

Ne var ki, birleştirilen dosya yönünden ise karar tarihi 14.12.2021 olup, bu karar ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, davaların birleştirilmesiyle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi halinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (birleştirilen dosya temyiz edilmese dahi temyize tabi olan asıl dosyasının gönderilmesi) için dosyanın Yerel Mahkemesine iadesi gerekmektedir." gerekçesiyle dosyanın Yerel Mahkemesine işlemsiz iadesine karar verilmiştir.

D. İstinaf Kararı

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 21.03.2024 tarihli ve 2022/2930 Esas, 2024/844 Karar sayılı kararı ile; birleştirilen dosya ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, söz konusu dosyada davacıların ve davalının murisin mirasçıları olduğu, dava dışı mirasçı bulunmadığı, dava konusunun 1726 ada 48 parsel sayılı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümde 15.09.1999 tarihinde muris...

Kılıçararslan'dan diğer muris anne ...'a gelen payın bu muris tarafından davalı oğlu ...'a devrine ilişkin olduğu, her ne kadar dava konusu taşınmazdaki tapu kaydının 1/2 payı iştirak halinde mirasçıları adına kayıtlı ise de intikal işlemlerinin yapıldığı gün muris ...'nin eşinden gelen payını davalı ...'e devrettiğinin satış sözleşmesi ile sabit olduğu, ancak sözleşmenin gereğinin tapuda yapılmadığı, TMK'nın 705/2. maddesine göre satış olmasına karşın tapuda davalı ... yönünden pay oluşmadığı,

bu nedenle Mahkemenin, malik olmaması nedeniyle davayı usulden reddetmesinin birleştirilen dava yönünden doğru olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 21.05.2024 tarihli ek karar ile; verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl davaya ilişkin kararına karşı ve Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili asıl karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; yapılan devir işlemlerinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın temlikleri yapmakta haklı ve makul bir gerekçesinin olmadığını, davalı tanıklarının kredi borcu beyanlarının ise sadece iddiadan ibaret olduğunu, bu konuda hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, davalıların alım güçlerinin bulunmadığını, nitekim davalıların maddi durumları ve gelirleri ile ilgili hiçbir delil sunmadıklarını, bedeller arasında fahiş fark bulunduğunu, davalı ...'ın üniversite eğitimini Kıbrıs'ta geçirdiğini, akabinde İstanbul'da çalışmaya başladığını,

dolayısıyla muris ... ile uzun süreli beşeri bir ilişkisinin olmadığını, dinlenen davacı tanıklarının beyanları ile de yapılan işlemlerinin muvazaalı olduğunun ispatlandığını, satış işlemlerinin gerçekleştiği tarihte muris ...'nin Edirne ilinde 650 dönüm arazisinin bulunduğunu, ayrıca başka taşınmazlarından da gelir elde etmekte olup aynı zamanda emekli maaşının da bulunduğunu, 650 dönüm arazinin 203 dönümünün bir süre sonra davalı ...'a bağışlandığını, bu işlemlerin dahi taraflar arasındaki satış işleminin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, davalı ...'ın 18.09.1999 tarihinde evlendiğini, muvazaalı işlemin ise 15.09.1999 tarihinde yapıldığını,

kısaca evlilik tarihinden üç gün önce dava konusu taşınmazı bedelini ödeyip almış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, birleştirilen dava yönünden eksik ve yanlış değerlendirme yapıldığını, dava konusu taşınmazda kök muris...'tan intikal eden hissenin tamamının muris ... tarafından davalı ...'e temlik edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacılar vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen dosya yönünden yaptıkları istinaf başvurusunun muris ...'nin eşi...'tan intikal eden payını davalıya devrettiğinin satış sözleşmesi ile sabit olduğu, ancak sözleşme gereğinin tapuda yerine getirilmediği, TMK'nın 705/2. maddesine göre satış olmasına karşın tapuda davalı ... yönünden pay oluşmadığı belirtilerek reddedildiğini, muris tarafından yapılan devrin dosyaya celp edilen resmi senet ile açık olmasına karşın tapuda tescil edilmemiş olması nedeniyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı yaptıkları temyiz başvurusunun reddine ilişkin kararın da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis; birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. maddesi, Tapu Kanunu'nun 26. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi.

3. Değerlendirme

1. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Hemen belirtilmelidir ki; muris muvazaası hukuki sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkin davada, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.

2. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden. 1930 doğumlu mirasbırakan ...'ın 20.08.2008 tarihinde ölümü üzerine geriye mirasçı olarak davacı çocukları ... ve ... ile birleştirilen davada davalı olan oğlu...'in kaldıkları, asıl davada davalı ...'ın murisin torunu ( ...'in oğlu) olduğu,

murisin adına kayıtlı 1726 ada 48 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölümdeki 1/2 payını 15.09.1999 tarihli 4799 yevmiye numaralı satış işlemi ile davalı torunu ...'a temlik ettiği, kalan 1/2 pay murisin eşi olan kök muris... adına kayıtlı iken ölümü üzerine 15.09.1999 tarih ve 4800 yevmiye numaralı intikal işlemi ile mirasbırakan ... ile çocukları olan davacılar ile davalı ...'e intikal ettiği, aynı resmi senet ile muris ...'nin kendisine intikal eden payını davalı oğlu...'e devrettiği, ancak taşınmazın tapu kaydında söz konusu kök muris...'tan gelen 1/2 payın iştirak halinde mirasçılar adına kayıtlı olarak yer aldığı,

birleştirilen davada dava konusu taşınmazın tamamının dava tarihi itibariyle değerinin 160.000,00 TL olarak belirlendiği, muris ...'den davalı ...'e devredilen payın değerinin 20.000,00 TL olduğu, bu değer üzerinden davacıların 1/3'er paylarına düşen 6.666,66 TL'nin ise 2024 yılı temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.

3. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

4. Asıl dava yönünden; Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

5. Birleştirilen dava yönünden; Temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan asıl davaya ilişkin kararın ONANMASINA,

Bölge Adliye Mahkemesince verilen birleştirilen davaya ilişkin 21.05.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Asıl dava yönünden aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Birleştirilen dava yönünden temyiz harçları temyiz edenlerden peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Asıl dava yönünden 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, birleştirilen dava yönünden kesin olmak üzere, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3014, K. 2024/6688, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. Dairenin İşlemsiz İade Kararı
  10. D. İstinaf Kararı
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3014
Karar No
2024/6688
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/3015 K.2024/10373
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/3016 K.2024/10023
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3016 K.2024/10642
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/3016 K.2024/18673
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3017 K.2024/10640
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3020 K.2024/7323

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.