İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3373 K.2025/1016

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de bilahare duruşma isteminden vazgeçilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz…

Esas2024/3373Karar2025/1016Tarih27 Şubat 2025Okuma7 dk · 1.313 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/3373 E., 2025/1016 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2025
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/611 E., 2024/640 K.
İlk derece mahkemesi
Pasinler Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/61 E., 2023/156 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.313 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de bilahare duruşma isteminden vazgeçilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 101 ada 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların hatalı şekilde mera olarak sınırlandırıldığını, müvekkiller tarafından taşınmazların kadastro tespitine itiraz edildiğini, Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2016/40 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğini ve hükmün Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiğini ancak müvekkilleri adına kayıtlı eski tapu kayıtları ve emlak kayıtlarının kadastro çalışmaları sırasında değerlendirmeye alınmadığını,

söz konusu taşınmazların müvekkillerine miras yoluyla kaldığını, bilahare yapılan taksim sonucunda 101 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların müvekkili Halis’e, diğer taşınmazların ise eşit paylarla müvekkillerine düştüğünü, taşınmazların mera vasfında olmayıp uzun yıllardır müvekkilleri tarafından çayır olarak kullanıldığını ileri sürerek dava konusu 101 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların müvekkili ... adına, 101 ada 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların ise müvekkilleri ... ve ... adlarına eşit paylarla tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; eldeki davada 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacılar murislerinden gelen hakka dayandıklarına göre tüm mirasçılar tarafından açılmayan bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan taşınmazların sicil kayıtlarının hükmen oluştuğunu, tespite itiraz davasında davacıların da taraf olarak yer aldığını, davanın kesin hüküm nedeniyle de reddedilmesi gerektiğini, kaldı ki mera vasfında olan dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili 19.10.2023 tarihli duruşmada; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla. Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dava dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp olunduğu, incelenen dava dosyasında davacı tarafın ... ve ..., davalı tarafın ise ..., ... ve Hazine olduğu, davacı tarafça eldeki davanın konusu olan taşınmazlara ilişkin olarak dava açıldığı,

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile taşınmazların tespit gibi mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verildiği ve hükmün Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-i maddesi gereğince kesin hükmün bulunmaması dava şartı olup kadastro mahkemesi dosyası ile eldeki dava dosyasında tarafların aynı olduğu, her iki davada da aynı taşınmazlarla ilgili olarak kadastro öncesi nedene dayanıldığı,

kadastro mahkemesince verilen kararının eldeki dava bakımından kesin hüküm niteliği taşıdığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/i ve 115/2 maddeleri gereğince kesin hüküm dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla.

İlk derece Mahkemesince eldeki davaya konu edilen taşınmazlara ilişkin olarak davacılar ... ve ... tarafından, davalılar ..., ... ve Hazine aleyhine, Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2016/40 Esas, 2017/5 Karar sayılı dosyasında açılan tespite itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddi ile dava konusu 101 ada 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi mera niteliği ile orta malı olarak ayrı ayrı sınırlandırılmalarına ve mera özel siciline yazılmalarına karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay denetiminden geçerek 29.12.2020 tarihinde kesinleştiği,

böylelikle tüm dosya kapsamından Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2016/40 Esas, 2017/5 Karar sayılı dosyasında görülen dava ile eldeki davanın gerek her iki davanın tarafları, gerek her iki davaya konu edilen taşınmazlar ve gerekse her iki davadaki dava sebepleri yönünden aynı olduğunun anlaşılması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının somut bir gerekçe içermediğini, Kadastro Mahkemesinde görülen davanın eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil etmediğini, her iki davanın konusu ve sebebinin farklı olduğunu çünkü Kadastro Mahkemesinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı hukuki sebebine, eldeki davada ise tapu kaydına dayanıldığını, hukuki sebeplerin birbirinden farklı olduğunu, müvekkillerinin dayandığı eski tapu kayıtlarının yok sayılmasının tapuya ... ilkesini zedelediğini, bu hususlara ilişkin emsal Yargıtay kararlarını dilekçeye eklediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dava; kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. Kadastro sonucunda Erzurum ili, Köprüköy ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı muhtelif yüz ölçümündeki taşınmazlar, mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmış; taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine ayrı ayrı şagilinin ... ve ... olduğu yazılmıştır.

Davacı ..., dava dışı 101 ada 2 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar, davacı ... ise 101 ada 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar hakkında tapu kaydı, miras yoluyla gelen hak, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlar, yargılama sırasında her iki davacı da aynı iddialarla birbirlerinin davalarına katılmışlardır.

Pasinler Kadastro Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, 10.12.2010 tarihli ve 2006/28 Esas, 2010/33 Karar sayılı kararla davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile aynı ada ve parsel numarası altında ve çayır niteliğinde olmak üzere 101 ada 2 ve 10 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına, 101 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına, 101 ada 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların ise eşit paylarla davacı ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine,

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.06.2015 tarihli ve 2014/14510 Esas, 2015/7995 Karar sayılı kararıyla.

Mahkemenin kabulünün dosya kapsamına uygun düşmediği, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 4753 sayılı Kanun gereğince 1965 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarında, kadastro sırasında 101 ada 81 sayılı mera parseli olarak tespit edilen alanın, 19 numaralı mera parseli olarak sınırlandırılıp haritaya bağlandığı, davacı tarafın dayanağı olan Eylül 1940 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydının sınırlarının; sırt, sırt, sırt ve Keleş tarlası, 29.05.1962 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydının sınırlarının ise hark, hark, mera ve hali arazi olarak belirtildiği,

keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre 1940 tarihli tapu kaydında gösterilen Keleş tarlasının mera sınırları içinde yer aldığı, diğer sınırların ise her yerde bulunabilecek sınırlardan olmakla dayanak tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığının kabulünün mümkün bulunmadığı,

hal böyle olunca, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceği göz önünde bulundurularak etrafı kadim mera ile çevrili olan ve mera bütünlüğünü bozduğu gözlemlenen taşınmazlar hakkındaki davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine değinilmek suretiyle karar bozulmuştur.

Bozma üzerine Erzurum Kadastro Mahkemesinin 17.02.2017 tarihli ve 2016/40 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine, çekişmeli 101 ada 2, 10, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmiştir.

3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

4. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dosyasının kapsamına, davacı tarafça söz konusu davada da aynı tapu kaydına dayanıldığının anlaşılmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3373, K. 2025/1016, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3373
Karar No
2025/1016
Tarih
27 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/3373 K.2025/2537
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/3374 K.2025/1586
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/3374 K.2025/2042
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/3375 K.2025/1588
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3375 K.2025/1730
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3376 K.2025/1785

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.