KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/3445 E., 2024/5084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/271 E., 2024/896 K.
- Hüküm/karar
- Asıl davanın kabulüne- Birleştirilen davanın reddine/Kabul-Karar kaldırılarak asıl ve birleştirilen davanın reddine-Temyiz telebi ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/413 E., 2021/165 K.
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında birleştirilerek görülen muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali-tescil ve bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 13.06.2024 tarihli ek karar ile miktar itibariyle kesin olması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli ek kararına ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda, temyize konu asıl dava yönünden, mirasbırakan tarafından davalı oğlu ...'a devredilen dava konusu 612 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle keşfen saptanan 341.476,00 TL değeri üzerinden davacının 1/2 miras payına karşılık gelen 170.738,00 TL'nin 2024 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3445, K. 2024/5084, 23 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama